Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1974 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1974
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 20/10/2025 NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN VE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI: ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF DAVALILAR :1-...... VEKİLİ : Av... : 2-...... TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/01/2026 YAZIM TARİHİ : 16/01/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 20/10/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan ...... . Şti'den alacaklı olduğundan Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ve 02.08.2024 tarihinde mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini, borçlunun malvarlığına ilişkin araştırmalarda, borçlu davalı ...... . Şti ile davalı ...... . Şti arasında 29.11.2021 tarihinde "İş Ortaklığı Ticari İşletmesi" adı altında adi ortaklık kurulduğunun tespit edildiğini, müvekkili lehine 02.08.2024 tarihinde alınan ihtiyati haciz kararının infazından hemen önce davalı ...... . Şti. yetkilisi tarafından Konya İli, Karatay İlçesi, ...... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan adi ortaklık payının, 02.08.2024 tarihinde davalı ...... Ltd. Şti.'ne satış yolu ile devredildiğini, yapılan bu devrin davalı ...... Ltd. Şti. yetkilisinin adi ortaklığı temsil yetkisine istinaden yapılmakla birlikte alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile yapıldığı, taşınmaz devri karşılığında adi ortaklığa herhangi bir bedel ödenmediğinin ortada olduğunu, davalı ...... Ltd. Şti. yetkilisinin diğer davalı borçlu şirketin borca batık olduğunu bilmekte olup, adi ortaklığın malı hükmünde olan taşınmaz devrini yapmak sureti ile borçlu şirket alacaklarının alacağını, adi ortaklıktaki tasfiye payı üzerinden alınmasına mani olmak için söz konusu devri gerçekleştirdiğini, yapılan devirde adi ortaklığın diğer tarafı olan borçlu ...... . Şti'nin muvafakatinin bulunmadığını, bu nedenle devrin geçersiz olduğunu, bu kapsamda davalı ...... Ltd. Şti. tarafından yapılan işleme yönelik Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden tasarrufun iptali davası açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, davalılar arasındaki adi ortaklık, ortaklardan birinin tasfiye payına haciz konulması ile son bulduğundan tasfiyenin mahkemece yapılması gerektiğini ileri sürerek, usulsüz bir şekilde davalı ...... Ltd. Şti'ne devredilen adi ortaklığa ait taşınmaz hissesinin ve bu hisse mukabilinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile uhdesinde kalacak bağımsız bölümlerin, üçüncü kişilere satılmalarının ya da devredilmelerinin tedbiren önlenmesine, yine temsil yetkisini kötüye kullanan davalı ...... ...... Hay. . Şti. yetkilisinin adi ortaklığı temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yolu ile sınırlandırılması ya da ortaklığa kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda, ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi halinde ise sadece dava konusu olan uyuşmazlık hakkında tedbir kararı verilebileceği, yaklaşık ispat gerçekleşse dahi dava konusu olmayan bir uyuşmazlık hakkında tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı, yine davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olması karşısında yönetim yetkisinin sınırlandırılmasının, kaldırılmasının ve kayyım atanmasının gerekip gerekmediğinin dava konusu olmadığı, dolayısıyla bu konuda tedbir kararı verilemeyeceği, yine adi ortaklığa ait taşınmaz ve hisselerin de dava konusu olmadığı, bununla birlikte yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleşmediği sonucuna varıldığından davacının dava dilekçesindeki tüm tedbir taleplerinin reddine...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesini tekrarla, dava konusu olayda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğine ilişkin kararın gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin, davalı ...... Ltd. Şti'den alacaklı olduğunun icra dosyasıyla sabit olduğunu, davalı ...... Ltd. Şti. ile davalı ...... Ltd. Şti arasında adi ortaklığın bulunduğunu, bu adi ortaklığın, kat karşılığı inşaat yapma amacıyla kurulduğunu ve bu kapsamda inşa edilen bağımsız bölümlerin adi ortaklık malı olacağını ancak, bu ortaklığa ait taşınmaz hissesinin, usulsüz bir şekilde ...... Ltd. Şti'ne devredildiğini mahkeme kabulünün aksine adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davada, adi ortaklığın malvarlığının davanın konusunu oluşturduğunu, davalı ...... Ltd. Şti'nin yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması talebinin reddine ilişkin kararın da yerinde olmadığını, ihtiyati tedbir talep koşullarının oluştuğunu, mahkemece tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen yasal şartların oluşmadığı, tedbir talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı kaldı ki, HMK'nın 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde mahkemece her zaman tedbir kararı verilebileceği ve bu itibarla, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının ihtiyati tedbir talep eden davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
...