Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2269 E. 2025/2601 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2269
Karar No
2025/2601
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2269 - 2025/2601 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2269 KARAR NO : 2025/2601 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2025 NUMARASI : 2024/139 E. - 2025/195 K.

ASIL DAVANIN KONUSU : Tasarımdan Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat

KARŞI DAVANIN KONUSU: Tasarım Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/05/2025 tarih ve 2024/139 E. - 2025/195 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı-karşı davalı vekili, yıllardır mobilya tasarım, imalatı ve satışı alanında faaliyet gösteren müvekkilinin tescilli tasarımlarının bulunduğunu, İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2019/121 D.İş sayılı dosyasında davalı yana ait http://www........ alan adlı internet sitesindeki ürün görseli üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını ve davalının müvekkilinin 2017 05870/25 nolu tasarımından kaynaklanan haklara tecavüzünün tespit edildiğini, tarafların arabuluculuk görüşmelerinde sonuç alamadıklarını ileri sürerek, tecavüzün kaldırılması ile SMK'nın 151/1 ve 151/2-a uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tasarım tecavüzüne karar verilmesi durumunda ürünlerin imhasını, D.İş dosyasındaki masrafların da tahsilini talep ve dava etmiş, 08/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00-TL'ye yükseltmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, asıl dava yönünden davacının davasına mesnet gösterdiği 2017 05870/25 sayılı tasarım ile müvekkiline ait tasarımın fotoğraflardan karşılaştırılmasının mümkün olmadığını, ürünlerin bir araya getirilip değerlendirilmesi gerektiğini, taraf tasarımları arasında görsel ve teknik anlamda benzerlik bulunmadığını, ürünlerin masa ayaklarının birbirinden farklı olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin karşılığının hesaplanabilir olmayıp farazi iddialara dayandığını savunmuş, karşı dava dilekçesinde ise davacı/karşı davalının 2017 05870/25 sayılı tasarımının dava dışı ... Büro Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 2014 05313/1 ve 3 sayılı tasarımlarından intihal edildiğini, davacı/karşı davalının 2017 05870/25 sayılı tasarımının yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmayıp gerek yurt içinde gerek yurt dışında mukim birçok şirket tarafından tasarım tescil tarihinden önce üretilip piyasaya sürüldüğünü, davacının 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 numaralı tasarımlarının da kendi emeği olmayıp ... Raf Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin 2014 07983/1 tasarım numarası ile tescil işleminin gerçekleştirildiğini, davacının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığını ileri sürerek, karşı davalı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, BAM kaldırma kararı sonrası alınan 29/01/2025 havale tarihli raporda özetle; "Davalı karşı davacı tarafça sunulan 06/12/2020 tarihli dilekçede yer verilen önceki tarihli tasarımlar ve muhtelif internet sitesi linkleri üzerinden yapılan incelemede dava konusu 2017 05870/25 sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların yeniliğini ortadan kaldırıcı mutlak bir delilin mevcut olmadığı"nın ifade edildiği; davalı-karşı davacı yanca 06.12.2020 tarihli dilekçede dayanılan tasarımlardan 2014 05313/1 sayılı tasarımdaki ortak özelliklerin mutat niteliği, farklılaşan özelliklerinin ise bütünsel algıya etkileri gözetildiğinde, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıran bir belge olarak görülmesinin mümkün olmadığı; 06.12.2020 tarihli davalı - karşı davacı dilekçesinde yer verilen internet linkleri üzerinden sağlıklı bir inceleme yapılması mümkün olmadığı gibi, bahsi geçen ürünlerin de dava konusu tasarımların 12.09.2017 başvuru tarihinden daha evvel kamuya sunulmuş ürünler olup olmadığının mutlak bir şekilde tespiti mümkün olmadığından doğrudan davalı-karşı davacı yanca sunulan görseller üzerinden bir inceleme de yapılmadığı; mutlak yenilik araştırmasının standart ve basit bir araştırma ile dava konusu tasarımların yeniliğini kırıcı dokümanların varlığının tespit edilmesinin mümkün olması halinde bu dokümanların yansıtılması olduğu; davalı- karşı davacı tarafça sunulan 06/12/2020 tarihli dilekçede yer verilen önceki tarihli tasarımlar ve muhtelif internet sitesi linkleri üzerinden yapılan incelemeye göre dava konusu 2017 05870/25 sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların yeniliğini ortadan kaldırıcı mutlak bir delilin mevcut olmadığının anlaşıldığı; 6769 sayılı SMK'nın 151/2-a maddesi çerçevesinde davalı şirket 04.12.2017 tarihinde kuruluş işlemleri tamamlanarak tescil edildiğinden, 04.12.2017-17.03.2020 tarihleri arası dönem için davacı lehine maddi tazminat hesabı yapıldığı; davalı şirketin 2017 döneminde 9.964,26-TL faaliyet kârı elde ettiği; 2018, 2019 ve 2020 yılı 1. geçici vergi faaliyet dönemlerini zarar ile kapattığı, bu durumda tasarım ihlali dolayısıyla davacının yoksun kaldığı elde edeceği muhtemel gelirin bilirkişi raporu uyarınca ticari defterlerden tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığından TBK'nın 50/2 ve 51/1. