Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/776 E. 2025/1335 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/776
Karar No
2025/1335
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/776

KARAR NO : 2025/1335

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/465

KARAR NO : 2025/227

TALEP TARİHİ : 31/07/2024

KONKORDATO

TALEP: Konkordato

KARAR TARİHİ: 26/11/2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP

Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirketlerin mal varlığı, sermayesi, tesislerinin borçlarını karşılar durumda olmasına ve bankalarda kredi limitleri bulunmasına rağmen, sektörün genelinde yaşanan problemler ve ülkenin içinde bulunduğu durumu sebep göstererek bankaların işletmenin kredi kullanımlarına izin vermemekte olduğunu, bankaların olumsuz tutumları nedeniyle halen projeleri/üretimleri devam eden müvekkili şirketlerin nakit döngüsünü sağlayamamaya başladıklarını, alacakları ve yapılan yatırımları ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketlerin borca batık durumda değil ise de; gerek bankaların olumsuz tutumları sebebiyle şirketlerin nakit sıkıntısının büyümesi gerek şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor/üretim yapıyor olması, döviz kurlarındaki artış ve konut kredi faizlerinin yükselmesi nedeniyle alım gücünün düşmesi neticesinde yatırımlarının kısa vadede nakde çevrilmesinin mümkün olmaması gerekse alacaklarını tahsil etmesinin zaman gerektirmesi nedeniyle, müvekkili şirketlerin bu durumdan çıkabilmesi ve ülkesine hizmetini devam ettirebilmesi için konkordato talebinde bulunma zorunluluğunun doğduğunu, davacı gerçek kişinin, gerek davacı borçlu şirketlerin tek ortağı olması gerek şirket borçlarına kefaletlerinin bulunması ve söz konusu kefaletleri nedeniyle şahsi malvarlıkları ile davacı borçlu şirketlerin alacaklılarına karşı sorumlu olması, gerekse de şirket borçları için taşınmazları üzerinde ipotek tesis ettirmesi ve şirketlere nakit vermesinden ötürü yukarıda zikredilen gerekçeler nedeniyle en az müvekkil şirketler kadar zarara uğramasının söz konusu olduğunu, bu itibarla aynı gerekçelerle davacı gerçek kişi adına da konkordato talebinde bulunma zarureti hasıl olduğunu belirterek üç aylık geçici mühlet kararı verilmesini, geçici konkordato komiseri atanmasına, gerekli tedbir kararların verilmesini, İİK'nın 297/1. maddesi çerçevesinde müvekkilleri lehine kesin mühlet verilmesini konkordatonun kabulünü talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 286 ve devamı hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkin davada, kesin mühletin verilmesinden sonra sunulan, yukarıda açıklanan konkordato komiser heyetinin raporları ve ayrıca beş kişilik bilirkişi kurulunun kök ve ek raporları dikkate alındığında, şirketlerin tamamının borca batık olduğu, tüm davacı şirketlerin zararının giderek artmakta olduğu, tüm davacı şirketlerin kaynaklarının mevcut veriler itibariyle soyut gözüktüğü, geçmiş yıllara ve cari yıllara ait mali veriler ile mühlet içindeki faaliyet verilerine göre kaynak yaratılmasının mümkün bulunmadığı, konkordato projesinin sunulan revize projeye rağmen inandırıcı ve uygulanabilir olmadığı, konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, tüm davacı şirketlerin iyileşme durumunun söz konusu olamayacağı, buna göre çoğunluk sağlanmış olsa dahi mevcut teklifler ile kaynaklar arasındaki orantısızlığın giderek artacağı, esasen davacı şirketlerin hedeflemiş olduğu satış ve kârlılığı yakalayamamış olduğu, kaynak olarak gösterilen ticari alacakların sunulan tüm raporlara rağmen son ana kadar somutlaştırılamadığı gerçeği karşısında davacı şirketlerin mali durumunun iyileşme ihtimalinin söz konusu olamayacağı, kesin mühlet aşamasında sunulan konkordato komiser heyetinin itirazları dahi karşılayan raporları ve beş kişilik bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarıyla ortaya çıktığı, böylelikle gerek komiser raporları ve gerekse anılan bilirkişi kurulu rapor içerikleri dikkate alındığında konkordatonun tüm davacı şirketler yönünden başarıya ulaşamayacağı açık olduğu, başka deyişle davacı olan tüm şirketlerin mali durumunun mevcut muhasebesel ve finansal durum karşısında iyileşme ihtimalinin mevcut olamayacağı ve ayrıca mevcut kaynak durumu karşısında tüm davacı şirketler yönünden teklif edilen tutarların borçlu şirketlerin kaynakları ile orantılı olması şartının sağlanamayacağının açıklığa kavuştuğu, bu durumda davacı tüm şirketler yönünden İİK m.292/f.1 - bend (b) hükmünde açıklanan bu şart gerçekleştiği, tasdik çoğunluğunun sağlanması bu nedenle sonucu değiştiremeyeceği, yine davacı olan şirketler yönünden sunulan komiser ve bilirkişi raporları dikkate alındığında hüküm tarihi itibariyle borçlu şirketlerin mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekip gerekmediği dahi üzerinde durulması gerektiği, davacı olan şirketlerle ilgili hazırlanan gerek komiser görüşü ve gerek bilirkişi kurulu raporu dikkate alındığında özellikle kesin mühlet süresi içinde davacı şirketlerin zararının giderek arttığı, borçlunun mali durumunun iyileşme durumunun bulunmadığı, özellikle son üç aydan beri faaliyetinin bulunduğunun mevcut evrak ve onay işlemlerinden anlaşılamadığı, ayrıca şirketlerin mevcut muhasebesel ve işletmesel durumunun doğal olarak aktifinin azalmasına yol açıcı etkiler doğurma ihtimalinin bulunduğu açık olduğu, tüm borçlu şirketlerin malvarlığının