Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/882 E. 2025/1342 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/882
Karar No
2025/1342
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/882 Esas 2025/1342 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/882 KARAR NO : 2025/1342

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/09/2020 NUMARASI : 2014/414 Esas 2020/471 Karar

DAVA : Anonim Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat DAVA TARİHİ : 26/05/2003 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ... dış Tic. A.Ş. firmasına usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini; kullandırılan kredinin, 05.01.2000/1-41 yönetim kurulu kararı ile 2.000.000.USD olduğunu, ... Şubesinin istihbarat raporunda mali yapısının bozuk olması sebebiyle talep edilen kredinin Şube tarafından uygun görülmediğini; talebi reddedilen firmanın yaklaşık üç ay sonra ... Şubesinden 3.000.000 USD döviz kredisi talebinde bulunduğunu ve istihbarat raporunda aktiflerin %71'nin banka ve %21'inin satıcı kredileri ile finanse edildiği, son üç yılda zarar ettiği, karşılıksız çekine rastlanıldığı belirtilmesine rağmen Şubece uygun görüşle genel müdürlüğe iletildiği ve yönetim kurulunun 05/01/2000 tarih ve 1/41 sayılı kararıyla firmaya 2.000.000 USD tutarında döviz kredisinin onaylandığı; söz konusu kredilerin teminatsız olması sebebiyle tahsil kabiliyetinin bulunmadığını; TTK 320 ve TTK 336 gereğince yönetim kurulunun özen borcu ve sorumluluğunun bulunduğunu; bankanın zararının bulunduğunu; firma aleyhine borçlu ... ... tarafından teminat olarak bankaya verilen 2.000.000 USD tutarındaki kambiyo senetleri için yapılan takiplerde menkul kaydına rastlanmadığını; bu nedenlerle, tahsil kabiliyeti bulunmayan 20/11/2000 tarihinde 1.374.936.969.740 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına atılan alacağın 20/11/2000 tarihinden temerrüt faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava edilmiştir. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbölümü itirazının yanı sıra davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin hukuka aykırı eylemlerinin bulunmadığını, müvekkillerinin ibra edildiğini, kredinin açılmasının bankacılık mevzuatına ve uygulamalara uygun olduğunu;, kredi tahsis kararında usulsüzlük bulunmadığını, istihbarat raporunun olumsuz olmadığını; alınan teminatların yeterli olduğunu, bu sebeple, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbölümü itirazının yanı sıra davanın zamanaşımına uğradığını; ibra bulunduğunu, kredinin mevzuata uygun ve teminatın yeterli olduğunu, bu nedenle, davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu kredilerin yönetim kurulunun kararını gerektiren, merkez şubenin yetkilerini aşan kredilen olduğunu, kusurun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tahsilat yapılmış olduğunu ve anapara borcunun kapanmış olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin oldukça uzun sürmesi (2000 yılı Kasım ayında başlatılan takip sonucunda 10 yıl sonra 2011 Ocak ayında tahsilat yapılabildiği) ve temerrüt faizinin yüksek (%75) olması ile risk teminat dengesinin bozulmuş olduğunu, bu durumdan kaynaklanan zararın davalılara yüklenemeyeceği kanaatinde olduklarını, mütalaa etmişlerdir. Somut olayda; dava dışı firmaya açılan kredi ile ilgili olarak istihbarat raporunun alınmış olduğu, kredinin miktarı itibariyle yönetim kurulunun görevinde olduğu, yönetim kurulundan gizlenen yahut eksik araştırılan husus bulunmadığının, kredinin yeterli teminata bağlanarak kullandırılmış olduğu hususları bilirkişilerin dosyaya, bilgi ve belgelere dayanak tespitlerinden anlaşılmış, kredinin hukuka aykırı kredi kullandırıldığı savı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istihbarat raporlarında yer alan olumsuz görüşler/olumsuzluklar belirtilemesine rağmen, bunların davalılar tarafından dikkate alınmamasının kusur olarak görülmediğini, kredi tahsis kararı ve kredi kullandırımı bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzutaı, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile istihbarat raporları tamamen hiçe sayılmak suretiyle, istihbarat raporlarındaki olumsuzlukları değerlendirmesi gereken davalıların eylemlerinin de yok sayılmış olduğunu, bunun hukuken kabulünün mümkün olmadığını, banka ve genel bankacılık teamüllerine aykırı olarak bahis konusu firmaların kredilendirildiğinin anlaşıldığını, banka yöneticilerinin tedbirli, basiretli ve öngörülü tacir gibi hareket etme zorunluluğu olduğunu, bu kişilerin profesyonel banka yöneticisi olup banka varlıkları değerlendirilirken görevleri ve konumları gereği ülke ekonomisinin yapısını iyi bilmesi, özenli ve öngörülü olarak normalin üstünde bilgi ve beceri göstermesi, en az risk taşıyan veya riski bulunmayan işlemler yapması gerektiğini, tüm bu hususlar ve bu hususların somut olarak tespit edildiği, somut hiç bir veriye dayalı olmaksızın varılan bu sonucun kabul edilmesinin mümkün olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı bankanın yöneticileri olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankaya zarara uğrattıkları savıyla açılan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır. Davanın, 26/05/2003 tarihinde Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemenin 2003/467 E. Sayılı sırasına kaydının yapıldığı, Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/09/2003 tarih, 2003/467 E, 2003/905 K sayılı dosyanın iş bölümü nedeniyle yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Davacı vekilinin 26/09/2003 tarihli talep dilekçesi uyarınca dosyanın Ankara Ticaret Mahkemesi tevzi bürosuna gönderilerek Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/07/2004 tarih, 2003/623 E, 2004/513 K sayılı ilamı ile dosyanın görevli Ankara 1 veya 2 Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere tevzii bürosuna tevdine karar verildiği, Dosyanın 09/12/2004 tarihinde Ankara 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2004/736 E sayılı sırasına kaydının yapıldığı, Ankara 1. Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2005 tarih, 2004/736 E, 2005/103 K sayılı ilamı ile dosyanın görevli ve yetkili Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, ilgili kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2007 tarih, 2006/11874 E, 2007/14087 K sayılı ilamı ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı yerinde olmayıp, Ankara 1. Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve iş bu karar üzerine dosyanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/679 sayılı esasına kaydının yapılmasından sonra dosya Ankara 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilip 2014/414 esas numarasını aldığı ve mahkemece yukarıda ayrıntısı ile yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece her ne kadar karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihten sonra hüküm tesis edilmiş ise de, Ankara 1. Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2005 tarih, 2004/736 E., 2005/103 K sayılı görevsizlik kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2007 tarih, 2006/11874 E, 2007/14087 K sayılı ilamına konu edinilmiş olup ve onama kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay arasında görev uyuşmazlığı çıkamayacağına göre ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Hukuk Genel Kurulu kararından sonra önceki içtihatından dönüp dönmeyeceğinini takdiri anılan Daireye ait olmakla, temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay'a gönderilmek üzere geri çevrilmesine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle, temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.27/11/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/882, K. 2025/1342, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-882-e-2025-1342-k-9f2c6ee1b666