Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2023/178 E. 2024/97 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/178
- Karar No
- 2024/97
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2022 NUMARASI Esas Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/01/2024 YAZIM TARİHİ : 15/01/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 05/12/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Konya ilinde fırın makinaları ve ekipmanları imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının talebi üzerine faturaya konu malları imal ederek davalıya teslim ettiğini, davalının kendi istediği şekilde ve şartlarda teslim edilen bu malları yurt dışına ihraç ettiğini, davacı tarafından temin edilen alacağın dayanağı olan mallara ait ihracata ilişkin belgelerin davacıya verildiği davacının da buna istinaden KDV iadelerini aldığını, bu ticarete ilişkin davacının alacağını tam olarak alamadığını, davacının davalıdan olan alacakları için Konya .. İcra Müdürlüğünün ..esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davacının mezkur icra dosyasından takip çıkışı miktarı olan 141.500,00 TL ve ferileriyle alacaklı olduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt dışında mevcut bir müşterisinden bir kısım emtiaya ilişkin sipariş aldığını, bunu temin etmek için emtianın imalatıyla iştigal eden .... isimli kişiyle irtibat kurduğunu ve ona sipariş verdiğini ancak bu kişinin siparişin biraz gecikeceğini ve özel sebeplerden dolayı bu siparişi başka firmalara yönlendirmek suretiyle ve oralara yaptırmak suretiyle temin ve teslim edeceğinden bahisle biraz daha zaman istediğini ve sonunda taahhüdünü gerçekleştirdiğini, bedel olarak ise 24.500,00 USD üzerinde anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin yurt dışındaki müşterisinin müvekkilinden ricada bulunarak ülkesinde kuracağı fabrikaya ilişkin alacağı kredi miktarına esas olmak üzere mümkünse malın 50.000,00 USD şeklinde faturalandırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin bu ricayı gerek adı geçen.......'e gerekse de bu kişi nam ve hesabına imal eden ve faturayı bizatihi kesecek olan davacı .....'ya ilettiğini, her iki isminde bu talebe olumlu yanıt verdiğini, bu şartlar altında davacı tarafından tanzim edilen proforma faturanın 46.000,00 USD olarak düzenlendiğini, müvekkilinin ise bu faturaya istinaden müşterisine 50.000,00 USD olarak faturalandırmada bulunduğunu, müvekkilinin 24.500,00 USD olan borcunu anlaştıkları tarihte ödediğini, ilerleyen zamanda davacının müvekkilinden para talep ettiğini, müvekkilinin davacıya gerekçesini sorduğunda davacının faturanın meblağına dikkat çekerek gerekirse kalan kısmın tamamını talep edeceğinden bahsettiğini, davacının amacının haksız kazanç elde etmek olduğunu, beyan ederek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmayacak şekilde icra tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacının Konya ilinde fırın makinaları ve ekipmanları imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının talebi üzerine faturaya konu malları imal ederek davalıya teslim ettiğini, davalının kendi istediği şekilde ve şartlarda teslim edilen bu malları yurt dışına ihraç ettiğini, davacı tarafından temin edilen alacağın dayanağı olan mallara ait ihracata ilişkin belgelerin davacıya verildiği davanın da buna istinaden KDV iadelerini aldığını, bu ticarete ilişkin davacının alacağını alamadığını, davacının davalıdan olan alacakları için Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını bu nedenle itirazın iptali davasını açtıklarını, davacının icra dosyasının takip çıkışı miktarı olan 141.500,00 TL 'nin ferileriyle birlikte alacaklısı olduğunu beyan ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ettiği görülmekle davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir. Dosya incelendiğinde davacı vekilinin iddia etmiş olduğu ve davalı vekilince de cevap dilekçesinde zahiri olarak ve defterlerde de çıkması muhtemel olduğunu kabul ettiği, fatura alacağına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde davacının davasına konu faturanın davalı defterlerinde görülmüş olduğu, aynı zamanda yapılan bilirkişi incelemesinde davacının alacaklı olduğuna ilişkin emarelerin olduğu, bilirkişilerce tespit edildiği, davalı vekilinin ise her ne kadar defterlerinde kayıtlı olsa da söz konusu borcun gerçekte olmadığı, iddiası mahkememizin ticari nitelikli mahkeme olması , şekillerle ve yasanın koyduğu kurallarla sıkı sıkıya bağlı olması HMK ve TTK uyarınca şekli kurallara kesinlikle riayet edilmesi tarafların tacir oldukları, ve tacir olmanın sorumluluklarını yerine getirmek zorunlulukları olduğu, söz konusu ticari davalarda yazılı belgelere karşı ispat yükünün yine yazılı belgelere dayandırılması gerektiğinden davalının cevap dilekçesi ve dosya safahatına sunmuş olduğu dilekçelerde beyan etmiş olduğu iddia ve itirazlarını yazılı belgelerle ve somut olarak ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmekle ve davanın nitelik itibariyle fatura alacağına ilişkin olduğu, fatura alacağının da bir likit alacak olduğu kabul edildiğinden alacak miktarı üzerinden de %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği anlaşılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Alacağın miktarı belirli olup bu haliyle likit olduğundan asıl alacak üzerinden İİK.nın 67/2 maddesi uyarınca % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalının Konya.. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile 141.500,00 TL üzerinden takibin devamına, hükmedilen 141.500,00 TL.nin % 20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun davacı tarafın fatura bedelinin gerçek satışa ve gerçek bedele aykırılık teşkil etmesi olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, fatura tarihi itibariyle gerek davacı firmanın anılan tarihlerde aynı ürünlerinin yurtiçi satış fiyatlarının ne olduğunun tespiti ile yine aynı tarihlerde Konya piyasasında aynı mamülleri üreten diğer işletmelerin faturada yer alan mallara ilişkin yurtiçi satış fiyatlarının ne olduğunun tespiti gerektiğini, davacı firmanın müvekkiline kestiği fatura tarihinde, faturada belirtilen emtia bazında diğer satış faturalarındaki fiyatların hiç irdelenmemiş olduğunu, başka firmalardan temin edilerek incelenenlerin ise tarihlerinin uyuşmazlık konusu fatura tarihlerinden 2 sene 3 ay sonraya ait örnekler olduğunun fark edilmiş olması ya da dikkate alınmamış olduğunu, anılan rapora itirazlarında belirttikleri eksiklik ve aksaklık giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturaya dayalı olarak bakiye alacak için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine 27/07/2020 tarihinde 141.500,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin ''299.708,40 TL tutarındaki 19/03/2020 tarihli, ..... no'lu faturadan kalan bakiye alacak'' olarak gösterildiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu faturanın her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defterlerine göre takibe konu faturadan dolayı davacıya 147.577,25 TL borçlu olduğu anlaşılmış olup, davalı her ne kadar takibe konu faturadaki bedelin gerçek bedel olmadığını savunmuş ise de TTK'nın 21/2'nci maddesi uyarınca davalı tarafça faturanın alındığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde fatura içeriğine bir itirazda bulunulmadığından fatura bedelinin kesinleşmiş olduğu, davalının artık fatura bedeline itiraz edemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 9.665,87 TL harçtan peşin alınan 2.416,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.249,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır