İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1066 E. 2019/376 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1066
Karar No
2019/376
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. .. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2017 KARAR TARİHİ : 05/03/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasında 17/06/2016 tarihli, 17/06/2016-17/06/2021 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli servis taşımacılığı sözleşmesi imzalandığını, servis ücretinin ilk yıl için 117,50 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3. Maddesinde devam eden yıllar için bu ücrete TEFE TÜFE ortalamasının %85i kadar zam yapılacağının belirtildiğini, 16. Maddesinde de mazota gelecek olan zam, her ayın başında fiyatlara yansıtılacaktır, yakıt fiyatında gelecek artışlarda zam oranının hesaplanarak gelecek ayın başında fiyatlara yansıtılacağını, mazot fiyatlarındaki indirim durumunda aynı şekilde oran hesaplanarak fiyatlara yansıtılacağını, sözleşme hükümlerinin 2017 Haziran ayına kadar sorunsuz olarak uygulanagelmiş, her ay düzenli olarak mazot fiyatlarındaki artış veya düşüş servis ücretine yansıtıldığını ve her ay iki şirket arasında mazot artış veya düşüşü ile ilgili olarak mutabakat tutanağı düzenlendiğini, 17/06/2016 tarihinden itibaren bir yılın dolmasına 17 gün kala davacı şirket ile davalı şirketin 01/06/2017 günü bir araya gelerek hem mazot fiyat farkını belirlediklerini, hem de 17/06/2017 tarihine kadar olan otobüs fiyatını 127,81 TL, 18/06/2017 tarihi itibariyle yeni otobüs fiyatını 143,14 TL olarak belirlediklerini ve buna dair 01/06/2017 tarihli tutanağı düzenlediklerini, davacı şirketin belirlenen bu fiyatlara göre 2017 Haziran ayının 1-17 günleri arasını eski fiyattan, 18-30 günleri arasını da sözleşmenin 3. Maddesindeki artış oranına göre belirlenen 14314 Tl olan yeni fiyattan hesaplayarak 30/06/2017 tarih ve 27349 numaralı, 338.679,50 TL meblağlı faturayı düzenleyip davalı şirkete gönderdiklerini, bu fatura bedelinin davacı şirkete çek vermek suretiyle ödendiğini ve bu çekin de tahsil edildiğini, 2017 Temmuz ayı servis ücreti için de yine sözleşmede belirtilen zamlı tarifeye göre 31/07/2017 tarih ve 27351 nolu 377.217,26 TL meblağlı faturayı düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin 31/07/2017 tarih ve 27351 nolu fatura bedelinin ödenmesini beklerken 08/08/2017 tarihinde postadan gelen, davalı şirketin göndermiş olduğu Bursa 10. Noterliğinin 07/08/2017 tarih ve 032522 yevmiye nolu ihtarname ile karşılaştığını, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen Bursa 19. Noterliğinin 11/08/2017 tarih ve 10394 nolu cevabi ihtarname gönderdiklerini, davalı tarafından fotokopisi gönderilen 22/06/2016 tarihli personel taşıma hizmet sözleşmesi başlıklı belgedeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, zaten 17/06/2016 tarihli sözleşmenin henüz 5 gün geçtikten sonra 22/06/2016 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın bahsettiği 22/06/2016 tarihli sözleşme hükümlerinin hiç uygulanmadığını, bugüne kadar 17/06/2016 tarihli sözleşmenin hükümleri uygulandığını, davalı şirkete belgenin aslını görmek istediklerini bildirdiklerini ancak belge aslının gösterilmediğini, bu nedenle 22/06/2016 tarihli personel taşıma hizmet sözleşmesi başlıklı belgenin davalı tarafından mahkemeye ibraz edilmesinin istenildiğini, davacı şirket yetkilisinin daha önceki tarihlerde kullandığı imzaları ile bu belge üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı, ayrıca yazı metninin açığa atılan imzanın üzerinin doldurulmak suretiyle düzenlenip düzenlenmediğini, yani bir sahtecilik olayı olup olmadığı konusunda ATKdan rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı tarafın davacı şirketin kestiği 30/06/2017 tarihli ve 27349 nolu