Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1437 E. 2026/300 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1437
Karar No
2026/300
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1437 KARAR NO : 2026/300

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2023 NUMARASI : 2021/398 E. 2023/264 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.02.2026

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2023 tarih 2023/398 E. 2023/264 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, Davanın, sigortalısına hasar bedeli ödemek sureti ile onun haklarına halef olan müvekkili sigorta şirketi tarafından, hasara sebebiyet veren davalıya karşı yöneltilen rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında başvuru yapılmış olup taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, 2021/79410 numaralı 02.09.2021 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından 01.12.2018/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı ..... adına 59100491/4 numaralı ...Paket Sigorta Poliçesinin düzenlendiğini, 22.05.2019 tarihinde, .... Mahallesi'nden .... istikametindeki ana cadde altından geçen temiz su ana isale hattının patlaması neticesinde ortaya çıkan su ve çamurun ".... Mahallesi,... Caddesi, No:...." tanımlı adreste yer alan sigortalı otelin caddeye bakan cephesinden bahçesine ve sonrasında otelin içine aktığını, taşan ve otelin içine akan su ve çamur; odalar, resepsiyon, lobi, yemek salonu, hamam, fitness salonu, makine dairesi v.s'i çamur altında bırakmak sureti ile sigortalı otelin hasara uğramasına sebep olduğunu, sigortalı .... otelin maliki olup, eksper marifeti ile yapılan araştırma ve Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporu neticesinde sigortalıya 313.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, olayın davalı .....'nün (.....) %100 kusuru ile meydana geldiğini, Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/65 D.İş 2019/63 K. sayılı dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde söz konusu hasara sebep olan isale hattının, 31.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediyesi ....'ne (....) sorumluluğuna geçtiğinin tespit edildiğini, Davalı .....'nin hasarın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, TTK'nin 1472. maddesi gereği müvekkili şirketin, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkili tarafından oluşan hasarla ilgili rücu ihtarının davalıya gönderildiğini ve davalı tarafça ödeme yapılmadığını, rücu alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhine Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2021/1592 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2021/1592 Esas sayılı icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2021/1592 Esas numaralı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı İtirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı ......vekili, dava konusu talep edilen zararın oluşmasına sebep olan ile mülga Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliği ve Bodrum Belediye Başkanlığı arasında, 21/02/2001 gün, 2001/2136 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na dayanılarak 07/12/2001 tarihinde imzalanan “Bodrum İlçesi ile Çevre Belediyelere İçme Kullanma ve Endüstri Suyu Temini İle İlgili Protokol” doğrultusunda, ... tarafından imal edilen ana ishale hattında meydana geldiğini, söz konusu “Bodrum Yarımadası Acil İçme Suyu Projesi” kapsamındaki içme suyu tesisleri ve ishale hatlarının işletilmesi, yazılı işletme talimatları ile birlikte işletilmek üzere 17.12.2011 tarihinde lanzim edilen 08.12.2011 tarihinde onaylanan Devir Teslim Protokolü ile mülga Bodrum Birliğine; müvekkili İdare.....'nin 31.03.2014 tarihinde kurulması ile birlikte de .....'ye devredildiğini, bu nedenle müvekkili İdarece işletme prosedi uygun olarak işletilen hat üzerinde meydana gelen patlaklarda müvekkili İdarenin herhangi bir hizmet kusurunun olmadığını, Bodrum 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/63 D.