Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/211 E. 2025/83 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/211
Karar No
2025/83
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1356 - 2025/1519 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1356 KARAR NO : 2025/1519 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2025 NUMARASI : 2024/211 E. - 2025/83 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2025 tarih ve 2024/211 E. - 2025/83 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, davalı gerçek kişiler tarafından 2020/01590 sayılı iplik bobini tasarımı başvurusu yapıldığını, müvekkili tarafından 2016/01941 sayılı tasarım ve internet görsellerine dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, YİDK tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, bu tasarımların müvekkiline ait olan ve 2010 yılından beri üretilip kamuya arz edilen birçok tasarımın birebir aynısı olduğunu, davalıların daha önceden kamuya sunulmuş ürünleri kendi adlarına tescil ettirmek suretiyle piyasada tekel yaratmaya ve tasarımlar üzerinde tek başına hak sahibi olmaya çalıştıklarını, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-733 sayılı kararının iptaline, davalılara ait tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, müvekkilleri tasarımının davacıya ait 2016/01941 nolu tasarımla benzer olmadığını, söz konusu tasarımların kullanım amacına uygun olarak belli şekli zorunluluklarda yapılması gerektiğini, benzerlik değerlendirmesinde bu unsurların dikkate alınamayacağını, genel bakışta bile her iki tasarımın farklı olduğunu, müvekkilleri tasarımının yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şahısların 2020/01590 sayılı 1 sıra nolu tasarımının, davacı tarafa ait 2016/01941-1 sıra sayılı tasarım ile önceki tarihli olduğu belirtilen internet görselleri karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı iddia edilmiş ise de bilgilenmiş kullanıcı nazarında dava konusu tasarımın, davacı tarafın dosyaya mesnet olarak sunduğu tasarımlar karşısında, dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle mutlak yenilik de dahil, yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşıdığı, dava konusu YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik inceleme ile tanzim edildiğini, buna ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın, hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, dosyada mevcut itiraz ve beyanları ile izah edildiği üzere önceki istinaf mahkemesi kararında, dava konusu tasarımların mutlak yenilik vasfının bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak mahkemece alınan bilirkişi raporlarının bu bakımdan eksik kaldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflarınca belirtilen bir kısım linklerin açılmadığının ifade edildiğini, açılmadığı ve araştırma yapılamadığı ifade edilen linkler bakımından işbu dava konusu bobinin hükümsüzlüğü talep edilen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/66 E. sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporları kapsamında elde edilen araştırma sonuçlarının kullanılması talep edilmişse de bu husustaki taleplerinin dikkate alınmadığını, bilirkişi heyeti tarafından yeterli inceleme yapılmış olsaydı davalılara ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığının anlaşılacağını, nitekim Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/66 E. Sayılı dosyasında, dava dışı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından davalılar aleyhine açılan işbu davaya konu tasarımın iptali ve hükümsüzlüğü talepli dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında, söz konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının açıklandığını, bu dosyada davalı tasarımının hükümsüzlüğüne de karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 2022/190 E., 2024/596 K. sayılı kararı ile "İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımın, davacının 2016/01941 sayılı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden ise bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili, hem dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını ileri sürmüş, hem de gerek tasarım başvurusuna itiraz aşamasında hem de dava dilekçesinde bir kısım görsellere dayanmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir." gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. Dairemiz kararı sonrasında ilk derece mahkemesince alınan 04.11.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, "...ürünün harcıalem bir ürün olmadığı, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde dava konusu tasarımın davacı tasarım görseli ile ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik göstermediği görüş ve kanaatine varılmıştır. ...Davacı tarafın bahsettiği itiraz dilekçesi ve örnekler yeniden incelenmiş olup, linklere yeniden girilmeye çalışılmış ancak belirtilen tarihlere heyetimizin ulaşıp teyit etmesi mümkün olmamıştır." açıklamasına yer verilmiştir. Davacı tarafından dayanılan görseller söz konusu raporda incelenmediğinden, anılan rapora dayalı olarak hüküm kurulması mümkün görülmemiştir. Nitekim, davacı vekilinde sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de, bilirkişi raporunda yeterli araştırmanın yapılmadığı belirtilmiş, ayrıca Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/66 E. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının açıklandığı ve anılan mahkemece de, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği bildirilmiştir. Bunun üzerine mahkemece de 23.12.2024 tarihli oturumda verilen 1 nolu ara karar ile "BAM iade kararı çerçevesinde heyete iplik bobini ürününe ait tasarım konusunda bir bilirkişi ilave edilip dava konusu tasarımın mutlak yenilik vasfı olup olmadığı dahil ek rapor alınmasına karar verilmiş olmasına rağmen bilirkişi ek raporunda kök rapora atıf yapıldığı, diğer yönden davacı vekilinin sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ekli Bakırköy FSHHM'ne sunulan bir başka raporda yenilik ve ayırt edicilik özelliğe sahip olmadığı belirtildiği görülerek aynı tasarım hakkında bilirkişilerin farklı kanaati olduğu görüldüğünden bu çelişki de giderilmek suretiyle ve diğer yönden davacı itirazları da karşılanarak (cevaplanarak) dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle mutlak yenilik vasfı bulunup bulunmadığı konusunda aynı heyetten ek 2 rapor alınmasına," karar verilmiş olmasına rağmen dosyaya sunulan 23.01.2025 tarihli ikinci ek raporda, denetime elverişli olacak hiçbir yeni açıklamaya yer verilmemiş, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/66 E. sayılı dosyasına sunulan ve dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı kanaatini içeren bilirkişi raporu irdelenmemiş, neden anılan mahkemeye sunulan raporda bildirilen kanaatten farklı kanaate ulaşıldığı bildirilmemiş, önceki ek raporun tekrarı mahiyetinde açıklamalar yapılmıştır. Bu durumda, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporunun varlığından ve davacı itirazlarının değerlendirildiğinden söz edilmesi mümkün olmayıp, ilk derece mahkemesince de yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle anılan hususlar değerlendirildikten ve özellikle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/66 E. sayılı dosyasına sunulan ve dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı kanaatini içeren bilirkişi raporu irdelendikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/03/2025 gün ve 2024/211 E. - 2025/83 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/211, K. 2025/83, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-211-e-2025-83-k-b0a5a043a1ff