faturaya istinaden 11/08/2017 tarih ve 389088 seri nolu 15.846,31 TL meblağlı iade faturası düzenleyerek davacı şirkete verdiğini, ayrıca davacı şirketin cevabi ihtarnamede 17/06/2016 tarihli sözleşme ile daalı tarafın iddia ettiği ve kendilerinin kabul etmediği 22/06/2016 tarihli sözleşme arasındaki doğmuş ve doğacak ücret farkını talep ve dava etme haklarını saklı tutarak 2017 Temmuz ayı için 31/07/2017 tarih ve 27353 nolu 350.331,18 TL meblağlı faturayı düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davacı tarafından düzenlenen 31/07/2017 tarih ve 27351 nolu 377.217,26 Tl meblağlı fatura ile 31/07/2017 tarih ve 27353 nolu 350.331,18 Tl bedelli fatura arasındaki ücret farkının 26.886,08 Tl olduğunu, davacının 2017 Haziran ve Temmuz aylarındaki alacağının 15.846,31 + 26.886,08 = 42.732,39 TL eksik ödendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödenen tutarın şimdilik 1.000 TLsini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Tofaştan ihale ile Tofaş personelinin taşıma işini aldığını, 20 adet 2004 model üstü otobüsler ile taşınması amacıyla davacı taraf ile 17/06/2016 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin amacının davacı şirketin münhasıran müvekkilinin Tofaşa vermiş olduğu servis hizmetini sağlamak ve bunun karşılığında müvekkili adına kayıtlı 13 aracın davacı tarafa satış ve devri ile davacı tarafın bu araçlarla ve ayrıca kendisi adına kayıtlı 7 araç olmak üzere toplam 20 araçla servis hizmetini müvekkiline verdiğini, 17/06/2017 tarihli sözleşmenin firmanın yükümlülükleri başlıklı 10. Maddesi ile müvekkilinin davacı ... Turizme 13 adet aracı teslim edeceği, bedelinin ise yarısının 24 ay, yarısının ise 36 ay vade ile davacının hakedişlerinden mahsup edileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilen 22/06/2016 tarihli sözleşmenin 12 maddesi ile "servis başlama saati geldiği halde Taşeronun servis hizmetine yönelik aracı hazır etmemesi halinde bu servis aracının her geliş ve gidişi için 3000 Tl cezai şart talep hakkı ...Turizm'e aittir" denildiğini, ayrıca anılan sözleşmenin 9. Maddesi ile de "Kaza, arıza yapan aracın yerine araç tahsis ederek servis hizmetinin aksamaması taşerona aittir" şeklinde düzenlendiğini, taraflar arasında ilk olarak akdedilip davacı yanın da dayanak teşkil ettiği ancak 22/06/2016 tarihli sözleşmeyle sona eren ve şuanda geçerli olmayan 17/06/2016 tarihli sözleşmenin 5. maddesi hükmüne göre de "Taşıyıca hemen tamiri mümkün olmayan bir şekilde aracın arızalanması halinde firmayı bilgilendirecek ve araç arızası giderilinceye kadar firma yerine araç temin edecektir." denildiğini, davacı tarafça müvekkiline gönderilen 27/09/2017 tarihli, 12144 yevmiye numaralı ihtarnameden de açıkça aracın tamire değil, aylık periyodik bakıma alındığı açıkça kabul edildiğini, bu kapsamda değil aracın bakımının yapılması, aracın arıza yapması halinde dahi ikame araç tahsis etme yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, aksi durumda müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini ile cezai şart bedeli talep etme hakkı sözleşmenin amir hükmü gereği olduğunu, bu sebeple dava konusu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, cezai şart bedeli ve yansıtma bedelinin takas ve mahsubunun talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu sebeplerle öncelikle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacaklarının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, taraflar arasında düzenlenen 17/06/2016 tarihli sözleşme, 22/06/2016 tarihli sözleşme, faturalar, mazot fiyat farkı tutanakları, 07/08/2017 tarihli ve 032522 nolu ihtarname, 11/08/2017 tarihli ve 10394 yevmiye nolu cevabi ihtarname, ...Turizm Ltd. Şti'nin kestiği 11/08/2017 tarihli ve 389088 nolu iade faturası, 31/07/2017 tarihli ve 27353 nolu