İş sayılı dosyasının dışında farklı zamanlarda oluşan patlaklar ile ilgili 2019/75 D.İş ve 2019/76 D.İş sayılı dosyalarında 02.12.2020 tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde de görüleceği üzere; söz konusu hatta meydana gelen patlamaların imalat hatasından kaynaklandığı, imalat sırasında hatalı boru cinsini: ve SN değerinin seçildiği, dolgu malzemesi ve örtü kalınlıklarının borulara uygun olmadığı gibi pek çok imalat hatasının bulunduğunun tespit edildiğinin görüleceğini, yine söz konusu hat üzerinde meydana gelen patlaklar nedeniyle, zarar gören üçüncü şahıslar tarafından, hattın işleteni müvekkili İdare olduğundan, müvekkili İdare aleyhine tazminat davalarının açıldığını, müvekkili idare aleyhine açılan bu davalarda, ısrarla Mahkemeden zararın meydana gelmesine sebep olan patlak ile ilgili hangi İdarenin kusurlu olduğunun araştırılmasını talep ettiklerini, ihale ile imalatı yapan İdare müvekkili İdare .... değil, .... olduğunu, her ne kadar, İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödeme yükümlüğü bulunsa da, davacı sigorta şirketinin sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan ve bedelden sorumlu olduğu, bu nedenle söz konusu riziko sigorta şirketince önceden bilerek ve isteyerek (sözleşmeye bağlanmak suretiyle) önceden kabullenmiş rizikolardan olduğunu, bu nedenle davacı sigorta şirketinin de meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili İdarenin zararın meydana gelmesine sebep olan olayda kerhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte, kusur ile zarar arasında bulunması gereken illiyet bağı kabullenilen risk, ödenen primler ve imza edilen sözleşme nedeniyle de koptuğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı şirketin zarar miktarının fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, yine davacı şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talebinde bulunması ve talep ettiği faiz oranını da kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle davaya.....'nün dahili davalı olarak dahil edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise bu talebimizin Davanın.....'ne ihbarına olarak değerlendirilmesine, müvekkili idare ..... aleyhine açılan hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan .... vekili cevap dilekçesinde özetle: 31.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereği Muğla Belediyesinin Büyükşehir Belediyesine dönüşmesi neticesinde tesislerle ilgili işletme ve tüm sorumluluk Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan Muğla Büyükşehir Belediyesi ....'ne (...) geçtiğini, Dolayısı ile Kurumumuzca 15.12.2011 tarihinde devredilen içmesuyu tesisleri devir tarihinden bu yana geçen 10 yılı aşkın süredir ilgili idarelerce (mülga Belediyeler Birliği ve 2014'den itibaren ....İ) işletilmekte ve suyun bedeline ait tahsilatların yine ... idaresince yapılmakta olduğunu, projeye ilişkin tesislerin devrinin gerçekleştirildiği 2011 yılından sonra bakım, onarım ve işletme sorumluluğu mülga Bodrum Belediyeler Birliği, 2014 yılı sonrasında ise .... idaresinin uhdesine geçtiğini, devir işleminin yapılması sonrasında tesislerin korunmasının, varsa sorunlarının giderilmesinin ve iyileştirmeler yapılmasının ilgili işletmeci Kuruluşun sorumluluğunda olduğunun açık olduğunu, tesislerin işletmeye alınmasından bu güne kadar geçen sürede hattın işletmeci kurumlar tarafından korunması gerekirken, korunması bir yana İdarelerince yapılan tespitlerde boru hatlarının geçtiği pek çok kısımda yol genişletmesi, duvar, hendek, bina vb. yapı yapılması, malzeme depolanması vb. uygulamalar nedeniyle projeye göre uygulanan dolgu tabakası ve vasfının değişikliğe uğradığını, CTP boruların proje hesap yükünün üzerinde yüklere maruz bırakıldığı ve alt yapı çalışmaları sebebiyle CTP boru ve dolgularına müdahalelerde bulunulduğunu, hatlar üzerinde yer alan ve sistemin güvenli ve sağlıklı işletilmesi için büyük önem arz eden vantuz, tahliye, hat vanası vb. yapıların çoğunun bir daha müdahale edilemeyecek şekilde asfaltla kapatıldığı, üzeri kapatılmayanların ise üzerlerinin toprak-harç vb. ile dolduğu, İsale hattı üzerine Torba Kavşağı düzenlemesi sırasında yol kotunun yükseltilmesine istinaden boru dolgusu üzerine yaklaşık 7 m ilave dolgu yapılması ve ....