Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1800 E. 2025/2590 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1800
- Karar No
- 2025/2590
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1800 - 2025/2590 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1800 KARAR NO : 2025/2590 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2017 NUMARASI : 2017/171 E. - 2017/567 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2017 tarih ve 2017/171 E. - 2017/567 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekilinin tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2005/06886 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, 2015/76141 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından başvuruya itiraz edildiğini, itirazın kısmen kabulü ile bir kısım mal ve hizmetler başvurunun kapsamından çıkartılmış ise de, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetlerin müvekkilinin mesnet markasının kapsamı ile aynı/benzer/ilişkili olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığı nedeniyle de başvurunun tümden reddinin gerektiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ve haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek, 2017-M-1199 sayılı YİDK kararının iptalini ve tescili halinde 2015/76141 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin marka başvurusundan vazgeçtiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davalı şirketin 2015/76141 sayılı marka başvuru talebinden 09.06.2017 tarihinde feragat talebinde bulunulduğu ve 13.06.2017 tarihinde iptal işleminin gerçekleştiği; dava konusu edilen marka hakkında başvuru sahibince marka tescil başvurusundan feragat edildiğinden, dava konusu YİDK kararının içerik olarak konusuz kaldığı; her ne kadar davacı tarafın YİDK kararının hükmünün devam ettiği yolunda savunma yaptığı görülse dahi, görülmekte olan bir davada tescil işlemi başvurusundan feragat edilerek ortadan kalkan bir marka hakkında verilmiş YİDK'nun da konusuz kaldığı kanaatine varıldığı; eldeki davanın 15.05.2017 tarihinde açıldığı, marka başvuru sahibinin kurum nezdinde feragat işleminin 09.06.2017 tarihinde yapıldığı; davalı şirketin kendi aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararın verildiği tarihteki durum, şart ve delillere göre inceleme yaptığını, davanın konusu kararın verildiği tarihte YİDK kararının yerinde olup olmadığı olup, davanın konusu kaldığı değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderleri bakımından da davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirleme yapılması gerektiğini, dava konusu YİDK kararının da yerinde ve hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kurum kararının iptaline karar verilmesi talebi yönünden davanın konusuz kaldığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu talep yönünden bir değerlendirme yapması gerektiğini, davalı kurum kararında itirazın kısmen reddinin de hatalı olduğunu, müvekkili markasının büyük bir tanınmışlığa ulaştığını, başvurunun tümden reddinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı vekili, 2015/76141 sayılı marka başvurusuna yaptığı itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptalini talep eden eldeki davayı 15.05.2017 tarihinde açmış, davalı başvuru sahibi dava açıldıktan sonra 09.06.2017 tarihinde marka başvurusundan feragat etmiş, mahkemece ise, başvurudan feragat edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, YİDK kararının iptali istemi ile açılan davaların, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre çözümlenmesi gerektiğinden ve dava konusu YİDK kararının verildiği tarih itibariyle dava konusu marka başvurusu hüküm ifade ettiğinden, davalı şirketin dava açıldıktan sonra marka başvurusundan feragat etmesinin eldeki davaya bir etkisi yoktur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarih ve 2022/5849 E.-2024/2095 K. saılı kararı da bu yöndedir. Dolayısıyla, YİDK karar iptali talepli davanın konusuz kalması söz konusu olmadığından, mahkemece, işin esasına girilerek, karar verilmesi gerekir. İlk derece mahkemesinin kararı ise uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması mahiyetindedir.
Bu itibarla Dairemizce, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/12/2017 gün ve 2017/171 E. - 2017/567 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... ile katılma yoluyla davacı tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan taraflara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.