Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2021/4219 E. 2024/5414 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2021/4219
- Karar No
- 2024/5414
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/4219 Karar No:2024/5414
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... Inc. 2- ... LLC 3- ... LLC 4- ... Limited 5- ... Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesi kapsamında yürütülen ... sayılı soruşturmaya ilişkin dosyaya giriş ve bazı belgelere erişiminin sağlanması talebinin reddine dair Rekabet Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından yapılan dosyaya giriş talebinde ilk değerlendirilecek belgelerin ilk inceleme ve önaraştırma raporları ve eklerinin ticari sırlardan arındırılmış versiyonu olduğu ilk inceleme raporlarının nitelikleri ve hazırlandıkları aşama dikkate alındığında, ilk inceleme raporunda başvuruların şekil ve kapsam bakımından incelendiği, önaraştırma dönemine geçişi sağlayan hazırlayıcı işlemler olduğu; önaraştırma raporunun ise teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun'u ihlal ettiklerine veya etmediklerine ilişkin herhangi bir sonuç içermediği, bu raporların raportörlerin soruşturma açılmasına gerek olup olmadığına ilişkin görüşünün ve bu süreçte elde edilen bilgi ve belgelerin Kurulun bilgisine sunulması kapsamında olduğu; Davada ele alınması gereken hususlardan bir diğeri ise, teşebbüsler tarafından sunulan cevap yazıları uyarınca hazırlanan tabloların ve karartılması nedeniyle tanımlanamayan kaynaklar uyarınca hazırlanan şekillerin ticari sırlardan arındırılmamış versiyonlarının erişime açılıp açılmayacağı hususu olduğu, teşebbüsler tarafından raporda yapılan karartma kaldırılarak erişimine açılması talep edilen şekillerde ve tablolarda çeşitli pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin ticari faaliyetlerine ilişkin sayısal verilere ve pazar paylarına yer verildiği, 2010/3 sayılı Tebliğ'in 12. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu bilgilerin ticari sır niteliğini haiz olduğu, söz konusu tablo ve şekillerin oluşturulmasında teşebbüsler tarafından gönderilen ticari sırlar kullanıldığından, anılan verilerin ticari sırlardan arındırılmamış versiyonlarına erişim talebinin 2010/3 sayılı Tebliğin 6. maddesi doğrultusunda kabul edilemeyeceği; Yine soruşturma raporunda yer alan Tablo 12 ile Şekil 23, 24, 25, 36, 38, 42, 44, 46 ve 48'de yer alan verilerin 2010/3 sayılı Tebliğin 12. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca diğer teşebbüslerin faaliyet alanları ile ilgili olan ve gizli tutma iradesine sahip oldukları bilgileri içeren belge niteliği taşıdığı ve bu yönüyle ticari sır kategorisine girdiği, anılan ticari sır niteliğini haiz verilere erişimin, 2010/3 sayılı Tebliğin 6. maddesi hükmü uyarınca erişime açılamayacağı; Bu itibarla, dava konusu Kurul kararı ile açıklayıcı ve suçlayıcı olmayan Kurum içi yazışma niteliğindeki ... tarih ve ... sayılı ilk inceleme raporu ve ... tarih ve ... sayılı önaraştırma raporu ve eklerine erişim talebinin; teşebbüsler tarafından sunulan cevap yazıları uyarınca hazırlanan tabloların ve karartılması nedeniyle tanımlanamayan kaynaklar uyarınca hazırlanan şekillerin ticari sırlardan arındırılmamış versiyonlarının erişim talebinin; Tablo 12 ile Şekil 23, 24, 25, 36, 38, 42, 44, 46 ve 48 'e ticari sır ve gizli bilgi niteliğinde olması nedeniyle erişim talebinin reddedilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, kararların gerekçesiz şekilde verildiği, uyuşmazlığın yeterli şekilde irdelenmediği, savunma hakkının en temel hak olduğu, davalı idare tarafından kullanılan tüm belge ve delillere tam erişim hakkının olduğu, savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasının engellendiği, verilen idari para cezasına karşı da savunma hakkının kullanılamadığı, uyuşmazlığa ilişkin gerekli analizi yapamadığı, savunma hakkına göre gizlilik endişesinin ikincil bir rol oynadığı, ulusal ve uluslararası mevzuatın savunma hakkını güvence altına aldığı, bazı belgelerin kurum iç yazışma olmasının tek başına başvurunun reddini haklı kılmadığı, aklayıcı veya suçlayıcı delil niteliği bulunan tüm belgelerin erişimine açılması gerektiği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu, verilerin ticari sır olarak nitelendirilmesinin erişim hakkının reddedilmesini tek başına hukuka uygun kılmadığı, verilerin neredeyse tamamının karartıldığı, karartılan verilerin ticari sır olma şartlarını sağlamadığı, bu verilerin ticari sır olduğu kabul edilse bile teşebbüsün erişimine açılması gerektiği, savunma hakkının ticari hassasiyetten üstün olduğu, verilerin toplulaştırılması veya ticari sır içermeyen özetler hazırlamasının mümkün olduğu, bağımsız üçüncü kişilerin katılımıyla inceleme yapılabileceği, en azından veri aralıklarına erişiminin mümkün olması gerektiği, savunma hakkı ile ticari sırlar arasında adil dengenin kurulamadığı, veri aralığının sunulmasının üçüncü kişilerin ticari sır endişesini ortadan kaldıracağı, Kurul tarafından tüm bu hususlarda değerlendirme yapılarak gerekçeli bir karar verilmesi gerektiği, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, takdir yetkisinin hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığı, 4982 sayılı Kanun'un ihlal edildiği, kopya alınmasına izin verilmemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kopya almanın engellenmesinin meşru bir gerekçesinin bulunmadığı, veri odasında inceleme yapmasına izin verilmediği, savunma hakkı kapsamında idarece diğer ülkelerdeki uygulama örnekleri dikkate alınarak kolaylaştırıcı birçok uygulama yapılabilecekken, bu yollara başvurulmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından önceki iddiaların tekrarlanarak temyiz başvurusunda bulunulduğu, dosyaya erişim ve savunma hakkının önemi konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, dosyaya erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olduğu, iç yazışma niteliğinde olan ilk inceleme ve önaraştırma raporlarının davacıya tebliğ edilmesinin gerekmediği, birçok Kurul ve Mahkeme kararının bu yönde olduğu, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.