Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2021/2799 E. 2023/6239 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2021/2799
- Karar No
- 2023/6239
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2799 Karar No:2023/6239 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E- Tebligat) VEKİLİ : Av. .. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve... sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya ait akaryakıt istasyonunda 22/10/2015 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı dolumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi 7. fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin hukuken haklı bilgi ve belgelerle gerekçelendirilemediği, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği, bu itibarla, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasında öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; 22/10/2015 tarihli denetimde, akaryakıt dolumlarının ve satışlarının otomasyon sistemine yansımadığının tespiti edildiği, mevzuatla yasaklanmış şekilde ticari faaliyetin yürütülmeye çalışıldığı dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle sabit olduğundan davacının 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrası ile 2. fıkrası ve 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine aykırılıktan bahisle anılan Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; ayrıca, dava konusu idari para cezasına neden olan fiil ve olayın gelişimi dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlığa neden olan ve davacı tarafından gerçekleştirilen söz konusu fiilin, her hangi bir ihmâlden kaynaklanmadığı, sonuçlarının ve mevzuata aykırılığının öncesinden bilinmesi mümkün olan bir davranışla söz konusu fiilin gerçekleştirildiği, öte yandan bu fiilin irade dışı bir sebeple gerçekleştiğini doğrulayacak hukuki bir gerekçenin de ileri sürülemediği, sonuçta bu yöntemle mevzuatla yasaklanmış olan piyasa faaliyetleri kapsamında ticari faaliyet yürütüldüğü dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmış olup, bu fiilin niteliği itibarıyla da iradi bir davranış sonucu gerçekleşmesi nedeniyle, davalı idarenin 5015 sayılı Kanun’un 19/7. maddesinde belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden takdir yetkisinin kullanarak para cezası vermesinde hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi yanında 5015 sayılı Kanun amaçlarına aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukukî isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, cezanın üst sınırdan verilmesinin ölçüsüz olduğu, kendileri tarafından otomasyon sistemine bir müdahalede bulunulmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.