Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1516 E. 2026/445 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1516
- Karar No
- 2026/445
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1516 Esas
KARAR NO : 2026/445 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2024
NUMARASI : 2023/208 E. - 2024/105 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ: 12/03/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait "M.Akif Mah. ... Cad. ... Haç Umre sağı,... solu, Sultanbeyli ... Cami karşısı Sultanbeyli/İstanbul" adresinde bulunan "...-..." ticaret unvanlı ve "..." tabelalı işletmede, müvekkilinin tanınmış "..." markasını taşıyan taklit çorap ürünü sattığını, davalının iş yerinden satın alınan çorap ürünü ve fişinin dosyaya sunulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini belirterek, davalının iş yerinde hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte, davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise, işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 06/06/2024 tarihli 2023/208E. - 2024/105 K. sayılı kararıyla; "...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ... ibareli çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafça işletilen iş yerinden satın alınan çorap üzerinde ... markasının bulunduğu bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla dava açıldığı, mahkememizce iş yerinde yaptırılan tespitte “Toplamda 28 adet ... ... çorap” ürününe rastlandığı, Davacıya ait tescilli markalar ile davalı yanın işyerinde tespit edilen ürün üzerindeki işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin tereddüte meydan vermeyecek kadar açık olduğu ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu davacının tanınmış ... markasına tecavüz teşkil ettiği, alınan 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, davalı vekilince vekaletname ibraz edildiği fakat dosyaya cevap verilmediği gibi duruşmaya da gelinmediği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı kullanımlarının davacı markasına birebir benzer mahiyette olup bu durumun ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği ve 6769 Sayılı SMK' nun 29. Maddesi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, kararda belirtildiği gibi ... işletmesinin marka haklarına tecavüzünün söz konusu olmadığını, "..." markasının ayırt ediciliğinin bulunmadığını, cins isim ve renk olduğunu, ayrıca tekstil sektöründe, ürünlerin üzerinde renk isimlerinin sıklıkla kullanılmasının da "..." markasıyla bir karışıklığa sebebiyet vermemesinin de olağan bir durum olduğunu,"..." markasının, birbirinden farklı altı (6) logoya sahip olduğunu, dilekçede gösterilen logolardan bazıları her ne kadar ayırt edici özelliğe sahip olsa da, söz konusu ürünlerin üzerindeki renk ismi olan "..." yazısının küçük harflerle doğrudan "..." şeklinde yazılmasının, logo olarak ayırt edici özelliğini de kaybetmesine yol açtığını,Müvekkiline ait... işletmesindeki delil olarak kullanılan çorapların üzerindeki "..." yazısının bir marka ibaresi olarak kullanılmadığını, zira ürünlerin üzerinde, ortalama tüketici tarafından anlaşılabilecek şekilde "..." markasına ait etiket bulunduğunu,Çorap üzerine renk isimlerinin yazılı olmasının çorap sektöründe oldukça yaygın olduğunu, dünyaca ünlü markaların bunu sık sık yaptığını, hatta kendi logosunu yazmadan sadece renk ismi yazan işletmelerin de mevcut olduğunu, Söz konusu ürünlerin satışında, davalının kötüniyetli olduğu düşüncesine varmanın hakkaniyete uygun düşmediğini, zira davalının, söz konusu ürünleri ortalama bir fiyattan satışa sunduğunu, üzerinde "..." yazısı olmayan ürünlerle de hemen hemen aynı miktarda satış gerçekleştirdiğini, yani davalının üzerinde "..." yazılı çoraplardan ayrıca bir menfaat elde etmediğini, Davalının, basiretli bir tacirin göstermesi gereken tüm dikkat ve özeni göstermiş olmasına rağmen, cins isim olarak kullanılan ... kelimesinin bir markaya ait olabileceğini haklı olarak tahmin edemediğini, kaldı ki cins belirten açıklamaların kullanılmasını da marka sahibinin engelleyemeyeceğini, davalının kullanımının dürüst kullanım olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak kamu düzenine ilişkin başkaca sebeplerle; İstanbul 2. Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/06/2024 tarihli, 2023/208 Esas, 2024/105 Karar sayılı kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 25. sınıf da dahil çeşitli sınıflarda, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 18, 35. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 18, 25 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları, ayrıca davacının "..." markasının... tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan fiş ve ürün incelendiğinde; 17/10/2023 tarihli, ...-...'a ait bir adet kasa fişi ve bir çift beyaz renkli, üzerinde ... çizgiler ve "..." ibaresi bulunan çorap ürünü oldukları, çoraba iliştirilmiş "..." markasının ve fiyatının yazılı olduğu karton etiket bulunduğu, fiş incelendiğinde züccaciye satışına ilişkin ve 55,00 TL bedelli olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince marka vekili bilirkişi ...'dan alınan 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait işyerinde davalının tescilli markalarına konu görselleri taşıyan toplamda 28 adet ve satış fiyatı 15,00 TL olan, beyazlı grili ya da beyazlı mavili renklerde, "..." ... çorap ürününe rastlandığı, davacıya ait tescilli markalar ile ilgili mahalde tespit edilen ürünler üzerindeki işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin tereddüte meydan vermeyecek kadar açık olduğu ve karıştırma ihtimalinin peşinen var olduğu, anılan sebeplerle takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, söz konusu işaretler arasında halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali nedeniyle ve marka sahibinin izni alınmaksızın markanın ayırt edilemeyecek kadar benzeri kullanılması ve markanın taklit edilmesi suretiyle marka ihlali gerçekleştiği şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili "..." ibaresinin renk ismi olduğunu, tekstil ürünlerinde renginin belirtilmesi için sıklıkla kullanıldığını, müvekkilinin kullanımının da ürünün rengini belirtmek amacıyla dürüst kullanım olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının "..." markasının 25. sınıf kapsamındaki iç ve dış giysiler, ayak ve baş giysileri ürünleri için tanınmış marka olduğu, kullanılmakla ayırt edicilik kazandığı, alınan bilirkişi raporu ve dava dosyasına sunulan ürün incelendiğinde, davalının "..." ibaresini renk belirtmek amacıyla kullandığının kabul edilemeyeceği, ... harflerle ve dikkat çekecek büyüklükte ürünün üzerine doğrudan "..." ibaresinin yazılı olduğu, üstelik "..." ibaresinin yalnızca ... renkli çoraplarda değil, gri renkli çoraplar üzerinde de kullanıldığının tespit edildiği, her ne kadar çorap üzerinde "..." markasına ilişkin karton etiket bulunsa da, ortalama tüketicinin ilk bakışta "..." ibaresini göreceği ve davacının "..." ... ürünleri ile davalının satışını yaptığı taklit ürünlerin karıştırılabileceği anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.