Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/2600 E. 2025/1369 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2600
- Karar No
- 2025/1369
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2600
KARAR NO:2025/1369
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/06/2024
NUMARASI:2023/357 E - 2024/470 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan ... hizmet numaralı tüketim noktasında davalının fiili kullanımında bulunan "... Avcılar/İstanbul" ticarethane vasıflı adresinde 17.01.2022 tarihinde müvekkili şirket çalışanları tarafından gerçekleştirilen kontrol neticesinde "Sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının" tespiti üzerine ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, ilgili tutanağın düzenlenmesinden sonra kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı ... Şti. adına işbu tutanağa istinaden tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 10.242 kWh karşılığı 91.225,48-TL kaçak, 213.405 kWh karşılığı 752.046,97-TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplamda 223.647 kWh karşılığı 843.272,45 TL tahakkuk edildiğini, Davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden tüketim zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği yapılan hesaplama karşılığı toplam 843.272,45-TL'nin fer’ileriyle birlite tahsili amacıyla ... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine işbu takibin durduğunu ve işbu davanın açıldığını beyanla; öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkililerinin, rutin kontrol adı altında müvekkili firmaya gelip sayaçları kontrol ettiğini, 12 numarada bulunan sayaçtan kaçak kullanımı tespit ettiklerini beyan edip fotoğraf ve video çekimi yaptıktan sonra herhangi bir tutanak bırakmadan ve sayacı söküp incelemeye de götürmeden, basılı yönetmelik hükümlerine aykırı işlemler yaparak müvekkili firmadan ayrıldıklarını, bilahare 26.01.2023 tarihinde müvekkiline; biri 752.046,97 TL, diğeri 91.225,48 TL tutarlı olmak üzere çeşitli isimler altında 30.01.2023 son ödeme tarihi olan kaçak tüketime ilişkin faturalar tebliğ edildiğini, faturaları tebellüğ eden müvekkilinin aynı gün Avcılar 1. Bölge Müdürlüğü'ne giderek ... başvuru numarasıyla kaçak tüketime ilişkin düzenlenen iki faturaya da itiraz ettiğini, ayrıca kurum nezdinde 03.02.2023 tarihinde ... kayıt numarasıyla ikinci itiraz yapıldığını, itirazlardan sonra fatura bedellerinde yine hata edilerek yalnızca indirim uygulandığını, kurum kayıtlarına göre dahi çok daha az olması gereken yeni fatura bedellerinin baştan savma işlem yapıldığı için yine yüksek tutulduğunu, işbu davanın, sonradan iptal edilmiş faturanın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, müvekkili şirket yahut şahsın, hiçbir cihette - hiçbir şekilde kaçak elektrik tüketiminde bulunmadığını beyanla; davacının ihtiyati haciz başta olmak üzere tüm geçici taleplerin ve nihayetinde itirazın iptali davasının reddine, ayrı ayrı müvekkilleri lehine % 50 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 17.01.2023 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında tespit edildiği ve sunulan video kaydında görüldüğü şekliyle, sayacın giriş çıkış sigortaları arasında her bir faz için ayrı ayrı şönt atılarak tüketimin bir kısmının sayaçtan geçirilmeksizin yapıldığı ve bunun Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalı tarafın da kendi kullanımında olan tesisat üzerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu kanaatine varıldığı; somut olayda dosya kapsamında taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğuna dair delil veya belge bulunmadığı, dolayısıyla amme alacaklarının tahsiline dair faiz oranının uygulanmasının talep edilemeyeceği, bu doğrultuda avans faizine göre işlemiş faiz ve bunun KDV'sinin hesaplandığı (Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/2384 Esas 2024/212 Karar); 30.01.2023 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketimi fatura bedeli 82.704,63.-TL, işlemiş faiz 341,01-TL, faizin KDV'si 61,38-TL; 13.04.2023 son ödeme tarihli ek tüketim fatura bedelinin 577.144,62.-TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamanın kaçak elektrik tüketimi miktarı ve tahakkuk hesabına ilişkin Yönetmelikte tanımlanan yöntemlere uygun olduğu anlaşılmakla bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalıların... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin (82.704,63+577.144,62) 659.849,25 TL asıl alacak, 341,01-TL gecikme faizi ve 61,38-TL KDV olmak üzere toplam 660.251,64-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra inkar tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,1-Davalıların ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin (82.704,63+577.144,62) 659.849,25 TL asıl alacak, 341,01-TL gecikme faizi ve 61,38-TL KDV olmak üzere toplam 660.251,64-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Asıl alacak likit olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra inkar tazminat isteminin reddine,Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hükme esas alınan raporda, normal tüketim fatura hesabına esas alınabilecek kademeli tüketim hesabının kaçak hesabında nazara alınması ve buna göre kaçak tüketim bedelini belirlemesinin mevzuata aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımında hesaplama ve kaçak bedeli belirlemesinin ne şekilde yapılacağı mevzuat ile belirlendiğini, buna rağmen mevzuatta olmayan bir hesap tarzı ve normal tüketime benzer bir hesaplamanın yapılması hatalı sonuçlara neden olduğu gibi kaçak kullanımı teşvik eder nitelikte olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen