Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1316 E. 2025/495 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1316
Karar No
2025/495
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1316 Esas

KARAR NO: 2025/495 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/06/2023

NUMARASI: 2022/117 E. - 2023/146 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 16/04/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1980'li yıllarda gömlek üreticisi olarak girdiği piyasada ...ailesi olarak tanınan/ bilinen bir marka olmasının ardından gömlek üretimindeki deneyimi ile üretimdeki ihtiyaçları tespit ettiğini ve "..." tescilli markasıyla gömlek üretiminde kullanılan otomasyon makinelerini imal etmeye başladığını, bu bağlamda müvekkilinin TPMK nezdinde "..." unsurlu birçok marka tescilinin de bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı şirketin https://www...com alan adlı internet sitesini kurduğunu ve yine çeşitli alışveriş sitelerinde mağazalar açtığını, müvekkili şirketi telefonla arayan kişilerin online siteden alışveriş yaptıklarını, ürünlerinin teslim edilemediğini ya da teslim edilirken bozuk çıktığından yakınarak hiç ilgisi olmayan müvekkili şirketin bu şekilde mağdur edildiğini, mezkur eylemlerin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili şirkete yönelik tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, https://www...com alan adına erişimin engellenmesine ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin televizyon, klima, kombi, termosifon, termoboyler ve ev gerekçeli satma işi ile iştigal ettiğini, müvekkili firma ile davacı firmanın faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olup, herhangi bir karışıklığa sebep olunmasının mümkün olmadığını, müvekkili firmanın teknolojik ürünler satıyor olması sebebiyle "..." adresini aldığını, davacı tarafın uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını, davacı taraf her ne kadar iltibas ihtimalinin bulunduğunu iddia etmiş ise de, söz konusu olayda iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı tarafın gömlek otomasyon makinaları satarken, müvekkili şirketin teknolojik ev gereçleri satıyor oluşu nedeniyle, iki firmanın alıcı kitlesinin birbirinden farklı olmakla birlikte, ortalama düzeyde tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının bu iddiasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20/06/2023 tarihli, 2022/117 Esas - 2023/146 Karar sayılı kararı ile ; "...davalının herhangi bir tescili olmamasına rağmen adına olan https://www...com internet sitesi üzerinden "..." ve "... " ibarelerini markasal olarak davacının tescili kapsamında ticari etki doğuracak şekilde kullandığı, bu haliyle davacıya ait markalar ile davalıya ait markasal kullanımlar bakımından çifte benzerlik kaidesinin oluştuğu, davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, keza davalı adına olan alan adının hem içerisinde gerçekleştirilen kullanımlar hem de bizzihati alan adının davacıya ait markalar ile iltibasa sebebiyet verir mahiyette olması karşısında alan adına erişim engeli kararı verilmesi koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla, davacının dav asının kabulü gerekmiştir. Davalı vekili sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğunu iddia etmiş ise de, davalı ticaret unvanı 2013 yılında tescil edilmiş ise de, davalının davaya konu eylemi ticaret unvanı kullanımı olmayıp, davalının fiili kullanımı markasal kullanım olduğundan, dosya kapsamında davacının bu kullanımı önceden öğrendiğine dair bir bilgi bulunmayıp, en erken Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2020/2320 değişik iş dosyasına yaptığı şikayet tarihi itibariyle öğrendiğinin kabulü halinde bu tarih itibariyle beş yıllık sessiz kalma süresinin de dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmıştır. Bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir. Kaldı ki, dosyadaki aralarında bilişim uzmanının da bulunduğu bilirkişi raporuna göre ihlal içeren eylemlerin gerçekleştirildiği internet sitesinin ilk defa 04/01/2020 tarihinde kayıt ve tescil edilmiş olduğu anlaşılmakla, bu tarih itibariyle de beş yıllık sessiz kalma ile hak kaybının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." ve "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün önlenmesine ve durdurulmasına, davalı adına olan https://www...com alan adına erişimin engellenmesine, 2-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı yüksek bir gazete ile ilanına..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taraflarınca yargılama sırasında uzman görüşü alınmasına ve dosyaya sunulmasına rağmen, Mahkemece delil niteliğinde olan uzman görüşünün hiç dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda uzman görüşünden hiç söz edilmediğini, Mahkemece hükme esas alınan 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz ve yarıntıdan uzak olduğunu, Mahkemece gerekçeli kararda tanık anlatımına yer verilmişse de, banka çalışanları tarafından tarafları karıştırıldığına dair tanık anlatımının gerçeklikten uzak olduğunu, Müvekkili şirketin televizyon, kombi, ürü, termeboyler, termosifon ve çeşitli teknolojik ev gereçleri sattığını, davacının ise sanayide kullanılan ağır gömlek makineleri ürettiğini, iki tarafın tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı tarafın tüketici kitlesinin tacir olduğunu, dikkat düzeylerinin yüksek olduğunu, iki tarafın sattığı ürünlerin birbirlerinden tamamen farklı oması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Müvekkili firmanın 27 Aralık 2013 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin alan adının da ticaret unvanına uygun olarak https://www...com olarak alındığını, davacı tarafça yalnızca "..." ibaresine vurgu yapılmasının doğru olmadığını, Müvekkil davalı firmanın satışlarının büyük bir kısmını internet üzerinden gerçekleştirmekte olup, alan adının terkinine ilişkin olan bu davanın kabulünün müvekkili davalı için telafisi imkansız zararlara yol açacağını, bununla birlikte, müvekkili firmanın 04.01.2020 tarihinde "..." alan adını tahsis ettirdikten sonra, davacı firmanın hemen akabinde 15.06.2020 tarihli başvurusu ile "..." markasını müvekkili davalı firmanın faaliyet gösterdiği alanla daha çok örtüşen 11. sınıfta kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ve akabinde eldeki davayı ikame ettiğini, davacının markasının tanınmış marka olmamakla birlikte, "ilk gelen ilk alır" ilkesinin geçerli olması ve alan adında önceliğin müvekkili davalı firmaya tanınması gerektiğini, Marka adının bütün olarak değerlendirilmesi ilkesinin yerel mahkemece göz önünde bulundurulmadığını, davacı firmanın marka adı bir bütün olarak "epaakın" olmakla birlikte, yalnızca "..." kısmına vurgu yapılarak karıştırılma ihtimalinin varlığından söz etmenin marka hukukunun temel prensipleriyle bağdaşmadığını, Somut olayda davacının iddialarının, belirleyici unsurun "..." olduğu yönünde olduğunu, bu durumun doktrin görüşleri ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla tamamen zıt düştüğünü, nitekim müvekkili davalının "... San. ve Ticaret A.Ş" iken davacı tarafın ise "... Makinaları San.tic. Ltd. Şti" şeklinde olduğunu, davacı tarafın yalnızca “...” ifadesine vurgu yaparak, markayı bir bütün olarak değerlendirmeden, olayda iltibas olduğunu iddia etmesinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, açıklanan ve Mahkemece re’sen takdir olunacak diğer nedenlerle; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20.06.2023 tarih 2022/117 E. 2023/146 K. sayılı kararının istinaf nedenleri doğrultusunda kaldırılarak, yeniden yapılacak yargılama neticesinde haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "...+Şekil" markasının 07, 35, 37. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 07, 35 ve 37. sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının 07. sınıfta ve .... tescil nolu ".. " markasının 07, 11, 35 ve 37. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ... ve marka uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 02/03/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun ve dava konusu www...com uzantılı alan adına erişimin engellenmesi şartlarının oluştuğunun değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

