Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/432 E. 2025/1412 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/432
- Karar No
- 2025/1412
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/432 Esas
KARAR NO : 2025/1412
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/04/2023
NUMARASI : 2021/968 Esas, 2023/358 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, müvekkili aleyhine Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe konu çeklerin her ne kadar şeklen müvekkili firmaya ait olduğu görünse de söz konusu çeklerin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, müvekkilinin bilgisi olmadan kaybolduğunu veya çalındığını, bununla ilgili olarak ilgili bankaya çeklerin müvekkili tarafından keşide edilmediğini ihtar ettiklerini, davacının araç yedek parça satışı yapan bir firma olduğunu, çeklerin ise Tekstil firmasına keşide edilmiş olarak gözüktüğünü, Araç yedek parça sektöründe olan bir firma için tekstil sektöründeki bir firmaya yönelik çek keşide etmesinin hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca Merkezefendi Karakoluna konu ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, buna karşı davalı tarafın kötü niyetli olarak cebri icra yoluna gittiğini, çekler ile ilgili olarak imza incelemesi taleplerinin olduğunu borca ve imzaya itirazları ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava konusu çeklere müvekkilinin ciro yoluyla sahip olduğu, iyi niyetli üçüncü kişi olduğu, davacı şirket yetkilisi ... hakkında Bakırköy CBS'nin 2021/11689 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını, şirket yetkilisi ...'nun borçlu şirket olan ... ... A.Ş. dışında ... Oto A.Ş, ... Oto Ticaret A.Ş, ... Otomotiv A.Ş, ... Oto A.Ş'nin de sahibi olduğu, babasının vefatından sonra şirketlerin başına geçtiği ve kötü yönetimiyle batmakta olan şirketlerin içlerini boşalttığı, tüm gayrimenkullerini sattığı, elde ettiği paralarla yurt dışına kaçacağını, şirkette çalışanların buna staj yapan 18 yaşından küçük çocukları bile şikayet ettiği, kişiler hakkında asılsız iftiralarda bulunduğu, takibe konu çeklerin davacı şirket yetkilisi ...'nun el mahsulü olduğu Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirketin 2019 yılı/Ekim ayı BA-BS formları getirtilip incelendiğinde, çeklerin beyan edildiği, şirketin ticari defterlerine kaydedildiği ve resmi mercilere de bildirildiğinin görüleceği, banka görevlilerince imza sirküleri incelenerek çekler altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olduğu anlaşıldığından, çeklerin arkasının yazıldığı, çeklerin keşide edildiği 2019 yılından, ibraz tarihine kadar 2 senelik süre dikkate alındığında, davacı borçlunun kötü niyetli olduğundan, davanın reddi, tedbirin kaldırılması, İİK 170/son madde uyarınca %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih ve 2021/968 Esas - 2023/358 Karar sayılı kararıyla; "...Takibe konu ...Bankası'na ait, 1626891 çek seri numaralı, 11.11.2021 keşide tarihli, 3.885.000-TL bedelli çek ile, ...Bankası 1626890 çek seri numaralı, 11.11.2021 keşide tarihli, 3.880.000-TL bedelli çeklerin , keşidecinin ... ... Ticaret ve Sanayi A.Ş, lehtarın ... Tekstil Lojistik İnşaat Otomotiv Metal Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu ve usulüne uygun ciro silsilesi ile davalı hamili ...'ya geçtiği, davalının iyi niyetli hamil olduğunu ve davacının kötü niyetli olarak davayı açtığını, çekler altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olduğu, şirket defter ve kayıtlarına işlediği gibi vergi dairesine bildiriminin yapıldığını beyan etmiş ise de Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08/07/2020 tarih, 2019/385 esas, 2020/1370 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 'sahtecilik, imza inkarının' mutlak defi olması sebebiyle, herkese karşı ileri sürülebileceği, bu sebeple davacının iddiasının araştırılması gerektiği, imza ve yazı örnekleri ile birlikte grafolog bilirkişiden 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı, çekler altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun rapor edildiği anlaşılmakla davacının, takibe konu çeklerdeki imza inkarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır, ayrıca