-..... arasında isale hattının geçtiği yolda ağır iş makinaları kullanılarak yol genişletme ve bakım çalışmaları yapılması da isale hattına yapılan müdahalelerin en belirgin örneklerini teşkil ettiğini, tüm sorumluluğun ....ne ait olduğunu, tüm belirtilen sebeplerle müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu meydana gelen zararda sorumluluk ve husumetin.....nün olup, müvekkili idare açısından davanın reddini talep ettiklerini, tüm açıklanan nedenlerle müvekkili idare açısından davanın öncelikle görev, zamanaşımı/ hak düşürücü süre, husumet ve neticeten esas yönünden reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 22.05.2019 tarihinde ....Mahallesinden ... istikametindeki ana cadde altından geçen temiz su ana isale hattının patlaması neticesinde ortaya çıkan su ve çamurun... Mahallesi.... Caddesi No:... adresinde yer alan ... adlı otelin hasarlanması nedeni ile, sigortacının dava dışı sigortalısına sigorta poliçesine istinaden ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kuruluştan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; dava konusu hasardan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasar miktarının belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.31.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereği Muğla Belediyesinin Büyükşehir Belediyesine dönüşmesi neticesinde tesislerle ilgili işletme ve tüm sorumluluk Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan Muğla Büyükşehir Belediyesi .....'ne (.....) geçtiği, Devir Teslim Protokolünün hususi hükümler başlıklı 5. maddesinin g bendinde; " 5-Hususi Hükümler.... g) Proje kapsamındaki tüm müştemilatın emniyeti, korunması, bakımı, onarımı ve işletilmesi ile ilgili tüm görev ve sorumlulukların bu devir ve teslim işleminden itibaren BİRLİK'e ait olacağı hususunda taraflar mutabık kalmışlardır." hükmü gereği bahse konu isale hattı dahil olmak üzere proje kapsamındaki tüm müştemilatın emniyet, korunma, bakım, onarım ve işletilmesi görev ve sorumluluğunun devir tarihi olan 15.12.2011 tarihinden itibaren BİRLİK'e dolayısıyla....'ye ait olduğu,....tarafından 15.12.2011 tarihinde devredilen içmesuyu tesisleri devir tarihinden geçen 10 yılı aşkın süredir yani 2014'den itibaren ..... tarafından işletilmekte ve suyun bedeline ait tahsilatların yine ....idaresince yapılmakta olduğu, projeye ilişkin tesislerin devrinin gerçekleştirildiği 2011 yılından sonra bakım, onarım ve işletme sorumluluğu mülga Bodrum Belediyeler Birliği, 2014 yılı sonrasında ise .... idaresinin uhdesine geçtiği, devir işleminin yapılması sonrasında tesislerin korunmasının, varsa sorunlarının giderilmesinin ve iyileştirmeler yapılmasının ilgili işletmeci ....'nin sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır. Rücu konusu edilen patlamanın meydana getirdiği hasarın, keşif gününe kadar geçen sürede hasarın tamamen giderilmiş olduğu ve keşif mahallinde hasar gören imalatlar ile ilgili bir tespit yapılamadığı, Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/65 Değişik iş dosyası ile Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/63 Değişik iş dosyası sayılı dosyalarında hasar tarihinde yapılmış olan tespitler dikkate alınarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyet raporunda özetle, dava dosyasında bulunan ekspertiz raporları ve eki teklif formları, incelendiğinde hasar sonrası "..... A.