Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/87 E. 2026/364 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/87
Karar No
2026/364
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2026/87 Esas

KARAR NO: 2026/364 Karar

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/12/2025

NUMARASI: 2023/159 E.SAYILI ARA KARAR

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/02/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA: Davacı vekili tedbir talepli dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu TPMK'da tescilli markalarının bulunduğunu, "... ...", "... ...", "... ..." ....... "... ...... A.Ş." markalarının müvekkili adına TPMK'da tescilli olduğunu, davalıların tescilsiz "... ...", ... nolu tescilli "... ... ...", ve ...başvuru nolu "... ..." marka başvuruları ile birlikte www............com alan adının davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların kötü niyetli marka tescilinde bulunduklarını, müvekkilinin tescilli markalarında "..." ibaresinin esaslı unsur olduğunu ve tescilli oldukları 29, 31, 36 ve 41. emtia ve hizmet sınıflarında tescilden kaynaklanan öncelikli haklarının bulunduğunu, davalıların tescilsiz "... ...", "... ... ..." ve "... ..." markalarında "..." ibaresini asli ve ayırt edici unsur olarak kullanmaları sebebiyle, davacının tescilli markaları ile iltibas yaratarak tescilli markalarına tecavüz ve hâksiz rekabette bulunduklarını belirterek, davalılar adına TPMK'da tescilli olmayan ... nolu "... ... ..." ve ...başvuru numaralı "... ..." markaları ve www........com alan adı ile davalı tarafından tescilsiz olarak kullanılan "... ..." markası ve "..." ibaresini asli ayırt edici unsur olarak içeren her türlü işaret kullanımlarının kaldırılmasına, bu kullanımların müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağının tespitine, bu kullanımların önlenmesine, bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkiline ait "..." esas unsurlu markaların ... sektöründe yoğun kullanım sonucu bilinirlik kazandığını ve davalıların davaya konu "..." esas unsurlu tescilli olmayan markalarının aynı alıcı kitlesine yönelik olması ve tarafların faaliyet konularının aynı sınıflarda olması sebebiyle haksız ve kötüniyetli olduklarından davalıya ait markalar üzerinde ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğunu ve davalılara ait markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR: İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ../12/2025 tarihli 2023/.... E. sayılı ara kararıyla; "...Yapılan tetkik ve incelemede; dosya kapsamına alınan iki ayrı kök raporda birbirine taban tabana zıt tespitlerin var olduğu, ... markasının zayıf ibare olup olmadığının davanın esası için önem arz ettiği özellikle bu konuda zıt tespitlerin var olduğu, yüksek mahkeme kararları ışığında yeni bir rapor alınması gerektiği, bu hali ile yaklaşık ispatın sağlanamadığı... " gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece "yaklaşık ispat" ölçütünün yanlış uygulandığını,Yaklaşık ispat için, talep sahibinin iddiasını kuvvetle muhtemel hale getirmesini yeterli olacağını,Çelişkili bilirkişi raporlarının ihtiyati tedbir talebinin reddine gerekçe olamayacağını,Yerel Mahkemenin yeniden rapor alınmasına karar vermesine rağmen, bu arada davalıların haksız kullanımlarının devam etmesinine izin vermesinin, ihtiyati tedbirin koruyucu ve önleyici fonksiyonun ortadan kaldırdığını,"..." ibaresinin zayıf marka olup olmadığının davanın esas bakımından önem arz ettiğini, ihtiyati tedbir aşamasında yapılması gerekenin, markanın tescilli olup olmadığı, öncelik durumu, aynı/benzer sınıflarda kullanım ve iltibas ihtimalinin varlığı olduğunu,Gayrimenkul sektöründe "..." ibaresinin müvekkili tarafından yoğun kullanımı nedeniyle, kendisiyle özdeşleştiğini,Mahkemenin müvekkilinin telafisi güç zarara uğrama riskinin göz ardı edildiğini, Davalı markalarının ve alan adının üçüncü kişilere devir riski olmasına rağmen, Mahkemenin HMK'nın 390/son maddesini göz ardı ettiğini, en azından dava sonuçlanıncaya kadar markaların ve alan adının devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, arz ve izah olunan nedenlerle, haklı itirazlarının kabulüne, İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/..... Esas numarası ile görülmekte olan dosyada verilen 17/12/2025 tarihli kararın bozularak kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; davalılar tarafından tescil başvurusu yapılan ... başvuru numaralı "... ..." markasının 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda ve ...başvuru numaralı "... ..." markasının 36, 37. sınıflarda tescil başvurularına itiraz edildiği, henüz tescil edilmedikleri, Davacı ..... adına tescilli ....... tescil numaralı "... ..." markasının 29, 31,36, 41. sınıflarda, ..... tescil numaralı "... ..." markasının 41, 43. sınıflarda, ..... tescil numaralı "... ..." markasının 35, 36, 37, 38, 41 ve 43. sınıflarda, ve ..... tescil numaralı ".........A.Ş." markasının 29, 31, 35, 36, 37, 38, 41, 43. sınıflarda tescilli oldukları tespit edilmiştir.Mahkemece bilgisayar mühendisi ........, mali müşavir ........... ve inşaat mühendisi .....’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan ..../05/2024 tarihli bilirkişi raporunda;

"…1) Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www.........com” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ..... (......) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının ....05.2018 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “......” isimli “...” ile ilgili projenin tanıtımının yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin “www........com” adresinde davacı tarafından geçmiş yıllarda kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2018 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, ancak 2018 ile 2021 yılları arasında internet sitesi içeriğinin bulunmadığı, 2021 yılından bu yana davacı tarafından “.....” isimli “...” ile ilgili projenin tanıtımının yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği

2) Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www.......com” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, ancak ilgili alan adına girildiğinde “www.....com” isimli alan adına yönlendirilmiş olunduğu ve davalı tarafından da bunu dilekçelerinde bahsedilmiş olunduğu tespit edildiği, alan adının ........ (.........) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 19.01.2023 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “....... ...” isimli “........” ile ilgili projenin tanıtımının yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “www.........com” adresinde davalı tarafından geçmiş yıllarda kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2023 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, Mayıs 2023 ile Temmuz 2023 arşiv kayıtlarında davalı tarafından “...” isimli “...” ile ilgili projenin tanıtımının yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Temmuz 2023 sonrasındaki arşiv kayıtlarında sitenin yayından kaldırıldığı ve “www.....com” isimli alan adındaki internet sitesine yönlendirildiği anlaşıldığı ve “www.....com” isimli sitesinde güncel olarak “...” ibaresinin kaldırıldığı görüldüğü,

3) Davalı .......Limited Şirketinin 2019-2023 yılı Ticari defter ve belgeleri incelenmiş gelir kalemlerinin otel satış gelirlerinden oluştuğu ,2022 ve 2023 yılı 600.20.01.004 hesapta takip edilen konut satışlarının ...... ait konut satışları olduğu, ...projesinden ön ödemeli satışların başladığı henüz daireler bitmediği için bu satışlara ait faturaların düzenlemediği Davalı .......tarafından ibraz edilen 2023 ve 2024 yılına ait ödeme dekontlarında ... ... ...... adı geçtiği,

4) Davalı ....... A.Ş. nin 2021,2022,2023 yıllarına ait düzenlemiş olduğu satış faturaları ve defter kayıtları incelenmiş satışların .....Mah....... Ada ..... Parsel de açıklamalı satışlar olduğu gerek düzenlenmiş faturalarda gerekse defter kayıtlarında dava konusu marka ile alakalı bir kayda rastlanılmadığına…" dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.Mahkemece aynı bilirkişi heyetine marka vekili bilirkişi ........ dahil edilerek alınan ...../10/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…1-Mali Yönden Kök Rapor çalışmasında, Davalılar Vekilinin beyanı ile davalı ........Limited Şirketinin ve Davalı ...... A.Ş. nin ticari defter ve belgeler incelenebilmiş Kök raporda ulaşılan tespit ve değerlendirmeler ile ilgili iş bu ek rapor çalışmasında bir değişiklik olmamıştır.

2- Marka Hukuku yönünden ; - Ayırt ediciliği düşük nefes işaretinin 37. Sınıfta ‘’İnşaat Hizmetlerinde’’ yaygın bir şekilde kullanılması, - Tarafların sunduğu mal ve hizmetin bilinç düzeyi yüksek seviyede olan tüketici kitlesine hitap etmesi nedeniyle taraf markaları ve marka başvuruları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, - Davalılar tarafından davacı markalarına yönelik herhangi bir haksız eylemin mevcut olmadığı, - Davacıların marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.Mahkemece ..., ... ve ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; ...nolu 36 ve 37 hizmet sınıflarında tescilli "...+..." markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu ve bu ibarenin de davacının markaları ile benzer olmadığı ve iltibas oluşturmadığı ve bu marka ile de davacının “...” esas unsurlu davaya konu markalarına tecavüz koşullarının oluşmadığı, ... nolu 42. sınıfta tescilli "... ... ...+....." markasının esas unsurunun "... ..." ibaresi olduğu, bu ibarenin davacının tescilli markaları ile benzer olduğu ve tüketicide iltibas yaratacağından davacının davaya konu markalarına tecavüz oluşturduğu, davalıların 42. sınıfta tescilli olan bu markaları "... ... ...+..." markasının, www........com alan adının yönlendirme yaptığı https://....com/ alan adında tescilli olmayan 36 ve 37. sınıflarında hali hazırda kullanıldığından haksız rekabet koşullarının oluştuğu, ancak zarar koşullarının oluştuğunun tespit edilemediği, Karşı Dava yönünden; davacı-karşı davalı ...’ın talebi doğrultusunda davacı-karşı davalının "..." esas unsurlu markalarının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.

G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasıdır.

Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara ilişkin olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının istinaf talepleri ve dosya kapsamında yapılan incelemede; davalının markalarının hükümsüzlüğü talebiyle açılan bir dava bulunmadığından ve dava dilekçesinde davalıya ait alan adlarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunulmadığından, mahkeme kararında bu konuda bir gerekçeye yer verilmemişse de, davalının marka başvurularının ve alan adlarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmemesinde usule aykırılık yoktur.Davalının marka kullanımlarının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebiyle ilgili yapılan incelemede; Mahkemenin kararından önce alınan bilirkişi raporlarının ilkinde davalı kullanımlarını davacının markaları ile iltibasa neden olmayacağına dair görüş bildirilmişse de, ikinci raporda davalının "... ... ...+Şekil" markasını kullanmasının davacının markaları ile iltibasa neden olacağına dair görüş bildirildiğinden, mevcut deliller karşısında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, Mahkemece uygun bir teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken, raporların çelişkili olduğundan bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, açıklanan gerekçeye göre uygun bir teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince İSTANBUL ...... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin .../12/2025 tarihli, 2023/... Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,

-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/87, K. 2026/364, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-87-e-2026-364-k-afb28f46196c