İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/190 E. 2018/852 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/190
Karar No
2018/852
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI :1- VEKİLİ :Av. 2- DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 10/02/2017 KARAR TARİHİ : 11/06/2018 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf özet olarak, dava dışı işçi ...'nin 02/12/2011 tarihinden itibaren ... ... Belediyesinde çeşitli taşeron şirketler bünyesinde işçi olarak görev yaptığını, son olarak da davacı şirket bünyesinde ve fakat belediye işçisi olarak çalıştığını, işten ayrılmasından sonra, işçilik alacaklarının tahsili için dava açtığını, ... 1. İş Mahkemesinin 2015/ E. 2016/ K. Sayılı ilamıyla işçi lehine çeşitli işçilik alacaklarına hükmedildiğini, bu alacakların ... 4. İcra Dairesinin 2016/ sayılı dosyasıyla takibe konduğunu, dosya borcunun tamamının davacı şirketten tahsil edildiğini, belediye ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince fazla mesai yapılmasının mümkün olmadığını, davacının ihale döneminde fazla mesai de yapılmadığının bilirkişi raporuyla belirlenmesine rağmen bu ücretlerin de davacıdan tahsil edildiğini, keza davacı döneminde yıllık izin hak etmemiş olan işçi lehine yıllık izin ücreti de ödemek zorunda kaldıklarını, haksız biçimde ihbar tazminatı ve kıdem tazminatı da ödemek zorunda kaldıklarını, bu tazminatlardan ilgili dönemlerde işçiyi çalıştıran diğer taşeron şirketlerin sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğunun da buradan kaynaklandığını ileri sürerek dava dışı işçi ... için ödenen tazminattan davalının sorumluluk payı oranında ve ferileriyle birlikte olmak üzere şimdilik 1.000.TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalılardan sorumluluk payları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı ... Ltd. Şti. davanın reddi gerektiğini savunmakta, davanın iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, ayrıca davalı ikametgahı itibariyle ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep haklarının zaman aşımına uğradığını, davanın kendilerine ihbarı sağlanmadığından tazminattan da sorumlu olmayacaklarını, kendi dönemlerinde fazla mesai yapılmadığını, yıllık izin ücretinden de son iş verenin sorumlu olacağını, rücu hakkının kullanılmasının doğru olmadığını, işçi ile akdi ilişkilerinin son bulduğunu, herhangi bir işçilik alacağının da doğmadığını, tüm ödemelerin zamanında ve eksiksiz yerine getirildiğini, iş yerini devralan yeni iş verenin işçilik haklarından da sorumlu tutulması gerektiğini, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağından devralan şirketin tek başına sorumlu olduğunu, ihbar tazminatı yönünden kendilerine talep ileri sürülemeyeceğini, kıdem tazminatının kamu iş vereni tarafından ödenmesi gerektiğini, yargılama gideri avukatlık ücreti ve masraflar yönünden rücu isteğinin haksız olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ... Ltd. Şti. de davaya cevap vermemiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava temel olarak, tacirler arası işyeri devrinden kaynaklanan sorumluluk hükümlerine dayalı alacak davasıdır. Alacağın sebebi ise davacı şirketin dava dışı işçi ... için ödediği işçilik haklarından kaynaklanmaktadır. İşçinin daha önceki işvereni durumundaki davalı şirketin, kendi dönemleri ve sorumluluk payları oranında tazminattan mesul olduğu ileri sürülerek rücuen alacak hakkı ileri sürülmektedir. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. İşyeri veya işyerinin bir bölümünün bir hukuki ilişkiye dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanunun 6/1 maddesi gereğince, işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için 2 yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Kıdem tazminatı açısından devreden işveren yönünden de on yıllık zamanaşımı söz konusudur. Devreden işveren devir tarihine kadar çalıştırdığı süre ve devir anında ödenen ücret üzerinden sorumlu olur.İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren birlikte sorumludur.Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.Davalı taraf zamanaşımı def'i ileri sürmüşse de, bu hususta öngörülmüş özel bir zaman aşımı süresi söz konusu olmadığından 4857 sayılı Kanunun 6/3 maddesinde yazılı iki yıllık sürenin devreden işverenin işçiye karşı sorumluluğuna dair hak düşürücü süre niteliğinde bulunduğundan on yıllık genel zaman aşımı süresinin uygulanması gerekecektir. Bu yönüyle davalı tarafın zaman aşımı def'i yerinde görülmemiştir. Davacı şirketle beraber davalı şirketler de asıl işveren olan ... Belediyesi ile yapılan sözleşmeye istinaden taşeron şirket olarak alt işveren konumundadırlar. Dava dışı işçinin açtığı iş davasının sonuçlanması üzerine işçiye tazminat ödemek zorunda kalan davacı şirketin tazminat dışında mahkeme masrafları ve icra masrafları ödemek zorunda kaldığı ortadadır. O halde, davalı taraf sorumlu olduğu miktara isabet eden masraf ve ücretlerden de sorumlu tutulmalıdır. İşçinin açtığı davanın davalı şirketlere ihbar edildiği nazara alınarak mahkeme masrafları ve icra dosyasından kaynaklanan masraflardan dolayı davalıya sorumluluk yüklenmiştir.Bu açıklamalar çerçevesinde hesap yapılabilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi uygun görülmüş, bilirkişi 09/02/2018 tarihli raporunda davalının alt işveren olduğu dönemler itibariyle sorumlu olduğu alacak miktarlarını hesaplamıştır. Bu raporda asıl işveren ... Belediyesi hizmetinde taşeron şirketlerin işçisi olarak çalışan ... 'nin 02/12/2011 tarihinden itibaren taşeron şirketler nezdinde çalıştığı, bu kapsamda davalı şirketler nezdinde de çalışması bulunduğunu, dava dışı işçinin talebinin fazla mesai ücretinden ibaret olduğunu ve her iki davalının da fazla mesaiden kaynaklanan alacaklar için kendi dönemleri yönünden sorumlulukları bulunduğunu belirtmiştir. Dava dışı işçinin 01/01/2012 - 03/04/2013 tarihli arasındaki döneme ait fazla mesai alacağının sorumlusu ... Ltd. Şti.'dir. Davacı şirket bu döneme ilişkin olarak ödemek zorunda kaldığı bedelin tamamını adı geçen şirketten isteyebilir. Buna karşılık dava dışı işçinin hak ettiği fazla mesai alacağı diğer davalı ... Koruma Özel Güvenlik Ltd. Şti.'nin ihale aldığı döneme ilişkin değildir. Başka bir deyişle davacı ... Koruma Ltd. Şti.'nin faaliyette olduğu dönem için herhangi bir ödeme yapmamıştır. O halde adı geçen davalı yönünden davanın reddi gerekir. Davacı taraf bilirkişi raporundan sonra talebini ıslah etmiş, ve icra dosyasına yaptığı toplam ödeme miktarı olan 9.265 TL üzerinden talepte bulunmuştur. Davacı tarafın sunduğu belgeler yeterli görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile 9.265 TL'nin 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, Alınması gereken 632,90-TL harçtan peşin yatırılan 31,40-TL ve ıslah sırasında yatırılan 141,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 460-TL harcın davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'e tamamlattırılmasına, Davacı tarafça yapılan ve dava açılması aşamasında yapılan masraflar ve alınan peşin harç dahil edilerek hesaplanan 740,40-TL muhakeme masrafının davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili lehine kabul edilen miktar üzerinden takdir olunan 2.180-TL ücret-i vekaletin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden davalı ... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.vekili lehine takdir olunan 2.180.TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalı ... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine, Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 31,4-TL harç ile icra takibinde yatırılan 141,50-TL harcın davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'dan alınarak davacıya verilmesine Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı.11/06/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/190, K. 2018/852, T. 11.06.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-190-e-2018-852-k-368ff6a63fe0