korunması açısından iflas açılmadığı takdirde, artan zarar kalemleri nedeniyle borçluların malvarlığının aynen korunmasının da mümkün olamayacağı, o halde borçlu şirketlerinin malvarlığının korunması açısından dahi kesin mühletin kaldırılması gerektiği, daha da önemlisi 06/03/2025 tarihli konkordato komiser heyeti raporunda davacı olan tüm şirketlerin iflasının açılmasında mevcut mal varlıklarının korunabilmesi açısından gereklilik olduğu belirtildiği, bu durumda iflas kararının verilmemesi, borçlunun mal varlığının daha çok azalması, muhasebesel ve finansal açıdan alacaklıların alacaklarını tahsil imkânının daha da olumsuzlaşması sonucunu doğuracağı, esasen gerek bilirkişi kurulu gerekse konkordato komiser heyeti raporları dikkate alındığında davacı şirketlerin mali tablolarındaki olumsuzluk halinin ileride düzelme imkânı olacağına dair bir veri tespit edilemediği, şüphesiz ki bu durum davacı şirketlerin iflâsına karar verilmediği takdirde bilançodaki aktif ve pasif dengesinin daha da bozulmasına yol açacağı, bu nedenle raporlarda da irdelendiği üzere borçlunun mal varlığının korunması açısından iflasın açılması gerekmekte olup İİK m.292/f.1-bend (a) hükmünde belirtilen bu şart dahi gerçekleştiği, davacılar lehine geçici mühlet kararı verilmesinden sonra komiser heyeti atanmıştır. Komiser ücretlerinin davanın açıldığı tarih itibariyle ödenmeye başlandığı, ancak 05/03/2025 tarihi itibariyle hazırlanan raporda 08/02/2025 tarihinde tahakkuk etmiş olan toplam 438.600,00 TL ücretin ödenmediği, bu ücretlerin hüküm duruşmasının icra olunacağı gün itibariyle ve gecikmeli ödendiği, ayrıca konkordato komiser heyetinin 05/03/2025 tarihli raporlarında da açıkladıkları üzere, süreç içinde komiserlerin bir kısım kayıt ve belgelerin sunulması noktasında ihtarda bulunmalarına rağmen ihtarlarına uyulmadığı, bu noktada kendilerine geri bildirim yapılmadığı noktasında dahi açık tespitler mevcut olduğu, oysaki konkordato sürecinin yönetimi açısından düzenli belge akışının sağlanması ve talep edilen belgelerin komiser heyetine gecikmeksizin ulaştırılması büyük önem arz ettiği, davacı şirketlerin tamamının, en başta kendilerine verilmiş olan talimata ve yapılan uyarılara rağmen komiser talimatlarına uymadıkları anlaşıldığı, binu hal ise, İİK m.292/f.1-bend (c) hükmünde belirtilen somut koşul vakıanın dahi gerçekleştiğini gösterdiği, davacı şirketler için yukarıda açıklanan tüm gerekçelerin bu noktada davacı gerçek kişi için dahi aynen geçerli olduğu, tüm bu gerekçelerin öncelikle davacı gerçek kişi yönünden dahi konkordato talebinin reddini gerektirdiği, esasen temsilci Muhamemed ... iflasa tabi kişilerden olmayıp, davacı gerçek kişinin konkordato talebinin başarıya ulaşması tamamen şirketlerin mukadderatına bağlı tutulduğu, zaten davacı Muhammed ...'ın konkordato talebinin başarıya ulaşamayacağı ise gerek konkordato komiser heyeti raporları ile gerekse bilirkişi kurulu raporları ile sabit olduğu, davacı gerçek kişinin şirketlerin borçlarına karşılık kefaleti olabilecek kişi olsa da şirketlerin iflâsları durumunda davacı gerçek kişi yönünde dahi konkordatonun tasdiki mümkün olmadığı, o halde davacı gerçek kişinin konkordato talebinin kendine özgü ve somutlaşmış bir proje olarak varlığının dahi kabul edilemeyeceği, buna göre gerek davacı şirketler gerekse gerçek kişi yönünden talep irdelendiğinde davacı şirketler hakkında iflas kararı verilmemesi durumunda faaliyet zararlarının artacağı, nitekim arttığı, hatta mevcut hali ile ileride adi alacaklıların alacaklarını alma ihtimalinini dahi büyük risk taşıdığı, bu yöne ilişkin finansal, muhasebesel açık verilerin belirtildiği göz önünde tutulduğunda davacı şirketlerin dayanmış oldukları projenin finansal, işletmesel olarak gerçekleşemeyeceği, daha önemlisi konkordatonun başarıya ulaşmayacağı kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki konkordato kaynağı olarak sermaye artışı ile ilgili müteaddit defa uyarılmasına rağmen davacıların hiçbir planlama yapmadıkları, yine uyarılmalarına rağmen alacaklarla ilgili yedi aylık sürede hiçbir hesap mutabakatının sunulmadığı, davacı ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin borca batık olmadığı yönündeki beyana rağmen canlı hayvan stoklarına ilişkin dayanak belgelerin tüm ibraz taleplerine rağmen sunulmadığı, yine kıymet takdir raporlarına dahi hüküm aşamasına kadar açık bir itiraz yapılmadığı, kefiller tarafından ödenen ve bankalar tarafından haksız olarak tahsil edilen çekler nedeniyle borç miktarının düştüğü yönündeki beyanların soyut olarak son ana kadar belirtildiği, komiser heyetinin tüm beyanlarına rağmen kayıt ve belgelerin sunulmadığı, hatta daha da önemlisi ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin GOP'taki şubesi dışında herhangi bir faaliyetin bulunulduğuna dair hiçbir ödeme onayı alınmadığı dahi yine 05/03/2025 tarihli komiser heyeti raporunda dahi açıklandığı, raporda açıklandığı üzere zorunlu faaliyet giderlerinin karşılandığını gösterecek hiçbir işlem gösterememiş olması dahi aslında davacıların faaliyetlerinin dahi genel anlamda durduğunu gösterdiği, tüm davacı şirketlerin güncel olarak batık olduğu dahi sabit olduğu, konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisi yargılama sırasında mahkememizce çağrılmış, dinlenilmiş, kanunun amir hükümleri yerine getirildiği, ayrıca kesin mühlet aşamasında açılan duruşma günü ilan edildiği gibi duruşma açılmak suretiyle kesin mühlet kaldırıldığı, şirketler yönünden iflâs kararı verildiği, mahkememizce yapılan değerlendirmeler karşısında ise artık konkordatonun tasdiki mümkün görülmediği, buna mukabil iflasa tabi olmayan gerçek kişi yönünden ise aynı gerekçelerle konkordato talebinin reddolunması gerektiği mahkememizce takdir edildiği gerekçesiyle 931831-0 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... TOPRAK MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin, 470104-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin, 242397-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ...GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin,... T.C.kimlik numaralı davacı Muhammed ...'