Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/2601 E. 2024/3895 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/2601
Karar No
2024/3895

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2601 Karar No:2024/3895 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 30/11/2018-13/12/2018 döneminde ... Döküm Sanayi A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 774.736,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından inceleme döneminde anılan pay piyasasında davacının da dahil olduğu yatırımcı grubunun işlemlerine ilişkin hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nda, 30/11/2018 tarih ve 06/12/2018 tarihli seanslarda yapılan işlemlerin incelenmesinden, grup üyesi E.A.'nın hesabından yapılan açığa satış işlemlerinin toplam açığa satış işlemlerinin üçte birinden fazlasını oluşturduğu, gün içinde belli zaman aralıklarında açığa satış işlemlerinin yoğunlaşması sebebiyle açığa satış işlemlerinin toplam satışların %80'ine ulaştığı saat aralıkları olduğu, E.A.'nın açığa satışlarının 30/11/2018 tarihinde %70,97'sinin grup üyeleri Ö.E., M.Z.T. ve Ü.H.B. tarafından, 06/12/2018 tarihinde ise %61,60'ının grup üyeleri M.Z.T. ve O.T.F. tarafından karşılandığı (30/11/2018 tarihinde E.A. tarafından açığa satış işlemlerine başlanılması ile birlikte payda daha önce işlemi olmayan Ö.E., M.Z.T. ve Ü.H.B. hesaplarında alışa geçildiği ve bu hesapların net stoklarının arttığı, E.A'nın açığa satışlarını karşılayan Ö.E., M.Z.T. ve Ü.H.B.'nin işlemlerine bakıldığında, Ü.H.B.'nin alışlarının %96'sının, Ö.E.'nin alışlarının %66'sının ve M.Z.T.'nin alışlarının %48'inin E.A. satışlarından kaynaklandığı), daha sonra söz konusu açığa satışları karşılayanların gün içinde bu yapay talebi kullanarak aldıkları ... paylarının satışını gerçekleştirdiği, özellikle 30/11/2018 tarihli seansta belirtilen şekilde işlemlerin yanı sıra piyasada yapay bir talep oluşturmak için grup üyesi Ö.K. hesabına alım tarafına yüksek miktarda emirler yığıldığı ve bu emirler özellikle en iyi alım fiyat kademelerine yerleştirilerek yatırımcılar nezdinde aktif bir talep izleniminin uyandırılmasının amaçlandığı, Ö.K. tarafından piyasaya yığılan pasif alım emirlerinin, Ö.E., M.Z.T. ve Ü.H.B.'nin aktif satım işlemlerinin hemen öncesinde iptal edildiği ancak iptallerden çok kısa zaman sonra tekrar tekrar alım emri iletilerek satımlar sonrası piyasanın gerilemesine izin verilmediği, bir anlamda pay fiyatının çökmesinin engellendiği, aynı gün seans sonuna gelindiğinde ise emir ve işlemler ile yapay bir biçimde canlandırılan piyasaya gelen yatırımcılara bu defa grup üyesi I.E. Holding ve davacı şirket tarafından (grup üyesi şirketler), fiili dolaşımın yaklaşık %40'ına karşılık gelen miktarda satım işleminin kısa bir zaman diliminde gerçekleştirildiği, grup üyesi şirketlerin satışlarının önemli kısmının sabah seans başında yapılan açığa satışların kapatılmasına sebebiyet verdiği ve böylece grubun diğer üyelerinin seans analizlerinde bahsedilen inceleme dönemindeki işlemleriyle grup üyesi şirketlerin yüksek miktarlı pay satışı yapabilmesine zemin oluşturdukları tespitlerine yer verildiği; Bu çerçevede, gruptaki yatırımcıların, grup üyesi şirketlerin yüksek miktarlı satışlarına imkan sağlayacak piyasa derinliği oluşturduğu, gün içi yüksek fiyatlardan yapılan açığa satış işlemlerinin günün ilerleyen zaman dilimlerinde gün içi düşük fiyat seviyelerinden grup üyesi şirketler tarafından gerçekleştirilen satışlarda yapılan alımlar ile kapatıldığı, bu işlemler sonucu grup üyesi şirketlerin ... paylarını grupta yer alan yatırımcılara sattığı ve bu yatırımcıların da payda işlem gerçekleştiren diğer yatırımcılara satarak günlük net bakiyelerinin sıfırlandığı, bu işlemler neticesinde ... payının fiyatında olağan dışı bir fiyat ve miktar hareketlerinin meydana geldiğinin görüldüğü, bu durumda, davacı şirketin pay piyasasında inceleme dönemlerinde gerçekleştirdiği işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarece üst sınırdan verilen idari para cezasının gerekçelerinin açıklanamadığı, varsayımlar üzerine idari yaptırım uygulandığı, konuyla ilgili somut bir tespitin yapılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesinde, "Bu Kanun'a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir."; 105. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Bu Kanun'da tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi halinde, ilgili hükme göre, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır." kuralları yer almıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, bu Kanun'un hükümlerinin idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Kanunilik ilkesi" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, hangi fiillerin kabahat oluşturduğu kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi, kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriğinin, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabileceği belirtilmiş; ikinci fıkrasında, kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarının ancak kanunla belirlenebileceği kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un "İdari para cezası" başlıklı 17. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, idari para cezasının, maktu veya nispi olabileceği, idarî para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı belirtilmiş; son fıkrasında ise, idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kuralı yer almıştır. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesiyle, her kişiye veya olaya özgü ceza tutarlarının belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle cezaların bireyselleştirilmesi için yasa koyucu tarafından cezanın alt ve üst sınırları gösterilmekte, ancak bu iki sınır arasında bir ceza belirleme konusunda da idareye takdir yetkisi verilmektedir. Alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir yetkisinin makul ve ölçülü olmayan şekilde kullanılması eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecektir. Kurulun, 26/03/2013 tarih ve 10/363 sayılı 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Çerçevesinde Tesis Edilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Uygulama Esasları başlıklı ilke kararında; idari para cezası uygulamalarında, ilgililerin Kurul görevlileri ve çalışanları ile süreç içerisinde olan işbirliği, ilgili hakkında daha evvel aynı ihlal nedeniyle idari para cezası tesis edilmesi, ihlalin önemliliği, ihlalin doğurduğu zararın büyüklüğü, ihlalin gerçekleştirilme şekli, ilgilinin kusurunun yoğunluğu, ilgilinin savunmasındaki samimiyeti, ihlal nedeniyle doğan zararın tazmini ve/veya aykırılığın giderilip giderilmediği, yatırımcıların zarar görüp görmediği, ilgili tarafından elde edilen menfaatin büyüklüğü gibi kıstaslar çerçevesinde yapılacak değerlendirmeler neticesinde ve bu ölçüde Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşılması yoluna gidileceği, hizmet birimlerince Kurul karar organına sunulacak öneri yazılarında Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşılarak idari para cezası tesis edilmesi talep edilmesi hallerinde bu talebin gerekçelerinin de açıkça belirtilmesi gerektiği yönünde düzenlemelere yer verilmiştir. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde belirtilen idari para cezası yaptırımı konusunda idarenin takdir yetkisini kullanırken Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi ve ilke kararında belirtildiği üzere; kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunu birlikte göz önünde bulundurması ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından 30/11/2018-13/12/2018 döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca davacı şirkete uygulanacak idari para cezasının tespitinde 2018 yılı için üst sınır olan 774.736,00-TL esas alındığı ancak idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, Kurul kararında yer verilen gerekçelerin mevzuat kapsamında yer almadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin kabulü ile davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, grup olarak değerlendirilen bir kısım yatırımcıların, grup üyesi olduğu belirtilen şirketlerin yüksek miktarlı hisse satışlarına imkan sağlayacak piyasa derinliği oluşturduğu, gün içi yüksek fiyatlardan yapılan açığa satış işlemlerinin günün ilerleyen zaman dilimlerinde gün içi düşük fiyat seviyelerinden grup üyesi olduğu belirtilen şirketler tarafından gerçekleştirilen satışlarda yapılan alımlar ile kapatıldığı, bu işlemler sonucu grup üyesi olduğu belirtilen şirketlerin ... paylarını grupta yer alan yatırımcılara sattığı ve bu yatırımcıların da payda işlem gerçekleştiren diğer yatırımcılara satarak günlük net bakiyelerinin sıfırlandığı, bu işlemler neticesinde ... payının fiyatında olağan dışı bir fiyat ve miktar hareketlerinin meydana geldiği ve bu kişilerin birlikte hareket ettiğini gösterdiği ve bu eylemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca dava konusu idari para cezası işleminin tesisi edildiği anlaşılmaktadır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi ile VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesi uyarınca tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması piyasa bozucu eylem niteliğindedir. İdari para cezası verilebilmesi için mevzuatta açıkça yer alan bir normun hakkında idari para cezası uygulan kişi tarafından ihlal edildiğinin idare tarafından somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerekmektedir. Davaya konu olayda ise, davacının VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentlerine aykırı eylemleri bulunduğundan bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; grup üyesi yatırımcılar ile grup üyesi olduğu belirtilen şirketler arasında somut herhangi bir bağın varlığı (IP adresi, banka hesap hareketi, log kayıtları, şirket ortaklığı vb.) ortaya konulamamıştır. Bu itibarla, davalı idare tarafından davacı şirketin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentlerine aykırı eylemleri bulunduğunun ortaya konulamadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin kabulü ile temyize konu kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/2601, K. 2024/3895, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-2601-e-2024-3895-k-e8418904eed2