Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2022/1551 E. 2024/1013 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2022/1551
- Karar No
- 2024/1013
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1551 Karar No : 2024/1013 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : .... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, .... ada ... parsel sayılı ve maliki olduğu taşınmazın Antalya-Burdur Devlet Yolu Döşemealtı Farklı Seviyeli Kavşağı Projesi nedeniyle değer kaybına uğradığından bahisle oluştuğu iddia edilen zarara karşılık 12.000,00 TL (miktar artırımıyla 266.651,70 TL) tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı İdare tarafından inşa edilen katlı kavşak nedeni ile taşınmazın arz değerinde değer kaybı oluştuğunun, değer kaybı oranının %10,0 olarak tespit ve takdir edildiğinin, değer kaybına karşılık gelen tazminat miktarının ise taşınmazın tamamında 266.651,70 TL olabileceğinin belirtildiği, söz konusu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve 266.651,70 TL tazminatın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, karara dayanak alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğu, davacının yeni kavşak sayesinde ulaşımı rahatlayan yolun olanaklarından da yararlandığı dikkate alındığında değer kaybının oluşmadığı, görünürlük-gürültü-çevre kirliliği gibi unsurlar yönünden proje öncesi döneme nazaran değişiklik yaşanmadığı, somut emsal olarak resmi tapu dairesinde gerçekleşmiş bir satışın baz alınmadığı, bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından, özel ve olağan dışı zararlarının mevcut olduğu, kavşak yapımı kapsamında fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca zararın telafi edilmesi ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünce, Antalya-Burdur Devlet Yolu Döşemealtı Geçişi Farklı Seviyeli Kavşağı projesi kapsamında gerçekleştirilen yol yapım çalışması nedeniyle davacıya ait .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın değer kaybına uğradığı ileri sürülerek oluştuğu iddia edilen zararların karşılanması istemiyle 22/08/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle davalı idareye başvurulduğu, söz konusu başvurunun reddi üzerine 12.000,00 TL (miktar artırımıyla 266.651,70 TL) maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 18/03/2021 tarihinde yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda; köprülü kavşak projesi yapıldıktan sonra yapılan ölçümlerde köprülü üst geçitli yolun üst kotunun yol kotundan yaklaşık +5,80 m. yükseltildiğinin görüldüğü, köprülü kavşak üzerinden geçen araçların taşınmaza ulaşabilmesi için köprülü kavşak bitiminden U dönüş ile gelmek durumunda olacaklarının ve taşınmaza ulaşım konusunda köprülü kavşak yapımının olumsuz durum oluşturduğu, Katlı Köprülü Geçiş Projesi öncesi ve sonrası taşınmazla ilgili emsal kira kontratları veya yıllık gelirlerini gösteren bilgilerin mevcut olmadığı, taşınmazın üzerine yapılmış-yapılacak taşınmazlar veya işletmeler yönünden Katlı Köprülü Geçiş Projesi sonrasında bir azalma olacağı, taşınmazın otopark ihtiyacı ve kullanımına ilişkin olarak kavşak öncesinde ve sonrasında herhangi bir değişim olmayacağının değerlendirildiği, bölgede yapılan köprülü geçiş projeleri sebebi ile ... ilçesinde bulunan taşınmazlara ulaşım kolaylığının sağlandığı, bu fayda sebebi ile bölgede taşınmaz değerlerinde ilave rant artışının oluştuğunun değerlendirildiği, emsal satış verisi dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde, taşınmazın ... Kavşak yapılmaması durumunda toplam değerinin 2.666.517,00 TL, ... Kavşak yapılması sonrasında toplam değerinin 2.399.865,30 TL, taşınmazın arz değerinde oluşan değer düşüklüğünün ise 2.666.517 TL – 2.399.865,30 TL = 266.651,70 TL olabileceği tespitlerine yer verildiği, Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, kavşak çalışması sonucunda çevre yolundan dava konusu taşınmaza ulaşımın tali yol vasıtasıyla sağlanabilecek olması, başlı başına taşınmazın değer kaybına uğradığı anlamına gelmemektedir. Nitekim, yan yollardan ulaşımın kolayca sağlanabilmesi nedeniyle taşınmaza yönelik ulaşım imkanının ortadan kalktığının söylenmesi mümkün değildir. Bunun yanında, taşınmazın parsel kotu ile kavşak inşaatı sonrası yol kotu arasında fark oluşup oluşmadığı, Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkındaki Yönetmelik kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda ise sadece imar planında belirtilen yan yollardan giriş-çıkış yapılması gerekliliği de dikkate alındığında, cepheli olması nedeniyle kavşak inşaatının bölgeye ve davacıya olumlu getirisinin olup olmadığı da gözetilerek, taşınmazın görünürlük ve ulaşım kolaylığı yönlerinden yeniden bir kapsamlı değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Bu doğrultuda gerekli ve yeterli sayıda emsal araştırması yapılmaksızın emsal olarak hesaplamaya sadece tek bir satış verisinin esas alındığı ve değer kaybını tespite elverişli ve yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna istinaden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Öte yandan, aynı yol yapım çalışması kapsamında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Mevkiinde bulunan, taşınmazların görünürlük veya ulaşılabilirlik yönüyle olumsuz etkilenmediğinin, yeni durumun arz/talep dengesine hiçbir etkisinin olmadığının, kavşak uygulaması transit geçişe olanak verdiği için ulaşımda geçen sürenin kısaldığının, katlı kavşağın bölgeye olumlu etkisinin daha ağır olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu taşınmazda ... Mahallesinde bulunan diğer taşınmazlarda olduğu gibi değer artışı olması ihtimali de gözetilerek, görünürlük ve ulaşım imkanının zorluğundan kaynaklı değer kaybı olup olmadığının ve varsa değer kaybı zararının tespiti için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte olup, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen İdare Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın kabulüne ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.