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece 9.964,26-TL olarak hesaplandığı; SMK hükümleri gereğince, tasarım hakkı tecavüze uğrayan tasarım sahibi tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği, manevî tazminat miktarının 9.000,00.-TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 2017 05870/25 sıra numaralı tasarıma yapılan tecavüzün önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasına; 9.964,26-TL maddi, 9.000,00-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece yapılan yargılamada bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçelerinde ileri sürülen hususların araştırılmadığını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, mutlak yenilik incelemesine ilişkin olarak, taraflarınca sunulan internet adreslerinin yer sağlayıcılarının halihazırda mevcut ilanları incelenmeksizin karar verildiğini, davacı-karşı davalının kendi tasarımları olduğunu iddia ettiği tasarımların bir çok firma tarafından yıllardır üretilmekte olduğunu ve anonim bir nitelik kazandığını; müvekkili aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hesaplamalarının da kabul edilebilir nitelikte olmadığını, 29.05.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda "9.964,26 TL maddi tazminatın bu dosyada kabul edilebilir nitelikte olmadığı", 03.07.2021 tarihli ek raporda da "asıl davada davacının, davalının eyleminden dolayı fiili kayba uğradığı iddiasını somut olarak ispat edemediği" hususlarının belirtildiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmediğini, davacı- karşı davalının asıl ve karşı davaya konu tasarımlarının yeni olmadığını, buna dair internet sitesi görsellerinin dosyaya sunulduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Asıl dava, tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat, karşı dava tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin, 16.02.2024 tarih ve 2021/2071 E.-2024/254 K. sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesinin 04.11.2021 tarihli kararının, davalı-karşı davacı tarafça 06.12.2020 tarihli dilekçe ile sunulan görsellerin incelenmediği ve mutlak yenilik incelemesinin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, ilk derece mahkemesince alınan 30.07.2024 tarihli raporda, dava konusu 2017 05870/25 nolu tasarımın 2014 05313/1 ve 3 nolu tasarımlar karşısında yeni olmadığı; karşı davacının dilekçesinde belirttiği üç web adresine ulaşılamadığı ve bu nedenle tasarımların kamuya sunulma tarihlerinin belirlenemediği, ancak 2017 05868/12 nolu tasarımın mesnet görseller karşısında yeni olmadığı, mutlak yenilik araştırmasında ilgili tasarımların yenilik niteliğini etkileyecek bir görsele ulaşılamadığı; yeni bir heyetten alınan 27.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda ise, 2014 05313/1 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği ortadan kaldıran bir belge olarak görülmesinin mümkün olmadığı, 06.12.2020 tarihli linklerin rapor tarihi itibariyle herhangi bir içerik ihtiva etmediği, ... ilgili arama motoru sonuçlarından da görülebileceği üzere "metal kitaplık", "metal iskeletli çalışma masaları"nın yüzlerce benzer tasarım ile kamuya sunulmakta olup, bu belgelerden hangisinin 12.09.2017 tarihinden evvel kamuya sunulmuş tasarımlar olduğu noktasında kesin bir sonuç elde edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.03.2019 tarih ve 2017/11-152 E.-2019/356 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere hukukumuzda bir tasarımın yeni sayılabilmesi için o tasarım mutlak- objektif-nitelikli yenilik özelliği taşıması gerekir. Bu kapsamda, tescilli bir tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinden önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, 27.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun 12. sayfasında mutlak yenilik incelemesi kapsamında elde edilen görsellere yer verilmiş olup, bu görsellerin bir kısmının gözle görülür derecede dava konusu tasarımlarla benzer olduğu tespit edilebilmektedir. Bilirkişi heyetince de, yüzlerce benzer tasarımın kamuya sunulduğu dile getirilmiş olup, bu şekilde benzer tasarımların varlığı tespit edilmiş iken, ilk derece mahkemesince gerekirse bilirkişi heyetine bilgisayar mühendisi bir bilirkişi eklenmek suretiyle, bu tasarımların hangi tarihte kamuya sunulduğunun incelenmemesi doğru görülmemiştir. Bu durum ise, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması mahiyetindedir. 2-Kabule göre de, davacı vekilince SMK'nın 151/2-a maddesi uyarınca, "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edeceği muhtemel gelir"e göre maddi tazminat talep edilmiştir. Oysa somut uyuşmazlıkta, tazminat hesabı 151/2-b maddesine göre, "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç"a göre yapılmıştır. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesince yaptırılan tazminat hesabı da isabetli bulunmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davalı-karşı davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 27/05/2025 gün ve 2024/139 E. - 2025/195 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı-karşı davacı vekilinin vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/01/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2269, K. 2025/2601, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2269-e-2025-2601-k-626b824e28db