Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1396 E. 2025/2053 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1396
Karar No
2025/2053
Karar Tarihi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1396 Esas - 2025/2053 Karar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1396 KARAR NO : 2025/2053

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/01/2025 NUMARASI : 2023/204 Esas - 2025/51 Karar

DAVA : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : ... Ahşap Yapı ve Malzemeleri A.Ş.

Karar Tarihi : 30/10/2025 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 31/10/2025

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin ağaç ürünleri satışı yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin satış yetkilileri ile ... numaralı telefonla irtibata geçen ve kendisini ...'ün eşi olarak tanıtan ve de Şanlıurfa'da aradığını belirten ... isimli kişinin sipariş ettiği ürünlerin bedelini eşine ait kredi kartı hesabından yapacağını belirterek eşine ait kimlik bilgilerini ve teslimat adresini WhastApp üzerinden gönderdiği ve bilahare de mail order formu doldurularak gönderildiği, sipariş edilen mallar bedeli 25.370,00-TL'nin hesaptan çekildiğini, tahsilattan sonra sevk irsaliyesi, fatura ve mail order formuna istinaden 244382 onay numaralı üye işyeri slibi ve tahsilat makbuzunun düzenlendiğini, ürünlerin Şanlıurfa'daki alıcı adresine ...'un kullandığı araca yüklenerek gönderildiğini, adreste ürünün teslim alındığını ancak teslime dair evrakların imzalanmadığını, adı geçen şoförün tehdit edildiğini, bu teslimden sonra da ...'ün davalı bankayı arayarak kart bilgilerinin kullanılarak kartta bilgi dışında ödeme yapıldığı şikayetinde bulunduğu ve davalı bankaya siparişe ve ödemeye dair tüm belgeler ve ürün teslimine ilişkin belge sunulmasına rağmen, bankanın, müvekkili hesabına sipariş edilen ürünler karşılığı aktarılan 25.370,00 TL' yi müşterinin hesabına iade ettiğini, bankanın kendini yargı mercii yerine koyarak bu işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin malının elinden çıkması vede ödenen bedelin geri alınması nedeniyle zarara uğradığını, Şanlıurfa C.Başsavcılığının 2020/14186 soruşturma numaralı dosyasından şikayette bulunduklarını yine işlem yapılırken ödeme silibinden anlaşılacağı üzere 244382 onay numarası ile işlem yapıldığını, bu onay kodunun banka sisteminde kart sahibinin telefon numarasına gönderilmeden ve müşteriden onay alınmadan yapılmasının imkansız olduğunu, adı geçen kart sahibinin söz konusu dolandırıcılık fiilinde yardım sağlayan kişi olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu , bankanın söz konusu parayı bloke etmek yerine müvekkil hesabından çekerek kart sahibi hesabına iadesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek , söz konusu işlem bakımından bankanın güvenlik zafiyetinin olduğu ve de müvekkilinin onayı olmaksızın müvekkilinin hesabında bulunan paranın çekilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu işlemin mail - order ile gerçekleştirildiğini, uluslararası kartlı ödeme sistemleri kuruluşlarının belirlediği kurallar çerçevesinde kartın fiziken kullanılmadığı, mail-order yada 3D Secure olmayan harcamalarda kart hamilleri harcamaların kendine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz etmeleri durumunda itiraza konu bu harcamaların işyeri sorumluluğunda olduğunu, itiraza konu harcamanın kart hamili tarafından yapıldığının ispatı için kartın POS Makinasından geçirilmiş ve işlemlerin kart hamili tarafından da şifresi alınarak gerçekleştirilmiş olması yada 3D Secure üzerinden şifreli gerçekleştirilmesinin gerektiğini, söz konusu olayda kartın fiziksel olarak kullanılmadığı, kart hamilinin harcamanın kendisine ait olmadığını belirterek itirazda bulunduğu, davacı şirketten harcamaya ilişkin bilgi ve belgelerin celbi ve incelemesi sonucunda, söz konusu mail-order yoluyla gerçekleşen işlemden dolayı sorumluluğun üye işyeri davacıya ait olması nedeniyle, itiraz sürecinin kart hamili lehine gerçekleştirildiğini ve kart hamiline iade edildiğini, yine davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi, Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin ilgili hükümlerinde Mail-Order ile gerçekeleşen harcamalarda kart hamilinin itirazı halinde, sorumluluğun bizzat davacıda olacağının düzenlendiğini, ayrıca 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun üye işyerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 17/2. maddesinde, üye işyerlerinin mal ve hizmet bedeli karşılığının banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek, ayrıca üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgiler ile kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgiler karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlü olduğu, bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerlerinin sorumlu olduğu hususunun düzenlendiğini, davacının dava konusu işlemde gerekli kontrolleri yapmadığı vede davacının kabul ettiği üzere malın teslim edildiği kişilerin kart hamili olup olmadığına dair hiçbir kontrolün yapılmadığından kart hamili dışında formda yer almayan birine malın teslim edilmesi nedeniyle meydana gelen zararda davacı üye işyerinin sorumlu olduğunu, yine dava konusu işlemin Mail-Order ile gerçekleştirildiğinden kart hamiline ait GSM hattına SMS gönderimi yapılması ve SMS den yer alan şifrenin girilmesi gibi bir prosedörün uygulama yükümlülüğünün bulunmadığını, dolayısıyla bankalarının dava konusu işlemde güvenlik zafiyetinin bulunmadığını, müvekkili bankanın yasal düzenlemeye uygun şekilde kart sahibinin itirazını değerlendirdiğini ve işlem yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 24/01/2025 tarihli kararla; "(...) Tüm dosya kapsamına göre; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun üye işyerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 