Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/463 E. 2025/884 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/463
- Karar No
- 2025/884
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/463 KARAR NO : 2025/884
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2024 NUMARASI : 2022/237 Esas - 2024/1020 Karar ASIL DAVADA : DAVA TARİHİ : 01/11/2016 BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/282 E, 2024/270 K DAVA TARİHİ : 29/03/2024 BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/592 E, 2024/693 K DAVA TARİHİ : 10/07/2024 DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2024 tarih 2022/237 Esas 2024/1020 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA : Davacılar vekili, 29.08.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda, araçta bulunan davacı ...'ın eşi ... ile 5 yaşındaki oğlu ...'in vefat ettiğini, diğer davacıların müteveffa ...'nin annesi ve babası olduğunu, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/349 E. sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, davalı sürücünün tutuklu olarak yargılandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 3.500,00 TL, davacılar ... ve ... için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı ... için 100,000,00 TL, davacılar ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP :Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu kaza nedeniyle, müteveffa ... yönünden 11.10.2016 tarihinde ibraname karşılığında ...'e 150.376,00 TL, davacı anne ...'a 21.314,00 TL, davacı baba ...'a 17.165,00-TL olmak üzere toplam 188.855,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, yine dava konusu kazada küçük ...'in vefatı nedeniyle raporda belirlenen 9.145,00 TL'nin davacı tarafa ödendiğini, davacı tarafın zararının karşılandığını, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacıya ait ... plakalı aracın şerit değiştirirken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, takip mesafesini ayarlamadan geçiş yaptığını, müvekkilinin çok sert fren yaparak kazayı engellemeye çalıştığını, müvekkilinin uzun süredir tutuklu olması nedeniyle büyük maddi ve manevi kaybının olduğunu, müvekkilinin kazada tam kusurlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/282 E. 2024/270 K. SAYILI DOSYASINDA TALEP : Davacılar vekilince asıl dosyada ilk derece mahkemesince verilen ve Dairemizce kaldırılan ilk karardan sonra açılan ek davada, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda müvekkillerinin maddi tazminat miktarında artış olduğunu, bakiye tazminat istemi ile bu ek davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... yönünden 1.120.658,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile (64.261,93 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... yönünden 779.183,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile (42.969,58 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, poliçe gereğince kişi başına 310.000 TL sakatlık ve ölüm teminatı olduğunu, müvekkili şirket tarafından müteveffa ... yönünden 11.10.2016 tarihinde ibraname karşılığında davacı ...'e 150.376,00 TL, davacı anne ...'a 21.314,00 TL, davacı baba ...'a 17.165,00-TL olmak üzere toplam 188.855,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/592 E. SAYILI DOSYASINDA TALEP : Davacı ... vekili, asıl dosyada ilk derece mahkemesince verilen ve Dairemizce kaldırılan ilk karardan sonra açılan ek davada, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin maddi tazminat alacağı tutarında artış olduğunu, bakiye tazminat talebi ile iş bu ek davanın açılması zaruretinin doğduğunu belirterek, müteveffa ... yönünden 2.082.048,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile (13.913,49 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ... yönünden 1.294.477,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile (300.855,00 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... yönünden 1.294.477,45 TL destek tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile (300.855,00 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davacı ...'in davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen hasar dosyası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı adı altında tespit edilen bedeli tahsil ettiği ve bu bedelin güncellenmesi sonucunda davacıya ödenmesi gerekli destekten yoksun kalma tazminatı bulunmadığı, davacı anne ...'ın kızını kaybetmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin güncellenmesi suretiyle mahsubu sonrasında bakiye 58.565,36-TL destek zararının oluştuğu, yine davacı baba ...'ın kızını kaybetmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin güncellenmesi suretiyle mahsubu sonrasında bakiye 45.828,02-TL destek zararının oluştuğu, davacı ...'