Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1245 E. 2025/1410 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1245
- Karar No
- 2025/1410
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 15/06/2023 Dava Türü : Alacak (Eksik ve Ayıplı İş Bedeli/Ceza-i Şart-Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi: 09/03/2021 Karar Yazım T: 18/12/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacı kooperatif ile davalı arasında davacının yönetimini yaptığı sitede bir takım tadilat ve yenileme işlerinin yapılmasına ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşmede belirtilen sürenin geçmesine rağmen bir takım işlerin eksik olduğunu, ihtara rağmen eksikliğin giderilmediğini, sözleşmeye göre davacının ceza-i şart talep etme hakkı bulunduğunu, eksik işler bedelinin tespiti ile davacıya verilmesi gerektiğini ileri sürerek 10.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden harç yatırmış ıslahla talebini 461.200,00 TL'ye çıkartmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ....sitesinde ferdileşme sağlandığını, üyelere bağımsız bölüm tapularının verildiğini, kooperatifin görevinin bittiğini ve tasfiyeye girdiğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu, geç teslim iddiasının doğru olmadığını, işlerin tamamlanarak süresinde teslim edildiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....D.İş sayılı dosyasında işlerin tamamının teslim edildiğinin görüldüğünü, covit 19 salgınının sözleşmenin teslim süresine etkisi ile davacı tarafa ödeme planına uygun ödeme yapıp yapmadığının dikkate alınması gerektiğini, ceza-i şartın batıl olduğunu, sözleşme bedelinden daha fazla ceza-i şart kararlaştırıldığını, ceza-i şartın eksik yapılan işler ile ayıplı işler bedeli üzerinden hesaplanmasının hakkaniyetli olacağını, davalının sözleşme gereği davacı taraftan tahsil edemediği 496.375,00 TL alacağı bulunduğunu, takas talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ve eksik iş iddiasına dayalı alacak ve ceza-i şart alacağı davası olduğu, davacının eksik ayıplı iş ile ilgili alacaklı olduğu, 30 gün için ceza-i şart alacağı bulunduğunu iddia ettiği, davalının ise davacının temsil kabiliyeti bulunmadığından öncelikle sözleşmenin geçersiz olduğunu savunduğu, öncelikle sözleşmenin geçerli olup olmadığı hususunun irdelendiği, gerçekten de tasfiye halindeki yapı kooperatifinin tasfiye amacı dışında kalan bir sözleşme yapmasının ve bağımsız bölüm sahiplerini borçlandırmasının mümkün olmadığı, davacının böyle bir yetkisi bulunmadığından yapılan sözleşmenin bağımsız bölüm sahipleri bakımından sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla davalının kat maliklerinden işbu sözleşme uyarınca alacak talep edemeyeceği, kat maliklerine yaptığı işler için vekaletsiz iş görmeye dayalı alacak iddiasında bulunabileceği, ayrıca davalının davacı ile bu sözleşmeyi imzalarken ve sözleşmeyi uygularken geçersizliği bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen sözleşmeyi imzalayıp fiilen uygulamış olmakla, eldeki davada sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin TMK 2 dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, bu nedenle sözleşmenin davalıyı bağladığının kabul edildiği, sözleşme geçerli olmakla davacının tarafı olması sebebiyle aktif husumet ehliyetinun bulunduğunun da kabul edildiği, sözleşmenin 6. maddesi kapsamında bilirkişi raporuna göre halen alacağı bulunan davalıdan sözleşme uyarınca ceza-i şart istenmesinin mümkün olmadığı, bu kalem yönünden koşulları oluşmadığından ret kararı vermek gerektiği; bağımsız bölüm maliklerinin dosyada dava dışı 3. kişi konumunda olup, keşif sırasında her birinin dairesindeki eksiklikleri incelemenin fiilen mümkün olmadığı, eser sözleşmesinde ayıplı ifa ve eksik ifada iş sahibinin seçimlik haklarının TBK 475 vd. maddelerinde düzenlendiği, buna göre davacının sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım talep edebileceği, ancak somut olayda, sözleşmeye göre bedeli her bir bağımsız bölüm maliki ödeyeceğinden ve her bir daire bakımından eksik ve ayıplı işin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğinden, davacı kooperatifin bedelde indirim isteme hakkının bulunmadığı, eksik ve ayıplı iş yönünden bedelin davacı tarafça karşılanmadığından, bedelde indirim talep etmesinin mümkün olmadığı görülmekle ve yine her bir dava dışı malikin ödemeleri tek tek ele alındığında davalıya halen borçlu oldukları anlaşılmakla, ödenmeyen bedelin iadesinin de mümkün olmayıp, bu iddiaların her bir bağımsız bölüm malikince onlara karşı yapılan takiplerde ileri sürülebileceği, davacının ayıp nedeniyle alacak iddiasının da bu kapsamda dinlenilemeyeceği, davalının takas mahsup talebinin de yerinde olmadığı, taraflar arasında karşılıklı borç ve alacak doğmadığından, takas mahsubun da mümkün olmadığı, alınan bilirkişi raporunda götürü bedel kararlaştırılan, sözleşmede oransal tespit yapılmaması hatalı olsa da sonucu etkili görülmediğinden bu yönde ek rapor aldırılmaksızın davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, davalının eksik ve hatalı iş yaptığının bilirkişi raporuyla belirlendiği, ceza-i şart ödenemeyeceğine dair kararın hatalı olduğu, eksik ve kusurlu işlere ilişkin talebin değerlendirilmediği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. Katılma yoluyla davalı vekili, davacının kendi edimini yerine getirmediği, davalıya borçlarının bulunduğu, ayıba ilişkin ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, lehlerine nispi vekalet ücreti hesaplanması gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava, eksik ve ayıplı iş bedeli ile ceza-i şart istemine ilişkin olup, davacı sözleşmeye göre iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca maddi tazminat istemli davaların tümden reddi halinde AAÜT uyarınca 13/4 maddesine göre maktu vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2)Davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 345,55 TL harcın istinaf yoluna başvuran davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)Davalıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 345,55 TL harcın istinaf yoluna başvuran davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...