fatura, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, taraflar arasında düzenlenen servis taşımacılığı sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, taraflarca ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 11/07/2018 tarihli raporunda özetle: Dava tarihi itibariye davacı kendi defter kayıtlarına göre davalıya 612.917,59 TL borçlu göründüğünü, davalı davacıyı 2 ayrı hesapta izlediğini,dava tarihinde davacıdan 596.795,65 Tl alacak göründüğünü, dava tarihinde taraflar arasındaki farkın 16.121,94 Tl olup, bu farkın davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği 11/08/2017 tarihli 15.846,31 Tl tutarındaki 389088 nolu iade faturası ile davacının sözünü etmediği 30/07/2017 tarihli 225,00 Tl tutarındaki faturalardan kaynaklandığını, taraflar arasındaki sorunun 2 ayrı sözleşmedeki 2 ayrı tarihten kaynaklandığını, davacının ilk sözleşmede tefe - üfe zammının uygulama tarihinin 17/06/2017 olarak belirlendiğini ifade ederek bu tarihten itibaren uyguladığını, davalı ise 22/06/2016 tarihli 2. Sözleşmedeki 1 Eylül 2017 başlangıç tarihini baz alarak alınması gerektiğini belirttiğini ve hesaplamayı buna göre yaptığını, davacının bu sözleşmeyi hatırlamadığını ve imzanın şirket yetkilisi eli ürünü olmadığını iddia ettiğini, geçerli olan sözleşmenin belirlenmesinin alacak borç miktarının da belirlenmesinde gerekli olacağı mütalaa edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını değerlendirir, iki sözleşme de terditli olarak kabul edilerek seçenekli ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali Müşavir bilirkişinin 25/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalının itiraz edip geri verdiği fatura yerine kabul ettiği faturadaki fiyat 129,39 TL olup fatura tutarı 350.331,18 Tldir, Haziran ve Temmuz ayları arasında mazot fiyatlarında düşüş olmasına rağmen davalı bir önceki aya göre artış uygulamıştır, sonuç olarak 17/06/2016 tarihli sözleşmenin uygulanması halinde davacının davalıdan 42.732,39 Tl alacaklı olduğunu, 22/06/2016 tarihli sözleşmenin uygulanması halinde fatura toplamının 662.216,06 TL olup davalının kabul ettiği 673.164,37 TL fatura toplamından 10.948,33 Tl daha düşük olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı tarafından sunulan 22/06/2016 tarihli Personel Taşıma Hizmet Sözleşmesinin içeriği ve imzaya ilişkin davacı taraf isticvap edilmiştir. Davacı şirket temsilcisi ...' ın beyanında "Ben davacı şirketin 2013 yılından itibaren yetkili temsilcisiyim, başka bir temsilcimiz bulunmamaktadır, davalı ile de 2016 yılında dosyaya sunduğumuz sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren ticari ilişkimiz başladı, davalının sunduğu 22/06/2016 tarihli ikinci sözleşme personel taşıma hizmet sözleşmesi başlıklı sözleşmedeki imza bana aittir, davalı taraf virman makbuzları 3 suret halinde düzenlerler, bu virman makbuzunun birini bana verirler, iki tanesi kendilerinde kalırdı, virman makbuzlarını a4 kağıda düzenlerler, dava konusu sözleşme de bu şekilde A4 kağıda düzenlenerek oluşturulmuştur, A4 kağıdının üst kısmında virman makbuzu BAŞLIK kısmı, başlık kısmının hemen alt kısmında 4 satırlık paragraf ve bu A4 kağıdının en alt kısmına arada boşluk olacak şekilde bırakmışlardı ve ben en alt kısmını imzaladım, bu şekilde oluşturulmuştur, bende bunun örneği yok, benim boş kısma imzaladıklarım kendilerindedir, bana normal virman makbuzu olan belgeyi verdiler, bu belgede de herhangi bir yazı ile imza arasında bir boşluk bulunmamaktadır (dosyaya bir adet virman makbuzu örneğini ibraz ediyorum,) dedi. 09/05/2017 tarihli virman makbuzu başlıklı örnek belge alındı, Dosyaya konuldu. Ben bu şekilde virman makbuzlarını imzaladık, kesinlikle davalı tarafın sunduğu sözleşme düzenlemedim,ikinci yılın zammını da biz ilk sözleşmede belirledik, bu sebeple