alacaktan daha azına hükmedildiğini, esik enerji bedeline dayalı olarak eksik faiz ve KDV hesabı yapıldığını, alacağın likit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; düzenlenen faturalar itirazları üzerine faturaların (yine yanlış olsa da) değiştiğini, müvekkili firma hakkında yeni faturanın tanzim edildiğinin davacının kabulünde olduğunu, yeni faturanın dosyaya sunulmuş olduğunu, davanın sonradan iptal edilmiş faturanın dayanak olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunun gözetilmediğini, takibe konu edilen 752.046,97 TL bedelli faturanın, hükümsüz kaldığını, davacı şirketin yeni faturanın konu edildiği bir icra takibi başlatmak yahut davasını tamamen ıslah etmek olduğunu, bu davada sadece 82.704,63 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında; kaçak tüketim miktarı hesabında sayaçlardan bağımsız olarak işyerinde kullanılan kurulu güç üzerinden hesaplama yapıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3.Maddesinde; ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazların beslenmesi halinde tüketilen elektrik enerjisinin sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanacağı yer aldığını, kurulu güç üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hiçbir şekilde kaçak tüketime rastlanmayan işyerindeki diğer sayaç sebebiyle ödenen faturalar nazara alınarak tenzilat yapılması gerektiğini, kaçak tespiti olmayan sayacın tüketimin yoğun olduğu, kurulu gücün çoğunluğunun bağlı bulunduğu sayaç olduğunu, bilirkişinin diğer sayaç itibariyle bir hesap yapıp belirlenen tüketim ve ek tüketim bedellerinden düşmesi gerektiğini, haksız fiil sorumluluğundan bahisle şirket yetkilisinin müteselsil sorumluluğuna hükmedildiğini, ancak haksız fiillerde uygulanacak faizin "yasal faiz" olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.17.01.2023 tarihli kaçak tespit tutanağında ölçüye müdahale ile kaçak kullanım yapıldığı tespit edildiği, tutanakta kurulu güç ve devreden çekilen güçlerin gösterildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle;"Dava konusu 17.01.2023 tarihli tutanakta da kaçak elektrik kullanımının sayaca ve ölçü sistemine müdahale edilerek eksik tüketim kaydetmesinin sağlanması tespitine dayandırıldığı görülmektedir. Kaçak tespitine ilişkin video kaydında, üç fazlı sayacın her bir fazının sayaç girişinden çıkışına şönt atıldığı görülmektedir.Dolayısıyla tüketimin tamamının sayaç üzerinden geçmesinin engellenmesi suretiyle aslında hem direkt bağlı şekilde hem de sayacın eksik tüketim kaydetmesinin sağlanarak kaçak elektrik kullanımı yapıldığı anlaşılmaktadır... Kaçak elektrik kullanımı şeklinin direkt bağlı harici hat üzerinden elektrik kullanımı yapılması şekline de uyduğu için direkt bağlı hat üzerinden beslenen cihazların kurulu güçleri esas alınarak 90 günü geçmemek koşuluyla tesisatta son işlem yapılan tarihe kadar hesaplama yapılabileceği, kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihi olarak esas alınan tarihten geriye dönük 12 ayı geçmemek koşuluyla ek tüketim tahakkuku da yapılabileceğini... Davacı tarafından yapılan kaçak tüketim miktarı hesabında tesisatta son sayaç okuması yapılan tarih olabileceği anlaşılan 03.01.2023 tarihinin başlangıç tarihi olarak esas alınarak 14 gün üzerinden tüketim hesaplandığı anlaşılmaktadır.Dosyada başlangıç tarihi olarak esas alınan 03.01.2023 tarihine kayıtlanmış, sayaç üzerinde işlem yapıldığını gösteren herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, esas alınan 14 günlük süre, 90 günden daha az olduğu için doğru ve geçerli olarak kabul edilecektir. Yapılan hesaplamalarda lokanta olarak işletilen işyerinde günlük çalışma süresi, davacı tarafından yapılan hesaplamalarda da esas alındığı gibi 14.h olarak esas alınacaktır.Davacı tarafından yapılan kaçak tüketim miktarı hesabında ise, sonradan düzeltme yapılan ek tüketim miktarı hesabında ilgili dönemde sayaçlar üzerindeki tüketimler ek tüketim miktarından doğru şekilde düşülerek hesaplama yapıldığı halde, kaçak tüketim miktarında sayaçlar üzerindeki kaydedilen tüketimler göz ardı edilmiştir.Dolayısıyla ek tüketim iktarı hesabında sayaçların tüketimlerinin toplamdan düşülmesi şeklinde yapılan hesaplamanın kaçak tüketim miktarında da uygulanması gerekmektedir.Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre, toplamda 12 ayı geçmemek üzere geriye dönük ek tüketim tahakkuku da yapılabileceği anlaşılmaktadır...Kaçak elektrik tüketimi miktarı ve tahakkuk hesabına ilişkin Yönetmelikte tanımlanan yöntemlerle yapılan hesaplamalar sonucunda, 30.01.2023 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketimi fatura bedeli 82.704,63.-TL, 13.02.2023 takip tarihi itibariyle borç tutarı 83.827,60TL, davacı tarafından icra takibine konu edildiği ancak sonradan miktarı için takip dışında bırakıldığı beyan edilen 13.04.2023 son ödeme tarihli ek tüketim fatura bedeli 577.144,62.-TL olarak hesaplandığı" yönünde görüş bildirmiş, ek raporunda da aynı görüşlerini tekrarlamıştır.Buna göre, hükme esas bilirkişi raporunda yönetmelik hükümlerine atıf yapılarak hesaplama yapıldığı, hesaplamanın tutanakta belirtilen ve harici hat üzerindeki cihazların gücüne göre yapılmış olduğu, komisyon tarafından değiştirilen kısmın ilgili kaçak tahakkukundan mahsubunun yapılarak karara bağlandığı, her iki tarafın tacir olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,Davalıdan alınması gereken 45.101,78 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.275,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.826,34 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/05/2025