ın, konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, Adı geçen davacı şirketler ve gerçek kişi hakkında mahkememizce verilmiş olan tüm mühlet kararlarının ve tüm tedbir kararlarının 21/03/2025 günü saat 15:43 itibariyle kaldırılmasına, Davacılardan 931831-0 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... TOPRAK MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin, 470104-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin, 242397-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ...GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin ayrı ayrı iflasına, 54879-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacılar 931831-0 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... TOPRAK MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin, 470104-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin, 242397-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ...GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 21/03/2025 günü saat: 15:43'den itibariyle iflasının açılmasına, Davacı şirketler hakkındaki İflas tasfiyesinin İstanbul İflas Müdürlüğünce basit tasfiye usulüne göre icrasına, ... T.C.kimlik numaralı davacı Muhammed ... 1.sınıf tacir olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme tarafından kesin mühlete geçilmesine rağmen 1-1,5 ay ara ile duruşma günü verilmesinin alacaklıların müvekkilleri üzerindeki baskısını artırdığı gibi müvekkili şirketlerin ve dolayısıyla yetkilisinin söz konusu baskı sebebiyle iş yapabilme alanını engellediğini neticeten bu durumun konkordatonun amacı ile bağdaşmadığını, şirketlerin hali hazırda faaliyetlerine devam etmekte olup normal faaliyetlerine döndüğünü faaliyetlerine ek olarak yeni işler ve projelere başladığını, hatta konkordato öncesi faaliyetlerine ek olarak müvekkillerinden ...Gıda şirketinin geçici mühlet tarihinden sonra Gaziosmanpaşa da 800 m2 satış ve teşhir mağazası açılışı yaptığını, ... ve ... Toprak şirketlerinin ise Hatay ilinde birçok özel firmaya beton satışı ve beton santraline hammadde nakliyesi yapmak suretiyle özel işler aldığını ve nakit döngüsünün hızlandığını, bununla birlikte komiser heyeti onayı ile gelinen süreç içerisinde işçi borçlarının büyük bir çoğunluğunun ödendiğini, olup iflas kararının açılması ile birlikte bir çok personelin işsiz kaldığını, tüm bu hususlar ışığında mahkemenin şirketlerin faaliyetine devam edemediği, her geçen gün borca batıklığın arttığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin şirketin nakit döngüsünü sağlamak ve iyileşme sağlayarak borç ödemelerini gerçekleştirebilmesi için, nakdi sermaye artırımına gidileceği yönünde taahhütte bulunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen bu hususların raporlarda gözardı edildiğini, yine şirket ortağı davacı ... ...'ın ...Gıda Tarım Hayvancılık San Ve Tic. Ltd. Şti.'nden mevcut bulunan alacağı olan 31.689.630,67 TL alacağından, ... A.Ş. 'den mevcut bulunan alacağı olan 7.847.433,07 TL alacağından, ... Toprak Madencilik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'den mevcut bulunan alacağı olan 12.038.253,47 TL alacağından vazgeçerek yukarıda zikredilen sermaye artırımına ilaveten sermayeye ilave edeceği tüm projelerde belirtilmiş olmasına rağmen hükme esas raporlarda bu taahhütlere yer verilmemesinin de raporların eksik inceleme neticesinde tanzim olunduğunun bir göstergesi olduğunu, mahkemenin bankalarca tahsil olunan çeklere istinaden müvekkilleri tarafından belge sunulmadığı ve/veya bilgi verilmediği yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, müvekkillerden ...Gıda Tarım Hayvancılık San Ve Tic. Ltd. Şti.'nin stokları sipariş avansı olarak revize edildiği ve 280.000.000,00 TL sipariş avansına karşılık verilen çeklerden takribi 85.000.000,00 TL çekin iade alındığı, iade alınan çek suretlerinin mahkemenin ara kararı gereği dosyaya ibraz edilmesi nedeniyle bu konuda belge sunulmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, 31.12.2025 tarihi itibari ile mizan ve bilançoların komiser heyetine teslim edildiğini, mahkeme tarafından alınan gerek kök gerekse de ek bilirkişi teknik heyet raporu bilimsel ve somut verilerden uzak, tamamen farazi bir değerlendirmeye dayandığını, kıymet takdirinin emsal verilerle ve somut belgeler ile yapılması gerektiğini, raporlara ilişkin beyan ve itiraz dilekçelerimizde ayrıntılı olarak izah olunduğu üzere eksik inceleme neticesinde tanzim olunan raporlar esas alınarak düzenlenen komiser raporu ve neticeten mahkeme hükmünün usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden her üç şirketinde muamele merkezlerinin Eyüpsultan, diğer konkordato talep eden gerçek kişinin yerleşim yerinin de Eyüpsultan ilçesi olması dikkate alındığında tüm gerçek ve tüzel kişiler yönünden görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talepte bulunulmuştur. