Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2025/765 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/765
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/765 - 2026/32 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/765 KARAR NO : 2026/32 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2021 NUMARASI : 2019/370 E. - 2021/378 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/11/2021 tarih ve 2019/370 E. - 2021/378 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2016 04653- 1,2,3 numaralı çoklu dikey soğutucu/dondurucu tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığını, bu tasarımların birebir benzeri veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde ve Türkiye’de uzun yıllardır üretilmekte ve pazarlanmakta olduğunu, TÜRKPATENT YİDK tarafından tasarımların çerçeve, kapak, ızgara yapılarındaki benzerlik ve tasarımların genel görünüm olarak bıraktığı izlenim dikkate alınmadan müvekkilinin itirazının reddedildiğini, dava konusu tasarımların gerek tasarıma yapılan itirazda gerek piyasada uzun yıllardır satışı yapılan anonimleşmiş soğutucu dolaplardan tek farkının kanopi, tekmelik ve yan kısmına “...” yazısının eklenmesi olduğunu, ancak bu küçük ayrıntıların tasarımlara yenilik katmadığını ileri sürerek, 2019/T-809 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2016 04653/1, 2, 3 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu yapılan YİDK kararıyla, davaya konu 2016 04653/1, 2 ve 3 sıra numaralı çoklu tasarımın genel izlenimi ile itiraza gerekçe gösterilen 2013 06756/1, 2013 07649/1, 2013 07649/2, 2013 08352/3, 2013 08352/4, 2013 08352/5, 2013 08352/6, 2013 08735/2, 2014 08405/1, 2015 06018/2 ve 2015 07289/2 numaralı tasarımlar ile huzurdaki başvurudan önceki tarihli internet sitelerinde yer alan ürün görsellerinin kıyaslanmasında, “Soğutucu/Dondurucu Dolap” emtiasındaki seçenek özgürlüğü de dikkate alındığında, bilgilenmiş kullanıcı gözünden bakıldığında da aralarında genel izlenim itibariyle belirgin bir farklılık bulunduğunu, YİDK kararının usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu 2016 04653/1, 2 ve 3 sıra nolu tasarımların itiraza dayanak gösterilen tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu, dikey soğutucular bakımından tasarımcının özgürlük alanının kısıtlı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu yapılan tasarımın başvurusu 17.06.2016 tarihinde yapılmış olmakla birlikte yayın erteleme talebinde bulunulduğundan 09.05.2019 tarihinde yayım gerçekleştirildiği, bu durumda yenilik incelemesi için dikkate alınması gereken tarihin 17.06.2016 olduğu, dava konusu tasarımların, davacının marka işlem dosyası ve dava dosyasında itiraz gerekçesi olarak ileri sürdüğü tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerdiği, dava konusu tasarımların, davacının marka işlem dosyası ve dava dosyasında itiraz gerekçesi olarak ileri sürdüğü çeşitli internet sitelerindeki ürün görselleri karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerdiği, dava konusu yapılan tasarımların yenilik kırıcı benzerlerine rastlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını, google arama motoru üzerinden yapılan mutlak yenilik araştırmasının yeterli olmadığını, dava konusu tasarımın, 2016/04648/1,2,3 ve 2016/04651-1,2,3 sayılı tasarımlar üzerinde küçük ayrıntılarda değişiklik yapılarak oluşturulduğunu, 2018/07052 sayılı tasarımın ise dava konusu çoklu tasarımın birebir aynısı olduğunu, 2018/07052 sayılı tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ret gerekçesi tasarımların dava konusu tasarımın yeniliğini de etkilediğini, ancak mahkemece anılan ret gerekçesi tasarımların incelenmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımla ilgili YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanarak bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 tarih ve 2022/4097 Esas- 2024/739 Karar sayılı kararında da; "... kamu düzenine ilişkin olan mutlak yenilik unsurunun, YİDK iptali davaları ile endüstriyel tasarımların 554 sayılı KHK'nın 43 üncü maddesi kapsamında hükümsüzlüğü istemli davalarda, mahkemelerce YİDK tarafından değerlendirmeye alınan, YİDK'e itiraz konusu olarak sunulan ve hatta YİDK iptali istemli davalarda taraflarca sunulan bilgi ve belgelerle dahi bağlı kalınmaksızın re'sen araştırılması ve tasarımın mutlak yenilik unsuruna sahip olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğu, YİDK tarafından da re'sen mutlak yenilik incelemesi yapılması gerektiği, YİDK'in hem itiraza mesnet bilgi ve belgeler kapsamında hem de re'sen mutlak yeniliği incelemesi gerektiği, aksinin kabulünün tasarım hukukunda mutlak yenilik unsurunun kamu düzenine ilişkin olması ilkesiyle bağdaşmayacağı, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli, 2021/11-943 E. ve 2023/288 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, ayırt edicilik unsurunun incelenmesinde mutlak yenilik unsurundan farklı olarak re'sen inceleme yapılmasının, ayırt edicilik unsurunun kamu düzeniyle ilgisi bulunmadığından mümkün olmayıp, mahkemelerce taraflarca getirilme ilkesi çerçevesinde tarafların getirdiği bilgi ve belgeler kapsamında bir inceleme yapılması gerektiği, gerek mutlak yenilik ve gerekse de ayırt edicilik incelemelerinin genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgi gerektiren hususlar olduğundan mahkemelerce alanında uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacağı..." belirtilmiştir. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda mutlak yenilik konusunda yapılan araştırma yeterli ve denetime elverişli bulunmamış, ayrıca davacı şirket vekilince bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazlarda bulunulduğu halde, mahkemece bu husustaki araştırmanın derinleştirilmesi gerekli görülmemiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olup olmadığının ve mutlak yenilik şartını sağlayıp sağlamadığının denetlenmesi, davacı vekili tarafından dava konusu tasarımın aynısı olduğu ileri sürülen 2018/07052 sayılı tasarımın yeniliğini kıran tasarımın, dava konusu tasarım bakımından da yenilik kırıcı olup olmadığının denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile belirlenmesinden sonra, varsa taraf vekillerinin rapora esaslı itirazları da giderilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı Şirket vekili tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yöntemince karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin yeterli ve denetime elverişli araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 18/11/2021 gün ve 2019/370 E. - 2021/378 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.