ikinci sözleşme geçerli değildir, " ifade etmiştir. Davacı tarafından alacak miktarını ıslah ederek, 42.732,16 TL alacak miktarının, ıslah edilen kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından 17/06/2016 tarihli, 17/06/2016-17/06/2021 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli servis taşımacılığı sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 3. Maddesi ve 16. Maddesi gereği 2017 yılı Haziran ve Temmuz ayı ödenmeyen servis ücreti alacağı olduğunun ileri sürüldüğü davalı ise davacı ile 22/06/2016 tarihli yeni sözleşmenin düzenlendiği ve bu sözleşme hükümleri kapsamında borcunun olmadığı savunulmakla uyuşmazlık, davalı tarafından ibraz edilen 22/06/2016 tarihli personel taşıma hizmet sözleşmesinin taraflar arasında düzenlenip düzenlenmediği,, geçerli olup olmadığı ve davacıyı bağlayıp bağlamayacağı ile bu kapsamda davacının 2017 yılı Haziran ve Temmuz ayı servis ücret alacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından duruşmadaki beyanında, 22/06/2016 tarihli personel taşıma hizmet sözleşmesindeki imzayı ikrar etmiş ancak sözleşmenin içeriğini inkar ederek belgenin, A4 boyutundaki virman makbuzu olduğunu, virman makbuzu olarak imzalandığını belgedeki imzanın üzerinin doldurularak sözleşme haline getirildiği ileri sürülmüştür. Davacı tarafından örnek olarak dosyaya 09/05/2017 tarihli NO: 0008 numaralı VİRMAN MAKBUZU başlıklı belge ibraz edilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen VİRMAN MAKBUZU başlıklı A4 boyutundaki belgenin alt kısmına imza atıldığı ve üzerinin doldurulduğu iddiasının, dosyaya sunulan virman makbuzu belgenin içeriği dikkate alındığında, yazı ile imza arasındaki boşluğun 22/06/2016 tarihli sözleşmedeki yazı kadar bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yazının bilgisayar ortamında yazıldığı, yazı ve imza yaşının tespitinin mümkün olmadığından bilirkişi incelmesi yapılmasında fayda olmadığı(Yargıtay HGK 2017/13-665 Esas ve 2018/1465 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) gibi davacının tacir olup bütün iş ve işlemlerde basiretli davranması gerektiğinden 22/06/2016 tarihli sözleşmenin geçerli olup davalıyı bağlayacağından bu sözleşme hükümlerine göre bilirkişi tarafından düzenlenen 25/01/2019 tarihli ek raporunun gerekçeli denetime açık ve kanaat verici olduğundan itibar edilerek davacının alacağının olmadığından ispat edilmeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması yönünden, dava konusu personel taşıma hizmet sözleşmesine dayalı 2017 yılı Haziran ve Temmuz ayı ödenmeyen servis ücreti alacağı davasında ispat yükü davacıda olup davacı tarafın dilekçeler aşamasında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyasına delil olarak dayanılmadığı gibi davacı tarafın 05/03/2019 tarihli celse de Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyasını bekletici mesele yapılmasını talep etmediği, bekletici mesele yapılmasının davayı uzatmaya yönelik olduğunun ifade edildiği, davalının talebine muvafakat etmediği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK' nın 25 ve 26. Maddeleri uyarınca yargılamaya hakim olan ilkelerden taraflarca getirilme ilkesi, taleple bağlılık ilkesi kapsamında mevcut delil durumu itibariyle davanın ispat edilmediğinden bekletici mesele yapılmasında fayda olmadığı kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harç ve 713 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 700 TL fazla harcın kararın kesinleşmesine müteakip istek halinde davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan posta , tebligat, 26,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5050,53 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1066, K. 2019/376, T. 05.03.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1066-e-2019-376-k-89c99c5b3f93