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep edenler hakkında 06.08.2024 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 25.10.2024 tarihli ara karar ile geçi mühlet süresinin 2 ay ek süre verilerek 25.12.2024 tarihine uzatıldığı, 20.12.2024 tarihli celsede 20.12.2024 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, komiser heyetinin 04.02.2025 tarihli raporu sonrası 21.03.2025 tarihli celsede yukarıda yer verildiği şekilde konkordato taleplerinin reddi ile şirketlerin iflasına dair karar verildiği, karara karşı konkordato talep edenler vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.Konkordato talep edenlerin ön projesi:"tasdik kararından itibaren 3,5 yıl vadede tüm borçların ödenmesi"şeklindedir.Konkordato talep edenlerin 03.12.2024 tarihli revize projesi:"Adi Konkordato (3+2+12+6) 23 Ay geri ödemesiz, konkordato tasdik kararının kesinleşmesini takip eden ilk ay sonu başlamak üzere 24 ay içerisinde konkordato kapsamındaki adi borçlarınmızın 2'şer aylık eşit taksitler halinde toplam 12 taksitte ödenmesi” şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince 21.03.2025 tarihli celseye ilişkin konkordato talep eden şirketlere ayrı ayrı şirket yetkilisinin dinlenilmesi amacıyla çıkarılan davetiyelerin şirketlerin yetkilisi ... ...'a 01.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 04.02.2025 tarihli raporunda:"...DAVACI ...GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ YÖNÜNDEN; Davacı şirketin revize konkordato projesinde alacak tahsili yaratmayı ön gördüğü kaynağın dayanak belgelerinin sunulmaması nedeniyle soyut gözükmesi ve faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın ise geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, Şirketin en güncel olan 31/12/2024 tarihli bilançosuna göre varlıklarının borçlarını 111.133.294,65 TL fazlasıyla karşılamakta olduğu ve kaydi yönden borca batık durumda olmadığı, komiser heyetimizce alınmış olan kıymet takdir raporları ile sayın Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre tanzim edilen 31/12/2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre ise borçlarının varlıklarından 107.314.809,76 TL tutarında fazla olduğu ve rayiç değerlere göre şirketin borca batık durumda olduğu, komiser heyetimizce TTK'nun 376. Maddesine dayanılarak çıkarılan tebliğ hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre de şirketin 106.386.062,06 TL borca batık durumda olduğu,DAVACI ... ANONİM ŞİRKETİ YÖNÜNDEN; Davacı şirketin revize konkordato projesinde alacak tahsili yaratmayı ön gördüğü kaynağın dayanak belgelerinin sunulmaması nedeniyle soyut gözükmesi ve faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın ise geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, Şirketin en güncel olan 31/12/2024 tarihli bilançosuna göre varlıklarının borçlarını 119.775.177,45 TL fazlasıyla karşılamakta olduğu ve kaydi yönden borca batık durumda olmadığı, bununla birlikte komiser heyetimizce alınmış olan kıymet takdir raporları ile sayın Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre tanzim edilen 31/12/2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre ise borçlarının varlıklarından 148.452.824,50 TL tutarında fazla olduğu ve rayiç değerlerin göre borca batık durumda olduğu, şirketin 2023 yılında kurulduğu ve yabancı para yükümlülüğünden kaynaklı bir zararı bulunmadığından TTK'nun 376. maddesine dayanılarak çıkarılan tebliğ kapsamında borca batıklık tutarının değişmediği, DAVACI ... TOPRAK MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ YÖNÜNDEN; Davacı şirketin revize konkordato projesinde faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir. gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, Şirketin en güncel olan 31/12/2024 tarihli bilançosuna göre borçlarının varlıklarından 11.637.049,30 TL fazla olduğu ve kaydi yönden borca batık durumda olduğu, komiser heyetimizce alınmış olan kıymet takdir raporlarına ve sayın Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre tanzim edilen 31/12/2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre ise borçlarının varlıklarından 116.221.536,07 TL tutarında fazla olduğu ve rayiç değerlere göre de borca batık durumda olduğu, komiser heyetimizce TTK'nun 376. maddesine dayanılarak çıkarılan tebliğ hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre de şirketin 114.494 449,77 TL borca batık durumda olduğu,DAVACI GERÇEK KİŞİ ... ... YÖNÜNDEN; Davacı gerçek kişinin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı ve başarı şansının bulunmadığı, Davacı gerçek kişinin iflasa tabi kişilerden olmadığı," şeklinde kanaat bildirilmiştir.Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 05.03.2025 tarihli raporunda:"...Bir önceki raporumuzda ayrıntılı olarak tespit ve hesap edildiği üzere davacı şirketlerin borca batık durumda olduğu, sayın Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının da bu durumu teyit eder nitelikte olduğu, Davacı gerçek kişinin iflasa tabi kişilerden olmadığı, Kesin mühlete geçiş öncesinde dosyaya sunduğumuz ve kesin mühlet içerisinde dosyaya sunduğumuz bir önceki raporda ayrıntıları açıklandığı üzere tüm davacılar yönünden konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, sayın Mahkemece alınan bilirkişi raporunun da bu durumu teyit eder nitelikte olduğu, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacılar vekilinin itirazlarının sonuca bir etkisinin olmadığı, Davacı şirketlerin temsil ve ilzam yetkililerinin davacı gerçek kişi ... ... olduğu, davacılardan ...Ltd. Şti. tarafından geçici mühlet içerisinde bir şube açılışı yapıldığı ve bu şubenin temsilcisinin ise Ertuğrul Aksakal olduğu, İİK'nın 292. maddesindeki şartlar yönünden bakıldığında davacı şirket açısından rapor içerisinde açıklanan gerekçelerle a ve b maddesindeki şartların gerçekleştiği dolayısıyla konkordato mühletinin kaldırılması gerektiği ve borca batık durumda gözükmesi sebebiyle takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere iflas kararı da verilebileceği, c ve d maddesindeki şartların ise gerçekleşmediği, Müteakip kez ücretlerin ödenmesinin ihtar edilmesine ve ücretlerin ödeneceğinin bildirilmesine rağmen 08/02/2025 tarihinde tahakkuk etmiş olan komiser ücretlerinin halen dahi ödenmediği, ayrıca, yeni duruşma tarihi 21/03/2025 olarak belirlenmiş olup sayın Mahkemece aksi bir karar alınmadığı sürece bu tarihe kadar da görevimizin devam edeceği gözetildiğinde 08/03/2025 tarihinde tahakkuk edecek olan ücretin de depo edilmesi gerektiğinin sayın Mahkemenin bilgi ve takdirlerine arz olunduğu, İşbu rapor tarihi itibariyle tahakkuk edipte ödenmeyen komiser ücretinin her bir komiser için 08/02/2025 - 08/03/2025 arası 1 aylık dönem için 102.000,00 TL'den 3 komiser için toplamda 306.000,00 TL olduğu, ödenmemesi halinde duruşma tarihi olan 21/03/2025 tarihi itibariyle ödenmemiş olan komiser ücretinin ise her bir komiser için 08/02/2025 - 08/03/2025 arası 1 aylık dönemi için 102.000,00 TL ve 08/03/2025 - 21/03/2025 kıst dönemi için 44.200,00 TL olmak üzere 146.200,00 TL'den 3 komiser için toplamda 438.600,00 TL olacağı, bu bakımdan açıklanan komiser ücretlerinin (her bir komiser bakımından 146.200,00 TL ve toplamda 438.600,00 TL) hüküm altına alınması hususu Sayın Mahkemenin Takdirine arz edilmektedir." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 20.03.2025 tarihli raporunda:"...Davacı vekilinin bir önceki komiser raporumuza yönelik 13/03/2025 tarihli itiraz dilekçesindeki itirazlarının heyetimizce incelenmesi neticesinde yukarıda açıklanan gerekçelerle bir önceki raporumuzdaki tespit, değerlendirme ve görüşlerimizde hiçbir değişiklik yaratmadığı, Bir önceki raporumuzdan iş bu raporumuz tarihine kadar olan dönemde komiser ücretlerinin depo edilmesi haricinde davacı lehine bir gelişme olmadığı, Borca batıklık ve konkordatonun başarı ihtimaline ilişkin ve diğer tüm hususlarda bir önceki raporumuzdaki görüşlerimizin aynen muhafaza edilmekte olduğu, Bir önceki raporumuzun 7. maddesinde kanli ve 21/03/2025 duruşma tarihine kadar muaccel olacağı bildirilen komiser ücretlerinin tamamının 20/03/2025 tarihinde dosyaya depo edildiği, bu sebeple 21/03/2025 duruşma tarihi itibariyle tahakkuk edip ödenmeyen hiçbir komiser ücretinin bulunmadığı,." şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince SMMM, makine mühendisi, ziraat mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı ve nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 29.01.2025 tarihli raporda:"...şirketin konkordato döneminde öngörülen kârlılığı sağlayamadığı gibi çok ciddi tutarda zarar ettiği ve ayrıca ticari alacaklarından yapılacak tahsilatlarını somutlaştırıcı bir belge sunulmadığı tespit edilmiş olup, bu nedenle bu aşamada davacının kaynaklarının soyut olduğu değerlendirildiğinden komiser heyetinin “davacı şirketin revize konkordato projesinde alacak tahsili yaratmayı öngördüğü kaynağın dayanak belgelerinin sunulmaması nedeniyle soyut gözükmesi ve faaliyet kârları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın ise geçmiş yıllara ve cari yıla ait mali verileri ile mühlet içerisindeki faaliyet verilerine göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin

bulunmadığı değerlendirildiği, şeklindeki görüşüne iştirak edildiği, davacı gerçek kişinin borçlarını karşılayacak mal varlığının bulunmaması, şirketlerin projeleri ile sıkı sıkıya bağlı olarak projesinin düzenlemiş olduğu görülmüş olup, şirketlerin kaynaklarının yukarıdaki açıklamalar ile soyut olma ihtimali yüksek olması nedeniyle komiser heyetinin davacı gerçek kişinin konkordato projesinin de uygulanabilir olmadığı ve başarı şansının bulunmadığı şeklindeki görüşüne iştirak edildiği, sunmuş olduğu projesinde yer alan kaynakların yetersiz kalma ihtimalinin yüksek bir ihtimal olması ve borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin kuvvetle muhtemel olmadığı değerlendirilmiş olup, nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, borçlunun mali durumunu iyileştirme ihtimalinin olup olmadığı hususunda konkordatonun başarıya ulaşması kavramının içinde borçlunun mali durumunun iyileşmesi ihtimalinin mevcudiyeti ve konkordatonun alacaklılar tarafından kabulü ve tasdiki ihtimalinin varlığının birlikte yer aldığı, konkordato sürecinin mahiyeti (borçlunun devam etmekte olan ticari faaliyetinin başarısının kısmen genel ekonomik durumdaki gelişmeler gibi harici unsurların da etkisi dolayısıyla tam bir kesinlikle tahmin edilmesinin mümkün bulunmaması) dikkate alındığında borçlunun mali durumunun iyileşmesi ihtimalinin komiser raporunda kesin bir ifade ile sonuca varılacak şekilde belirtilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda şirketin mali durumunun iyileştirmesinin “gerçekçi olarak öngörülebileceği”nin