G E R E K Ç E: Dava; davacı adına tescilli markaya yönelik tecavüzün önlenmesi, durdurulması, https://www...com internet sitesine erişimin engellenmesi davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ve TPMK kayıtları incelendiğinde; davalının "..." ibaresini içeren tescilli bir markası bulunmamasına rağmen 04/01/2020 tarihinden itibaren https://www..com alan adını ve internet sitesinin içeriğinde de "..." markasını "televizyon, klima, kombi, termosifon, termoboyler, ani su ısıtıcı, jeneratör" ürünlerinin satışı için ticari etki yaratacak şekilde kullandığı tespit edilmiştir. Davacının ilki 2002 yılında olmak üzere tescil edilen markalarının esas unsurunun da "..." ibaresi olduğu, davacının markalarının tescilli olduğu jeneratör, mutfakta kullanılan elektrikli aletler, çamaşır ve bulaşık yıkama makineleri, zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrik makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları gibi ürünlerin davalının internet sitesinde satışı yapılan ürünlerle benzer ve bağlantılı olduğu, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan ve aksi görüşe yer verilen uzman görüşüne dosyadaki marka tescil kayıtlarına göre itibar edilemeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanında "..." ibaresi yer almamasına rağmen internet alan adında davacı şirketin markası ile karıştırılabilecek olan "..." ibaresine yer vermesinde haklılık bulunmadığı, bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1316, K. 2025/495, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-1316-e-2025-495-k-635cf269cc69