Ş.'den alınan 361.655,00 TL tutarındaki bina onarım teklifinin gerek yapılması gereken iş kalemleri ve gerekse teklif edilen birim fiyatlar açısından piyasa rayiç bedellerini yansıttığını ve bu bedelin makul ve uygun olduğunun belirtildiği 17/01/2022 ve 05.01.2022 tarihli ek rapor bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içerir nitelikte olduğu, meydana gelen hasarın sigorta poliçesi kapsamında olduğu ve davacının, dava dışı sigortalısına ödeme yapmış olması nedeniyle rücu haklarının olduğu tespit edilmiş olduğundan, davacının davasının kabulüne, alacak likit olmadığından ve İcra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hat üzerinde meydana gelen patlamaların imalat hatalarından kaynaklandığının tartışmasız biçimde net ortaya çıktığı, mahkemece 2011 yılında hattın işletmesinin davalıya geçmesi nedeniyle sorumluyluk atfedilmiş ise de bunun yerinde olmadığı zira hatta yönelik kamu hizmetinin ......'de olduğu ve adı geçen kurumun da devre rağmen imalatı kendisine ait olması sebebiyle sorumluluğunun kalkmayacağı, bu durumun mahkemece alınan 19/09/2022 tarihli ve 05/01/2022 tarihli raporlarda da benimsendiği, zarara sebebiyet veren boru hattının imalat hatası olduğu yönünde tespit yapıldığı gibi söz konusu raporda asli kusurun ....'de olduğu yönünde de ayrıca tespit yapıldığı, davalının 31/03/2014 tarihinde kurulması ile hattın davalıya devir edildiği, imalat hatalarının kontrol imkanının olmadığı, hattın pek çok noktasında patlama olduğu ve halen olmaya devam ettiği dolayısı ile imalat hatasından kaynaklı olarak davalının kusurunun bulunmadığı ve bu nedenle de sorumluluğunun olmayacağı, bu yöndeki hususların delil tespiti dosyaları üzerinden de ayrıca tespitinin yapıldığı ve burada....'ye asıl sorumluluk yüklenildiği, hattın işletilmesine yönelik davalının hizmet kusurunun olmadığı davanın belirtilen nedenler ile reddinin gerektiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta 22/05/2019 tarihinde davacı sigortalısı konumundaki ..... işletmesindeki .... Otelin bulunduğu mahalde ana su isale hattının patlaması sebebiyle otelde meydana gelen zarara yönelik davacı yana yapılan başvuruya istinaden yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesi eskime tenzili mahsubu ile sigortalısına ödenen tutarın zarara sebep olan hattın sorumlusu sıfatıyla davalıdan tahsili istemine ilişkin olup İDM'ce mahallinde 1 makine mühendisi, 1 inşaat mühendisi, 1 jeoloji mühendisi refakate alınarak keşif yapılmakla nitelikleri belirtilen bilirkişi heyetice hazırlanan kök ve ek rapor kapsamında davacı ödemesinin yerinde bir ödeme olması sebebiyle olayda halefiyet yolu davacının tazminat talebinin yerinde olduğu gibi talep konusu tazminat yönünden davalının sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilerek açılı davanın kabulü yönünde karar verildiği anlaşılmıştır. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yukarıda belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, her ne kadar aksi iddia edilmekle birlikte hükme esas alınan raporun denetime ve hükme elverişli olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olmasına, İDM'ce bu kapsamda mahallinde keşif ile yapılan incelemenin yeterli bir inceleme olmasına, her ne kadar inceleme tarihi itibariyle hasarın giderildiği görülmüş ise de dosya kapsamında sabit delil tespiti dosyaları üzerinden değerlendirme yapılmasının yerinde olmasına, davalının olay tarihi itibariyle sözü edilen ana su ihale hattının işleticisi konumunda olmasına, davalı yanın söz konusu ana su hattındaki problemin imalat hatasından kaynaklandığı ve davalıya devri yapılmış ise de davalının bu anlamda kusurunun olmadığı yönündeki savunmasının davacıya karşı değil iç ilişkide muhatabına yönelik ileri sürülebilecek olduğundan davalının husumetinin olduğu yönündeki kabulün yerinde olmasına, poliçe kapsamında sigortalıya ödenen tutarın yerinde ve gerçek bir ödeme olmasına ve bu kapsamda davalıdan rücuen tahsil talebi bakımından davacı iddiasının yerinde görülmesine, davacının talebine binaen ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 24.864,38-TL'den peşin alınan 6.217,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 18.647,38-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1437, K. 2026/300, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1437-e-2026-300-k-e7b45ce891a2