tespit edilmesinin yeterli olduğunun ifade edildiği, mahkeme önünde derdest konkordato talebinde geride kalan mühlet sürecinde borçlu şirketlerin gerek hedeflemiş olduğu satış ve kârlılığı yakalayamamış olması gerek kaynak olarak gösterilen ticari alacaklarını somutlaştırmaması gibi hususlar nazara alındığında şirketin mali durumunun iyileştirme ihtimalinin bulunmadığının düşünüldüğü, bu itibarla konkordato revize projelerinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, nihai takdir ve kanaatin mahkemeye ait olduğu, konkordatoya tabi alacakların, konkordato mühleti sonunda ödenebilecek durumda olup olmadığı hususunda ise yapılan incelemeler neticesinde borçlu şirketlerin borçların ödenmesine ilişkin kaynak tablolarının projelerinde yer almadığı, bununla birlikte projelerde yer alan nakit akım tablolarına göre kaynak olarak ticari alacaklardan yapılacak tahsilatlar ve faaliyetlerden elden edilecek nakit ile borçların ödeneceği planlandığı, ancak inceleme sonucunda davacı şirketlerin kârlılık öngörüsünü kâr öngörüsünü tutturamamış, hatta çok ciddi tutarlarda zarar etmiş, bu zarar nedeniyle kaynak açığı meydana geldiği hususu nazara alındığında davacı şirketlerin mali verilerine göre ve faaliyet hacmine göre

hedeflediği satış ve kar hedeflerine ulaşması ve yaratmayı ön gördüğü kaynağı yaratması mümkün gözükmediğinden faaliyetlerine devam etmesi halinde alacaklıların, alacaklarını konkordato mühleti sonunda tahsil etmesinin kuvvetle muhtemel olmayacağı kanaatine varıldığı, gerek kaydi rayiç gerek TTK m.376 hükmüne dayanılarak çıkarılan tedbir hükümlerine göre tüm davacı şirketlerin borca batık olduğu, kaynakların yetersiz kalma ihtimalinin yüksek olduğu, tüm borçluların konkordatosunun başarıya ulaşmaması kuvvetle muhtemel olduğu, konkordatonun başarıya ulaşması kavramı içinde borçlunun mali durumunun iyileşmesi ihtimalinin varlığı ve konkordatonun alacaklılar tarafından kabulü ve tasdik ihtimalinin varlığı yer alsa da, mevcut olan komiser heyeti raporu ve bilirkişi kurulu raporuna göre davacı şirketlerin çok ciddi zarar içerisinde olduğu, satış ve kâr hedeflerine ulaşmasının mümkün olmadığı, hatta mühlet sonucunda alacaklıların alacaklarını tahsil etmesinin dahi kuvvetle muhtemel olamayacağı, bu suretle konkordatonun başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olmadığı açık olduğu gibi bir an için tasdike dair diğer hususlar sağlanmış olsa dahi sürekli zarar eden, kaynak açığı oluşan davacı şirketlerin teklifleriyle kaynakları arasında orantısızlık durumunun giderek alacaklılar aleyhine giderek artacağı, bu suretle borçlu yönünden konkordato tasdik şartının gerçekleşmeyeceği..." aynı bilirkişi heyetinden aldırılan 03.03.2025 tarihli ek raporda ise:""kök raporda yapılan kıymet takdirlerine ilişkin itirazlar yönünden kök raporda değişikliğe gidilmediği, davacılar vekilin itirazlarını destekler nitelikte kayıt ve belge sunulmadığı, bu aşamada davacılar vekilinin itirazlarının soyut kaldığı, komiser heyet raporu ile heyet raporu arasında sadece Sütçu Yusuf firmasının borca batıklık durumu yönünden çelişkinin bulunduğu, burada da komiser heyetinin görüşüne iştirak edildiği, buna göre; her üç davacı şirketin güncel olarak ayrı ayrı borca batık durumda olduğu, davacı gerçek kişinin iflasa tabi kişilerden olmadığı" her dört davacı açısından ise konkordatonun başarıya ulaşabilmesinin kuvvetle muhtemel olmadığı..."şeklinde kanaat bildirilmiştir.İİK'nın 292. maddesinde; "(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md).d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.10.2025 tarih ve 2025/2752 E., 2025/3487 K. sayılı ilamı:"Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile talep eden şirketin konkordato projesinde yer alan önemli kaynaklardan Karaca Tekstil şirketinin de konkordato sürecinde bulunduğu, ilgili şirketin üretimin tamamıyla durduğu, mal stokların bulunmadığı gibi halı makinalarının bazı parçalarının olmadığı tespiti doğrultusunda kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. "şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarih ve 2025/1481 E., 2025/2261 K. sayılı ilamı:"Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin değerlendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle talep eden şirketin işçilik ücretlerini ödeyemediği, kamu borçlarının sürekli arttığı, ticari faaliyetlerine devam ettiğini kayıtlarına yansıtmadığı kaynakları itibariyle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali olmadığı gibi komiser heyeti tarafından davacı şirket yetkilisinin 27.10.2023 tarihli " komiser ilk toplantı tutanağı başlıklı " belge ile bilgilendirilmesine rağmen, komiserler tarafından kayıtların doğruluğunu teyit amaçlı bilgilerin istenildiğinde sunmaması ve benzeri hususlarda bilgilendirilmesine rağmen komiser heyetinin talep ettiği belgelerden sadece 31.12.2023 tarihli mali tablolarının sunulması suretiyle komiser talimatlarına uymadığı anlaşıldığından; İİK'nın 292/1-c maddesinde belirtilen komiser talimatlarına uymama koşulunun da somut olayda gerçekleştiği, bu nedenlerle davacı şirketin İİK'nın 292/1-b ve c maddesi uyarınca iflasına karar verilmesinin hukuka aykırı olmadığı anlaşıldığından talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarih ve 2022/1675 E., 2022/4225 K. sayılı ilamı:"Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Bu amaç doğrultusunda hareket eden borçlunun konkordato projesine esas olan mali verileri şeffaf ve denetime elverişli olmalı, konkordato projesi ise somut ve uygulanabilir bir öngörüye dayanmalıdır. Ancak somut olayda, davacı borçlunun konkordato projesinde konkordatoyu başarıya ulaştıracak nitelikte somut bir faaliyet ve bu faaliyet sonucunda elde edilecek gelir projeksiyonu belirtilmediği gibi geçici mühlet sürecinde düzenlenen komiser raporunda davacının faaliyetinin bulunmadığı ve 2021 yılına ilişkin bilanço verilerinde zarar ettiği görülmektedir. Davacı borçlunun aktif ve pasif malvarlığının değerlendirilmesinde ise varlıklarının borçlarını karşılamadığı yani borca batık olduğu anlaşıldığına göre; İİK’nın 292/1-a,b bentleri gereğince iflas kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir."şeklindedir.Konkordato talep eden ... Toprak Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin peyzaj ve çiçekçilik alanında faaliyet gösterdiği, yetkili temsilcisinin ... ... olduğu, mühlet içerisinde şirketin faaliyetlerinin diğer davacı şirket ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ye ait Gaziosmanpaşa ilçesinde açılmış olan şubede yürütülmeye başlandığı, merkez adresinin ise kullanılmadığı, yazılı olmasa da fiili olarak faaliyetlerin yürütüldüğü adresin değiştiği, şirketin mühlet içerisinde çok sınırlı miktarda faaliyette bulunduğu, revize projesinde 2024 yılında 8.528.494,60 TL kar hedeflemesine rağmen 26.905.330,23 TL zarar ettiği, komiser heyeti raporuna göre 114.494.449,77 TL, bilirkişi heyeti raporuna göre 110.445.011,93 TL miktarında borca batık durumda olduğu, komiser heyetine mali kayıt ve belgelerin ibrazı için davacı borçluya süre tanınmış ise de projenin uygulanabilir olduğunu ortaya koyan herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, yaklaşık 7 aylık sürede hiçbir hesap mutabakatının sunulmadığı ve davacı şirketin revize konkordato projesinde faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı mevcut verilere göre nakdi sermaye artışı ile yaratılması planlanan kaynak soyut durumda olduğu, nakdi sermaye artışının şirket ortağının şahsi malvarlıklarından karşılanacağı beyan edilmiş ise de aynı zamanda konkordato talep etmiş olan şirket ortağının sermaye artışında kullanabileceği herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, şirketin gelir getirici faaliyetlerinin arttığını ve konkordato revize projesi kapsamında hedeflerine ulaşmasının öngörülebildiği bir durumun bulunduğuna yönelik dosyaya yansımış finansal verilerinde bulunmadığı, konkordato komiser heyeti ve bilirkişi heyeti raporunun benzer tespitler içerip birbiri ile örtüştüğü, geçici ve kesin mühlet aşamasındaki tedbirlere rağmen gelinen aşamada konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve borca batık olan şirketin malvarlığının korunması için İİK'nın 292. maddesindeki koşullarının oluşması nedeniyle konkordato talebinin reddi ile iflas kararı verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.Konkordato talep eden ... Anonim Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin konut inşaatı alanında faaliyet gösterdiği, yetkili temsilcisinin ... ... olduğu, mühlet içerisinde şirketin faaliyetlerinin diğer davacı şirket ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ye ait Gaziosmanpaşa ilçesinde açılmış olan şubede yürütülmeye başlandığı, merkez adresinin ise kullanılmadığı, yazılı olmasa da fiili olarak faaliyetlerin yürütüldüğü adresin değiştiği, şirketin mühlet içerisinde Hatay'da alt taşeron sıfatıyla bir iş aldığı ve faaliyetlerinin büyük kısmını oraya kaydırdığı, revize projesinde 2024 yılında 43.000.000,00 TL kar hedeflemesine rağmen 30.065.822,74 TL zarar ettiği, komiser ve bilirkişi heyeti raporlarına göre 148.452.824,50 TL miktarında borca batık durumda olduğu, komiser heyetine mali kayıt ve belgelerin ibrazı için davacı borçluya süre tanınmış ise de projenin uygulanabilir olduğunu ortaya koyan herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, yaklaşık 7 aylık sürede hiçbir hesap mutabakatının sunulmadığı ve davacı şirketin revize konkordato projesinde faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, mevcut verilere göre nakdi sermaye artışı ile yaratılması planlanan kaynağın soyut durumda olduğu, nakdi sermaye artışının şirket ortağının şahsi malvarlıklarından karşılanacağı beyan edilmiş ise de aynı zamanda konkordato talep etmiş olan şirket ortağının sermaye artışında kullanabileceği herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, şirketin gelir getirici faaliyetlerinin arttığını ve konkordato revize projesi kapsamında hedeflerine ulaşmasının öngörülebildiği bir durumun bulunduğuna yönelik dosyaya yansımış finansal verilerinde bulunmadığı, olumlu bir durum olarak bildirilen Hatay ilinde alınan işin hacmi itibariyle tek başına konkordatonun başarıya ulaşacağına dair kanaat oluşturmadığı, konkordato komiser heyeti ve bilirkişi heyeti raporunun benzer tespitler içerip birbiri ile örtüştüğü, geçici ve kesin mühlet aşamasındaki tedbirlere rağmen gelinen aşamada konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve borca batık olan şirketin malvarlığının korunması için İİK'nın 292. maddesindeki koşullarının oluşması nedeniyle konkordato talebinin reddi ile iflas kararı verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.Konkordato talep eden ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin et ve süt üretimi ile ticareti alanında faaliyet gösterdiği, yetkili temsilcisinin ... ... olduğu, şirketin konkordato öncesinde merkez adresinde et ve süt üretim faaliyetinde bulunmakta iken halihazırda merkez adresinde bu faaliyetlerin yürütülmediği, faaliyetlere mühlet içerisinde açılan şubede et ve süt ürünlerinin alım-satım yolu ile devam edildiği, konkordato sürecinde şirketin istihdam ettiği işçi sayısının azaldığı ve geçmiş dönemlere göre daha kısıtlı faaliyette bulunulduğu, halihazırda şirketin faaliyet isteğinde olduğu ve faal durumda bulunduğu, mühlet içerisinde Gaziosmanpaşa ilçesinde açmış olduğu perakende satış mağazasında et ve süt ürünlerinin alım - satımını yaparak faaliyetlerine devam ettiği, revize projesinde 2024 yılında 75.000.000,00 TL kar hedeflemesine rağmen 18.757.292,44 TL zarar ettiği, komiser heyeti raporuna göre 106.386.62,06 TL miktarında borca batık durumda olduğu, bilirkişi heyeti kök raporuna göre ise 119.656.763,35 TL miktarında öz varlığı olup borca batık olmadığı bildirilmiş ise de, 03.03.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda ise farklılığın borçlu şirketin stoklar ve verilen sipariş avansları hesabı arasında yapılan virman kayıtlarından kaynaklandığının anlaşıldığı ve 31.12.2024 tarihindeki düzeltme kaydına esas bilgi ve belgenin bulunmadığı ve şirket tarafından virman kaydına konu edilen 31.12.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı muhasebe kaydı ile 288.500.789,54 TL 150.01 canlı hayvan stokları hesabından çıkılarak ve 159.01 verilen sipariş avansları hesabına aktarılma işleminin kaydının yok sayıldığı bildirilerek borca batıklık hesabında komiser heyetinin görüşüne iştirak edildiği, komiser heyetine mali kayıt ve belgelerin ibrazı için davacı borçluya süre tanınmış ise de projenin uygulanabilir olduğunu ortaya koyan herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, yaklaşık 7 aylık sürede hiçbir hesap mutabakatının sunulmadığı, canlı hayvan stoklarına ilişkin listenin ve dayanak belgelerin ibraz edilmediği, rayiç bilançoda ise stoklar hesaplarına ilişkin olarak 31.12.2024 tarihinde yapılan düzeltme kaydına esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin sunulmadığı ve davacı şirketin revize konkordato projesinde faaliyet karları ile yaratmayı ön gördüğü kaynağın geçmiş yıllara ait mali veriler ve güncel mali verilere göre yaratılmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle davacı şirketin revize konkordato projesinin inandırıcı ve uygulanabilir gözükmediği, revize projedeki kaynaklar yaratılamayacağından ötürü konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, mevcut verilere göre nakdi sermaye artışı ile yaratılması planlanan kaynak soyut durumda olduğu, nakdi sermaye artışının şirket ortağının şahsi malvarlıklarından karşılanacağı beyan edilmiş ise de aynı zamanda konkordato talep etmiş olan şirket ortağının sermaye artışında kullanabileceği herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, şirketin gelir getirici faaliyetlerinin arttığını ve konkordato revize projesi kapsamında hedeflerine ulaşmasının öngörülebildiği bir durumun bulunduğuna yönelik dosyaya yansımış finansal verilerinde bulunmadığı, olumlu bir gösterge olarak bildirilen Gaziosmanpaşa şubesinin açılarak faaliyete girmesinin ise şirketin mali verileri itibariyle tek başına konkordatonun başarıya ulaşacağına dair kanaat oluşturmadığı, iade alındığı bildirilen çeklere ilişkin dayanak belgelerin sunulmadığı, bankalar tarafından haksız tahsil edildiği ve kefiller tarafından ödendiği beyan edilen miktarların hesaplamalarda dikkate alınmamasında isabetsizlik bulunmadığı, konkordato komiser heyeti ve bilirkişi heyeti ek raporunun benzer tespitler içerip birbiri ile örtüştüğü, geçici ve kesin mühlet aşamasındaki tedbirlere rağmen gelinen aşamada konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve borca batık olan şirketin malvarlığının korunması için İİK'nın 292. maddesindeki koşullarının oluşması nedeniyle konkordato talebinin reddi ile iflas kararı verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.Konkordato talep eden ... ... yönünden yapılan değerlendirmede; konkordato talep eden geçek kişinin şirketler dışında bir çalışması ve gelirinin bulunmadığı, konkordato projesinde kefil olunan miktarın 156.840.446,12 TL olarak bildirildiği, komiser heyetince kıymet takdir raporuna göre gerçek kişiye ait ipotekli olan taşınmazların toplam değerinin 60.176.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmediğinin anlaşıldığı, iflasa tabi kişiler olmaması ile şirketlerin borçlarına kefil olunması nedeniyle konkordatoya başvurduğu, kendilerine özgü bir projesi bulunmadığı gibi hedeflerin şirkete bağlı olduğu, alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edildiği, kendine özgü hedef içermeyen projenin uygulanabilir olmadığı yukarıda yer verilen sebeplerle şirketlerin konkordato projesinin reddinin gerekmesi karşısında ... ...'ın da benzer durumda bulunduğu anlaşılmakla konkordato talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Konkordato talep edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harçları ve 615,40 TL istinaf karar harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep edenler üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.ç maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 293/2. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/776, K. 2025/1335, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-776-e-2025-1335-k-3b26782ace43