Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/1180 E. 2024/1884 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1180
Karar No
2024/1884
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1180

KARAR NO: 2024/1884

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/05/2024

NUMARASI: 2024/142 E. - 2024/323 K.

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebein reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuruluş tarihindeki ortaklar pay defteri ve 26.12.2012 günlü ve Beyoğlu ...Noterliğinden tasdikli genel kurul toplantı ve müzakere defterinin TTK'da zikredilen olaylardan biri olan hırsızlık nedeni ile zıyaa uğradığının düşünüldüğünü belirterek, müvekkili şirkete ait ortaklar pay defteri ve 26.12.2012 günlü ve Beyoğlu ...Noterliğinden tasdikli genel kurul toplantı ve müzakere defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı yanın genel kurul toplantı ve müzakere defterinin noter onaylarına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı, bildirilen noterliğe yazılan müzekkereye de olumsuz yanıt verildiği, davacının genel kurul toplantı ve müzakere defterinin kaybına ilişkin gerçekleştiğini beyan ettiği hırsızlık vakıasına ilişkin herhangi bir şikayet, başvuru ibraz etmediği, hırsızlığın gerçekleştiğini ispat edemediği anlaşıldığından... " gerekçesiyle davanın reddine , karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket adına ortaklar pay defteri ve 26.12.2012 günü Beyoğlu ... Noterliğinde tasdikli genel kurul toplantı ve müzakere defterinin hırsızlık nedeniyle ziya uğradığı düşünüldüğünden defterin zayi olduğuna karar verilmesinin talep edildiğini, talebin reddedildiğini, eksik inceleme ile verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme tarafından toplantı ve müzakere defterinin noter onaylarına ilişkin bilgi ve belge sunulamadığı, noterliğe yazılan müzekkereye de olumsuz yanıt verildiği, hırsızlık vakıasına ilişkin herhangi bir şikayet, başvuruya dair bilgi ve belge ibraz edilmediği gerekçeleriyle reddedildiğini, zayi olan belgelerle ilgili nasıl bir belge sunulması gerektiğinin anlaşılamadığını, İTO'ya müzekkere yazılmadığını, noter cevabı incelenmeksizin karar verildiğini, defterin 26.12.2012 günlü tasdik edildiğini, ilgili notere söz konusu tarihe ilişkin araştırma yapılması için yeniden müzekkere yazılması gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın yeniden incelenmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda, davacı vekili tarafından, müvekkili şirkete ait ortaklar pay defteri ve 26.12.2012 günlü genel kurul toplantı ve müzakere defterinin hırsızlık nedeniyle zayi olduğunu iddia etmiştir. Delil olarak herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmemiştir. Yalnızca ticaret sicil kayıtları gösterilmiştir. Mahkemece, Beyoğlu ... Noterliğinden tasdikli olduğu iddia edilen genel kurul toplantı ve müzakere defteri için adı müzekkere yazılmıştır. Beyoğlu ... Noterliğinin 07.03.2024 cevabı yazısında genel kurul müzakere defteri ile ilgili 2021-2024 yılları arasında herhangi bir kayda ulaşılamadığı belirtilmiştir. Zayi olayının nasıl meydana geldiğine dair somut bir açıklamaya, tarihe veya bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.12.2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1180, K. 2024/1884, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2024-1180-e-2024-1884-k-eb5d46f97528