17/2. Maddesinde;" üye işyerlerinin mal ve hizmet bedeli karşılığının banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek, ayrıca üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgiler ile kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgiler karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlü olduğu, bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerlerinin sorumlu olduğu" hususu düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi 3.2. Maddesi gereğince, üye işyerinin, banka ve kredi kartlarıyla pos dan işlem yapması halinde işlemin şifreli yapılması halinde şifrenin girilmesi, şifresiz yapılması halinde ise kart sahibinin kimlik ve imza kontrolünün yapılması .......vs yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde her türlü sorumluluğun üye işyerine ait olduğu ve bankanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı kararlaştırılmıştır.Yine 12. Maddesinde kurallara aykırı hareket etme halinde;.... gerçek dışı ve usulsüz işlemler ile dolandırıcılık ve sahtecilik olayları nedeniyle bankanın yapacağı ödemeden sorumlu olduğu , ayrıca 12.4. maddesinde; üye işyerinin, bu sözleşme veya kredi kartı sistemleri kuralların aykırı davranması halinde ters ibraza konu olması durumunda bankanın işlem bedelini kendisine ödenmesini, ...aksi halde bankanın üye işyeri hesabına geçtiği bu tutarları, üye işyerinde talebe veya hesabında resen takas veya mahsuba yetkili olduğunun kabul edildiği belirtilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan Bam kararı öncesi bilirkişi heyetinden alınan raporda ifade edildiği üzere; davacının dosyada mevcut beyanlarında, şifresiz işlemler gerçekleştirdiği, kart sahibinin kimlik ve imza kontrolünü yapmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 3/2 maddesinde düzenlenen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve kart işlemine konu malların da kart hamiline değil tanık ifadesinde belirtildiği üzere Şanlıurfada yeri belirlenemeyen bir otoban kenarında kim olduğunu bilmediği kişilere teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede belirtildiği üzere, mesafeli işlemlerde kötü niyetli kullanımlara karşı sorumluluğun işyerlerine bırakıldığı, mal veya hizmetin gerçek kart sahibine tesliminde işyerlerinin sorumlu olduğu, uluslararası kurallara göre de, kart sahiplerinin itirazı halinde ispat ve mali sorumluluğun ödeme işlemine aracılık yapan bankaya geçtiği, ancak bankanın da bu sorumluluğunu sözleşme ile üye işyerlerine devrettiği, üye işyeri konumundaki davacının alışveriş sistemine güvenli bir şekilde uymakta kendisinin sorumlu olduğu, yine üye işyerinin mail-order yoluyla yapılan alışverişlerde riskleri azaltmak için 3D Secure güvenlik altyapı sistemi kurdurtmadığı, mal tesliminde özenli davranmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının alışverişin kart hamilince yapıldığı ya da onun yetki verdiği kişi tarafından yapıldığını ispat edemediği, buna göre uluslararası ters ibraz kuralları doğrultusunda işlem yapan bankanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve 5464 sayılı yasa hükümleri gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiği, kart hamilinin işlemlerin kendi rızası ve bilgisi dışında yapıldığı itirazı üzerine söz konusu kurallar doğrultusunda davaya konu 25.370,00 TL'yi davacı hesabından kart hamili hesabına iade işleminde davalı bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı , taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi kapsamında işlemin şifresiz gerçekleştirilmesi ve de kart sahibinin kimlik ve imza kontrolünün yapılmamış olması nedeniyle, davacının kusurlu olduğu anlaşılmakla, (...)" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; müvekkil şirketin ağaç ürünlerinin satışını yapan alanında tanınmış ve Ankara içi olduğu kadar Türkiye'nin farklı illerinden de sipariş alan bir firma olduğunu, telefonla irtibata geçen kendisini ... olarak tanıtan ve Şanlıurfa'dan aradığını belirten ... numaralı telefonu kullanan kişinin sipariş verdiğini, kendisini ...'ün eşi olarak tanıttığını, ... adına doldurulmuş mail order formunun gönderilmesi ile sipariş bedeli olan 25.370,00-TL'nin hesaptan çekildiğini, satış için 372232 numaralı sevk irsaliyesi, 200787 numaralı fatura ve mail order formuna istinaden 244382 onay numaralı üye iş yeri slibi ve 001082 no.lu tahsilat makbuzu düzenlendiğini, ... isimli sürücünün ürünleri Haliliye Şanlıurfa adresine götürdüğünü, teslime dair evrakların sürücünün tehdit edilerek imzalanmadığını, Banka'nın kart sahibinin itirazı üzerine sipariş bedelini kart sahibine iade ettiğini, bunun hatalı olduğunu, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/14186 soruşturma numarası ile soruşturmanın mevcut olduğunu, yetkisizlik kararı ile giden soruşturmanın akıbetinin araştırılmadığını, şüpheli işlem bakımından bankanın güvenlik zaafiyetinin olup olmadığının, yapılan işlem sırasında GSM şifresinin kullanılıp kullanılmadığının, şifre gönderildi ise hangi GSM numarasına gönderildiğinin, bu GSM numarasının banka müşterisine ait olup olmadığının araştırılmadığını, ... yaptığı şikayetinde kendi telefonunun kitlendiğini, telefonuna dolandırıcıların ulaşarak kendisinin işlem yapmasının önüne geçildiğini beyan ettiğinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını beyanla istinaf talebinde bulunmuştur. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak, istinaf talebinde bulunan tarafın sıfatı da gözetilmek sureti ile yapılan inceleme neticesinde; toplanan delillere, bilirkişi raporu içeriğine, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE, İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 30/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1396, K. 2025/2053, T. 30.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1396-e-2025-2053-k-45686fd8b602