Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1641 E. 2026/494 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1641
Karar No
2026/494
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..... - ..... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ..... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar ASIL DAVA DOSYASINDA İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... ASIL DAVA: Menfi Tespit BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASINDA İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... BİRLEŞEN DAVA : İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZIM TARİHİ : 06/04/2026 Davacı - birleşen dosya davacısı tarafından, davalı ve birleşen dosya davalısı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan menfi tespit davası ve birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan istirdat davasında 17/09/2024 tarihinde tesis edilen asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin karara karşı davacı - birleşen dosya davacısının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yıllardan akaryakıt istasyonu işlettiğini, her ay düzenli olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirketin işlettiği enerji tüketim bedeli tespit edilip akabinde faturasının kesildiğini, müvekkili şirketin bir gün dahi ödemelerini geciktirmediğini ve hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 18/11/2022 tarihli ........ sayılı yazı ile müvekkili şirkete ait olan ........ numaralı tesisattan 16/11/2022 tarihinde kaçak kullanım tespit edildiği, bu sebeple kesilen ........ fatura nolu 18/11/2022 tarihli 402.039,11 TL bedelli faturanın ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin böyle bir eyleminin bulunmadığını, davalı şirket tarafından neye göre kaçak kullanımın tespitinin yapıldığı, ne kadar yapıldığı, hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, müvekkili şirketin kaçak kullanım gerçekleştirdiğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek davalı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen ........ fatura nolu 18/11/2022 tarihli 402.039,11 TL bedelli fatura ile haciz ve elektriğin kesilmesi baskısı altında ödenen miktarlar mahsup edildikten sonra kalan 105.696,64 TL iddia edildiğinin aksine müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine,

davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin kaçak elektrik kullandığını, bu hususun müvekkili çalışanlarınca tespit edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin borcu kabul ederek müvekkili şirket ile taksitlendirme anlaşması yaptığını, borcun iki taksitini ödediğini, davacının borçlu olduğu ve kaçak elektrik kullandığının tutanak ve fotoğraflarla sabit olduğunu, davacının borcunun büyük bir bölümünü ödediğini, daha sonra borcun tamamı için Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ........ aleyhine menfi tespit davası açtığını, dosyadaki husumet itirazları üzerine davasından feragat ederek işbu davayı tesis ettiğini, davacının kalan kısmı ödememeye çalıştığını, bütün bu hususlar bilirkişi incelemesi ve yargılama sonucunda açıkça ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yıllardan akaryakıt istasyonu işlettiğini, her ay düzenli olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirketin işlettiği enerji tüketim bedeli tespit edilip akabinde faturasının kesildiğini, müvekkili şirketin bir gün dahi ödemelerini geciktirmediğini ve hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 18/11/2022 tarihli ........ sayılı yazı ile müvekkili şirkete ait olan ........ numaralı tesisattan 16/11/2022 tarihinde kaçak kullanım tespit edildiği, bu sebeple kesilen ........ fatura nolu 18/11/2022 tarihli 402.039,11 TL bedelli faturanın ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin böyle bir eyleminin bulunmadığını, davalı şirket tarafından neye göre kaçak kullanımın tespitinin yapıldığı, ne kadar yapıldığı, hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, müvekkili şirketin kaçak kullanım gerçekleştirdiğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek davalı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen ........ fatura nolu 18/11/2022 tarihli 402.039,11 TL bedelli fatura ile haciz ve elektriğin kesilmesi baskısı altında 21/11/2022 tarihinde 202.004,00 TL, 19/12/2022 tarihinde 105.645,65 TL olmak üzere toplamda ödenen 307.700,65 TL'nin haksız ve mesnetsiz şekilde işletmenin elektriklerinin kesilmesi korkusu ve baskısı altında ödendiğinden mütevellit 307.700,65 TL'nin istirdadına, davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine ve davalı aleyhine %20den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin kaçak elektrik kullandığını, bu hususun müvekkili çalışanlarınca tespit edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin borcu kabul ederek müvekkili şirket ile taksitlendirme anlaşması yaptığını, borcun iki taksitini ödediğini, davacının borçlu olduğu ve kaçak elektrik kullandığının tutanak ve fotoğraflarla sabit olduğunu, davacının borcunun büyük bir bölümünü ödediğini, daha sonra borcun tamamı için Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ........ aleyhine menfi tespit davası açtığını, dosyadaki husumet itirazları üzerine davasından feragat ederek asıl davayı tesis ettiğini, akabinde birleşen davayı açtığını, davacının kalan kısmı ödememeye çalıştığını, bütün bu hususlar bilirkişi incelemesi ve yargılama sonucunda açıkça ortaya çıkacağını, ayrıca davacı tarafın talebinin istirdat davasının konusu olamayacağını, zira istirdat davasının İİK. 72. maddesinde şartlarının belirtildiğini, davacı adına dava konusu bedellere ilişkin bir icra takibi yapılmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının akım trafosuna dyor direnç takmak suretiyle eksik ölçüm yaptırarak kaçak kullanımı olduğu, kurulu gücünün ........ sözleşmesinde bahsedilen bağlantı gücü ile uyumlu olduğu, bu kaçak kullanımın tespiti üzerine davalı tarafından 402.039,11 TL tutarında dava konusu faturanın tanzim edildiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporlarından anlaşıldığı üzere kurum tarafından tanzim edilen fatura miktarının yerinde olduğu, ticari abone mahiyetinde olan davacının KDV oranı %18 kabul edilerek yapılan hesaplamada kaçak bedeli ile birlikte davacının ödemesi gereken fatura bedelinin 402.030,37 TL olduğu, davalı tarafından tanzim edilen fatura tutarının ise 402.039,11 TL olup aradaki farkın 8,74 TL posta gideri olduğu anlaşılmakla davalının gerek ana davası gerekse de birleşen davasının reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (7) Her ne kadar davacı tarafından fatura tutarı 402.039,11 TL olmasına rağmen tedbir talebinin Mahkememizce reddedilmesi üzerine yasal fatura ödeme süresinden sonra toplamda 414.407,39 TL ödeme yapılmış ise de söz konusu farkın davacı tarafından dava konusu faturanın süresinde/son ödeme tarihine kadar ödenmemesi sebebiyle 6183 sayılı kanunun 51. Maddesinde yer alan, kanunda belirtilen oranlarda ve günlük olarak hesaplanan gecikme cezası farkından kaynaklandığı, bir başka ifade ile davacının fazlaca yapmış olduğu bir ödeme olmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yıllardan akaryakıt istasyonu işlettiğini, her ay düzenli olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirketin işlettiği enerji tüketim bedeli tespit edilip akabinde faturasının kesildiğini, müvekkili şirketin bir gün dahi ödemelerini geciktirmediğini ve hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 18/11/2022 tarihli ........ sayılı yazı ile müvekkili şirkete ait olan ........ numaralı tesisattan 16/11/2022 tarihinde kaçak kullanım tespit edildiği, bu sebeple kesilen ........ fatura nolu 18/11/2022 tarihli 402.039,11 TL bedelli faturanın ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin böyle bir eyleminin bulunmadığını, davalı şirket tarafından neye göre kaçak kullanımın tespitinin yapıldığı, ne kadar yapıldığı, hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, müvekkili şirketin kaçak kullanım gerçekleştirdiğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında bulunan çelişkilerin de beyanlarını desteklediklerini, son bilirkişi raporunda mevcut yasal bilgi ve belgelere dayanarak LPG+Mazot Dispanserleri üzerinde yapılan elektrik tüketim hesabının 5.261,34 TL olup bir akaryakıt istasyonunda en çok elektrik tüketen birimin dispanser olduğu dikkate alınarak kaçak olarak tüketildiği iddia edilen elektriğin söz konusu tespit edilen bedelin 60-70 katı olmasının açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden, akaryakıt istasyonunda kullanılan diğer elektrik ekipmanları üzerinden elektrik hesaplaması yapılmadan hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava menfi tespit, birleşen dava istirdat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davacının kaçak elektrik enerjisi kullandığı tutulan tutanak ve diğer delillerle sabit olup, tahakkuk ettirilmesi gereken fatura miktarı konusunda bilirkişi heyetinden rapor ve 3 ek rapor alınmıştır. Raporlar arasında çelişki bulunduğu gözetilerek kaçak tutanağı tarihindeki mevzuat hükümlerine göre davacıya tahakkuk ettirilmesi gereken fatura tutarının ne kadar olması gerektiği konusunda 3 kişiden oluşan konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre deliller değerlendirilerek asıl ve birleşen dava hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmadığından davacının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen dava davacısının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/...-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen dava davacısı tarafından yatırılan toplam 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen dava davacısına iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen dava davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/...-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

.....

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1641, K. 2026/494, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1641-e-2026-494-k-2ed7d2d0e7fb