Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1107 E. 2026/92 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1107
Karar No
2026/92
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1107 KARAR NO : 2026/92

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 NUMARASI : 2021/817 E. 2023/232 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.01.2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2023 tarih 2021/817 E. 2023/232 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 22.09.2013 tarihinde, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, dava dışı sürücü ....'in sürücüsü olduğu .... plakalı araç ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının önce Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/147 E. 2016/297 K. sayılı dosyasında davalı ..... A.Ş.'ye karşı dava açtığını, bu dosyada ATK İhtisas Dairesi'nden alınan 06.08.2014 tarihli raporda, davacının maluliyetinin oluşmadığının tespit edildiğini, bu rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek yalnızca geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verildiğini, ancak ilerleyen dönemlerde davacının ağrı ve şikayetlerinin arttığını, yeniden tedavi görmeye başladığını, sağ ayak bileğinden ameliyat geçirdiğini, Akdeniz Üniversite Hastanesi tarafından düzenlenen 05.08.2021 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda davacının trafik kazasından kaynaklı engel oranının %8 olarak tespit edildiğini, dava öncesi davalı şirkete yazılı başvuru yaptıklarını ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, KTK’nın 109. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının eksik evrak ile başvuru yaptığını, Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesince davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepleriyle ilgili karar verildiğini, aynı kazaya ilişkin aynı taraflar ve aynı talep sonucu ile işbu dosyada da talepte bulunulduğunu, davanın kesin hüküm sebebiyle usulden reddi gerektiğini, yeni gelişen ve kaza ile bağlantılı bir durumun varlığı söz konusu olmaksızın halihazırda hakkında kesin hüküm bulunan talepler ile ilgili yeniden dava açılmasının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından daha önce 979,85 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme yeterli olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2918 sayılı yasanın 109/2. Maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davanın 11.11.2021 tarihinde açıldığı, pandemi nedeniyle çıkartılan 7226 sayılı kanundaki durma süreleri ve arabuluculuk başvurma sürecindeki durma süresi göz önünde bulundurulduğunda 8 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zamanaşımının reddi gerektiği, Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/147 Esas sayılı kararına dayanak teşkil eden ATK raporunun düzenlenme tarihi ve karar sonrasında davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle artan/oluşan bir maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından ATK İkinci İhtisas Dairesi'nden alınan raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği atfı gereği davacının maluliyetinin %60'ın altında olması nedeniyle Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının 22.09.2013 tarihli trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasından kaynaklı olarak bu yönetmelik hükümlerine göre maluliyetine neden olacak düzeyde bir arazın bulunmadığı, sürekli maluliyetinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, Akdeniz Üniversite Hastanesi tarafından düzenlenen 05.08.2021 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında maluliyet oranının tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiği, ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18.01.2023 tarihli raporun Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği atfı gereği davacının maluliyetinin %60'ın altında olması nedeni ile Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, bu nedenle her iki rapor arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının kalıcı maluliyetinin oluşmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar 05.08.2021 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği söylense de alınan bu raporun 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre hazırlandığını, raporların farklı yönetmelikler uygulanarak tanzim edilmesi gerekçe gösterilerek çelişkinin bulunmadığına kanaat getirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 18.01.2023 tarihli ATK raporunun içerisinde çelişki barındıran bir rapor olduğunu, hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, dosyaya giren tüm sağlık kurulu raporlarında müvekkilinin sağ ayak bileği yapısında çeşitli bozulmaların olmasına rağmen sadece dosya üzerinden bu raporlara göre hazırlanan raporda maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakılmamış olduğu kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi ve itirazlarının karşılanması amacıyla dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu kazadan sonra tedaviler görmeye başladığını, sağ ayak bileğinden bir ameliyat geçirdiğini, ayak bileğine vida takıldığını, müvekkilinin hemşire olduğunu, henüz 35 yaşında olduğunu, oluşan bu engeli nedeniyle günlük hayatında en temel işlerini yaparken dahi zorluk yaşadığını, Akdeniz Üniversitesi Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin uzun süreli ayakta durmasının uygun olmadığının tespit edildiğini, müvekkilimin beden gücündeki eksilme nedeniyle günlük hayatında ve çalışma hayatında daha fazla efor sarf edeceğini, çalışma gücündeki kaybın yaşam süresince devam edeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek sağlık kurulu raporuna göre yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. HD 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. 2022/9109 K.) Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) Somut olayda ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.01.2023 tarihli raporda, davacının 22.09.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Kaza tarihinin 22.09.2013 olmasına göre ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 18.01.2023 tarihli raporun, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin yaptığı atıf ve adı geçen yönetmeliğin %60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmesi nedeniyle, 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellerin kullanılması suretiyle düzenlenmesi isabetli olmuştur. (Yargıtay 4. HD 29/06/2022 tarih 2021/15362 E. - 2022/9643 K.) Davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında sürekli iş göremezliğinin oluşmadığı tespit edilmiş olup, davacının eldeki davasına dayanak yaptığı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 05.08.2021 tarihli raporunun ise hangi yönetmeliğe göre belirlendiği açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte raporun başlığında "Erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporu" şeklindeki ifadeden kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet tespiti yapıldığı anlaşılmakla, davacının sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazanmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22.01.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1107, K. 2026/92, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1107-e-2026-92-k-89bb9f3bec9d