ın oğlu ...'i kaybetmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin güncellenmesi sureti ile mahsubu sonrasında bakiye 40.177,45-TL destek zararının oluştuğu, bu bedellerin davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında teminat limiti içinde kaldığı ve söz konusu sigorta poliçesi uyarınca bu zarardan sorumlu olduğu, ayrıca davalı ...'nin kusur oranı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi ile birlikte söz konusu zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacı ...'in eşi ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, davacı ...'in oğlu ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile 40.177,45-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, davacı anne ve baba yönünden kızları ...'i kaybetmeleri nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin kabulü ile davacı anne için 58.565,36 TL, davacı baba için 45.828,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinde gösterilen teminat ile sınırlı kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacı ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... ve ...'ın manevi tazminat davalarının kabulü ile 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 07.03.2022 tarihli 2019/1116 E. 2022/391 K. sayılı kararı ile, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek aktif dönem için asgari geçim indirimi dahil ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, destek ...'in kaza tarihinde herhangi bir işte çalıştığına dair dosya kapsamında belge bulunmamakla birlikte, ilk derece mahkemesince desteğin kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının kesin olarak tespiti ile, ev hanımı olduğunun anlaşılması halinde, esas alınan asgari ücretin bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olması nedeniyle, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan destekten dolayı uğranılan zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağından, zarara ilişkin gelirinin AGİ’siz net asgari ücret üzerinden aktif-pasif devre ayrımı yapılmaksızın tüm hesap süresi pasif devre kabul edilerek AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; davacıların muhtemel bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak ilk derece mahkemesi kararının 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; müteveffa ...'in ev hanımı olduğu, ev hanımları için geçerli olan AGİ'siz asgari ücret parametresi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği; müteveffa ...'in 12.12.2011 doğumlu olduğu, kaza tarihinde 5 yaşında olduğu, davacı ...'in çocuğunu kaybetmiş olması nedeni ile destek zararının müteveffanın 18 yaş itibari ile çalışmaya başlayabileceği ve sonra evlenerek eşine pay ayıracağı, takip eden dönemde çocuklarına da pay ayıracağı varsayılarak destek paylarının hesaplandığı, küçüğün asgari ücret üzerinden kazanç elde edeceğini gösteren herhangi bir tespit bulunmamakla birlikte net asgari ücret parametresinin esas alınması gerektiği; Yargıtay kararları uyarınca bilinen en son senelik kazancın %10 artırım ve peşin ödeme nedeniyle %10 iskontoya tabi tutulması suretiyle gerçek zararın hesaplanması gerektiği; bu hesaba yetiştirme masraflarının mahsubu gerektiği; kazada hayatını kaybeden ... yönünden eş ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 2.331.860,81 TL olduğu, davacıya 31.12.2016 tarihinde ödenen ve güncelleştirilen 249.812,13 TL'nin mahsubu sonrası 2.082.048,68 TL destek zararının mevcut olduğu; ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle annesi ...'ın destekten yoksun kalma zararının 1.214.631,29 TL olduğu, kendisine davalı sigorta şirketi tarafından 31.12.2016 tarihinde ödenen ve güncelleştirilen 35.407,88 TL ödemenin mahsubu sonrası bakiye destekten yoksun kalma zararının 1.179.223,41 TL olduğu; ...'in hayatını kaybetmesi nedeniyle babası ...'ın destekten yoksun kalma zararının 853.526,71 TL olduğu, kendisine davalı sigorta şirketi tarafından 31.12.2016 tarihinde ödenen ve güncelleştirilen 28.515,35 TL ödemenin mahsubu sonrası bakiye destekten yoksun kalma zararının 825.011,36 TL olduğu; Küçük ...'in ölümü nedeniyle davacı baba ...'in destekten yoksun kalma zararının yetiştirme giderinin ve ödemenin mahsubu sonucunda 1.334.654,90 TL olduğu; asıl davada müteveffa ... yönünden kaldırma kararından önce davacı tarafların talepleri gözetilerek bu davada talepten fazlaya hüküm kurma yasağı nedeniyle talebe bağlılık ilkesi uyarınca inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği; Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davacıların bakiye ömürlerinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlendiği ve bilinmeyen devre hesabının progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle; asıl davada davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kısmen kabulüne, müteveffa ...'in ölümü nedeniyle davacı eş ... yönünden 77,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihi olan 01.10.2016 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, müteveffa küçük ...'in ölümü nedeniyle davacı ... için 40.100,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihi olan 01.10.2016 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine; Davacı anne ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 58.565,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihi olan 01.10.2016 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine; Davacı baba ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 45.828,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihi olan 01.10.2016 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, Davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e ödenmesine; davacı anne ve baba yönünden manevi tazminat davalarının kabulü ile 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı anne ve babaya ödenmesine; Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/282 Esas sayılı dosyasında davacıların davasının kabulüne, müteveffa ...'in ölümü nedeniyle davacı anne için 1.120.658,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin garameten paylaşılması sonucu 64.261,93 TL'sinden sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, Davacı baba için 779.189,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin garameten paylaşılması sonucu 42.969,58 TL'sinden sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine; Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/592 E. sayılı dosyasında davacı ...'in davasının kısmen kabulü ile müteveffa ...'in ölümü nedeniyle davacı ... için 2.081.971,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin garameten paylaşılması sonucu 13.913,49 TL'sinden sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, Müteveffa ...'in ölümü nedeniyle davacı ... için 1.294.477,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsubu sonrası 300.955,00 TL'sinden sorumlu olduğu gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar ... ve ... vekili, müvekkilleri yönünden yapılan hesaplama ve değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, asgari ücret değişiminden kaynaklanan yeni olgular söz konusu olduğunda yeniden hesaplama yapılmasını ve bu yönde tazminat talep etme haklarını saklı tutarak karara itiraz ettiklerini, müvekkillerinin daha yüksek oranda bir tazminat alması gerekirken ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda hesaplama hataları yapılarak alınacak tazminat miktarlarının eksik hesaplandığını, davadan önce yapılan ödemelerin faizleri ile birlikte hesaplanarak ana paradan düşülmesinin hatalı olduğunu, avans faizi talep etmiş olmalarına rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın müvekkili şirket lehine kaldırıldığını, kaldırma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan verilerin müvekkili lehine usuli kazanılmış hak ortaya çıkardığını, bu verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yönteminin 09.06.2021 tarihli kanun değişikliğine aykırı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini, mahkemece müvekkili sigorta şirketi aleyhine dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mahkemece hükmedilen tazminat tutarının bakiye poliçe teminatının üzerinde kaldığını, bakiye poliçe limiti nazara alınmaksızın tazminatın tamamı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Bir davada mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtay'ın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.” (Yargıtay 4 HD 30.05.2023 tarihli 2023/4354 E. 2023/7237 K. sayılı ilamı) Hükmün tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulması durumunda bu durum davalı yararına kazanılmış hak teşkil etmemektedir. Asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan gelire ilişkin bozma yapılması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gibi, hakim bu durumu duruşmanın her aşamasında kendiliğinden gözetmelidir. (Yargıtay 4. HD 08.06.2023 tarihli 2021/26424 E. 2023/7685 K. sayılı ilamı) Somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen (asıl davaya ilişkin) ilk hüküm davacılar ve davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında, destek ...'in kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının kesin olarak tespiti ile, ev hanımı olduğunun anlaşılması halinde gelirinin asgari geçim indirimsiz net asgari ücret üzerinden aktif-pasif devre ayrımı yapılmaksızın tüm hesap süresi pasif devre kabul edilerek hesaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu husus az yukarıda açıklanan Yargıtay ilamı kapsamında gelire ilişkin bozma sebebi olup, asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan davalılar yararına usuli kazanılmış hak durumundan söz edilemez. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun ve bilinmeyen dönemdeki gelirin %10 artım ve %10 iskonto progresif rant yöntemine göre hesaplanış olmasına, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce davacılara ödenen destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarının güncelleştirilerek hesaplanan tazminat tutarlarından mahsup edilmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/282 E, 2024/270 K sayılı davada davacılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan (615,40x2) 1.230,80 TL peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Asıl ve birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/282 E, 2024/270 K ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/592 E, 2024/693 K sayılı davalarda davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 38.268,08 TL'den peşin alınan 7.210,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 31.058,08 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/06/2025