kambiyo senedi olan çeklerin illetten mücerret olup, çeki düzgün ciro silsilesi ile devralan davalıya karşı ileri sürülemeyeceğinden, bu yönde başka değerlendirme ve araştırma yapılmadan davacının, dava dilekçesinde borçlu olmadıklarına ilişkin iddiasının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde %20 oranında davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiş ise de icra takibinin durdurulmadığı, bu sebeple şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sunulu bilimsel mütalaa ile açık çelişkiler barındırdığını, imzanın serbest taklit yöntemi ile atılmış olduğu hususunun araştırılmadığını, müvekkili şirket ile lehtar arasında gerçek bir ticari alışveriş bulunmadığını, mahkemece bu hususun araştırılmadığını, aralarında müvekkili firmanın mali müşaviri ...'un da bulunduğu bir kısım şirket çalışanları aynı anda hiçbir mazeret belirtmeksizin işe gelmemiş, şirkete ait bilgisayar, hard disk, cep telefonu, usb, bilgisayar sunucusu(server) gibi şirket eşyalarına da el koyduklarını, bilgisayar şifrelerini sıfırlayarak şirket verilerini sildiklerini, ... şirket muhasebe defterlerini de şirkete teslim etmediğini, mal-hizmet alımının tavan yaptığı dönemde dönemin mali müşaviri ... tarafından sahte faturalar alındığı ve bu faturaların kapanışı için sahte imza ile düzenlenen çeklerin fatura kesen firmalara verilerek hayali bir ticaret yapılmış gibi gösterildiğinin tespit edildiğini, lehtar ... Tekstil 31.10.2019 tarihi öncesinde faaliyetini sonlandırdığını, re’sen terk kaydı bulunduğunu, tüm bu hususların taraflar arasında gerçek bir alışveriş olmayacağını açıkça ortaya koyduğunu, gerekçeli kararda her ne kadar davacı müvekkil firmanın 2019 yılı BA-BS formlarının olduğu ve ... Tekstil kaydıyla beyannamede bulunulduğu, ayrıca 2019 yılı içerisinde yapılan ticari alışverişi gösterir 11 adet irsaliye faturalarının bulunduğu ifade edilmiş ise de tüm bunlar hayali alışverişin altını şeklen doldurmak amacıyla dönemin mali müşaviri tarafından organize edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Menfi Tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlığa konu iki adet çek sureti incelendiğinde; ...Bankasına ait 1626891 seri numaralı 11/11/2021 keşide tarihli 3.885.000 TL bedelli ve 1626890 seri numaralı 11/11/2021 keşide tarihli 3.880.000 TL bedelli oldukları, Çeklerin; ... - ... Tic. A.Ş. Tarafından ... Tek. Loj. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. Lehine keşide edildiği, Lehtar ciranta tarafından ... Grup Ltd. Şti. 'ye ve devamında Toplaoğlu ...Ltd. Şti., ... ... Ltd. Şti. 'ye ve son olarak da ... 'ya ciro edildiği, son ciranta tarafından bankaya ibraz edildiği, banka tarafından çek garanti bedeli ödendiği ve bakiye çek bedelleri yönünden de çekler arkasına karşılıksız kaşesi vurulduğu görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından icra takibine konu iki adet çek üzerindeki "imza inkarı" ve "bedelsizlik" iddiası ile davanın açıldığı, davalı tarafından iyiniyetli 3. Kişi oldukları ve davacı şirket hakkında benzer iddialara konu nedenlerle yapılan suç duyurusunda bulunulduğu savunmasında bulunulduğu, ilk derece mahkemesince grofoloji uzmanınından alınan rapor ile çekler üzerindeki borçlu imzalarının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğuna ilişkin kesin kanaat bildirildiği, alınan raporda uyuşmazlığa konu çekler ile mukayeseye imzalar ve inceleme yöntemlerinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça sunulan uzman görüşünün, davacının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğu, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu, hakimin hukuki görüşünü gerekçesinde açıkladığı, uzman görüşüne mahkeme gerekçesinde yer verilmemesinin sonuca etkili olmadığı, bedelsizlik iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, davalının çeki ibraz eden son ciranta/hamil olması karşısında keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişki yönünden ticari defterler üzerinde yapılacak incelenmenin uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Yapılan inceleme ile ilk derece mahkemesince davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025