Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1026 E. 2026/67 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1026
- Karar No
- 2026/67
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1026 KARAR NO : 2026/67
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.12.2022 NUMARASI : 2021/1576 Esas 2022/1014 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.01.2026
Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.12.2022 tarih 2021/1576 Esas 2022/1014 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 06.08.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, davalı .....'ın sürücüsü olduğu ....plakalı aracın, müvekkillerinin murisi ....'in kullandığı elektrikli motosiklete çarpması sonucu murisin hayatını kaybettiğini, davacı baba .... ve davacı anne ....'in herhangi bir gelirlerinin bulunmadığını, müteveffanın asgari ücretli olarak çalıştığını, bu nedenle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere davacı anne ve baba için 20.000,00'şer TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsiline, ayrıca her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili, müvekkilinin müteveffanın kullandığı elektrikli bisiklete çarpmadığını, aksine müteveffanın tek yönlü yoldan ters yönden ve aniden gelerek müvekkilinin kavşakta yeşil ışıkta geçiş yapacağı sırada sürücüsü olduğu aracın sol ön köşesine çarptığını, müvekkilinin hızının yasal hız sınırlarının altında olduğunu, davacı babanın çalışmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların kazadan hemen sonra arabuluculuğa başvurduklarını ve dava açtıklarını, maddi kazanç elde etme amaçlı hareket ettiklerini, müvekkilinin maddi durumunun iyi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin ticari merkezi itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin davacı tarafa 27.12.2021 tarihinde 38.500,00 TL ödeme yaptığını, davacıların tüm zararının giderildiğini, müvekkilinin poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun kalmadığını, müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik bilirkişisi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde elektrikli bisiklet sürücüsü müteveffa ...'in %75 oranında asli kusurlu, davalı sürücünün ise %25 oranında tali kusurunun olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu çeliştiğinden çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden alınan raporda, elektrik bisiklet sürücüsü müteveffa .....'in %100 oranında tam kusurlu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda elektrikli bisiklet sürücüsü müteveffanın kazanın oluşmasında esas etki eden taraf olduğu, davalı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiği; her ne kadar davacı vekilince raporlara itiraz edilerek ATK Trafik İhtisas Dairesinden de rapor alınması talep edilmiş ise de, Karayolları Fen Heyetinden alınan raporun çelişkileri gidermek için alındığı, raporun ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, yerel mahkeme tarafından verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine ilişkin herhangi bir gerekçe belirtilmediğini, ileri sürdükleri iddiaların hangi sebeple reddedildiğine ilişkin bir gerekçe bulunmadığını, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında davacı ile davalının dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialar ve savunmaların özetlendiğini, hatalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporları gerekçe gösterilerek hüküm kurulduğunu, dosyada alınan raporlar ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiler giderilmeden verilen kararın isabetli olmadığını, çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi, oradan yeni bir rapor alınması gerektiğini, keşif deliline dayanmalarına rağmen keşif yapılmadan sadece ceza dosyasından alınan rapor ve deliller dikkate alınarak karar verilmesinin isabetli olmadığını, davacıların müteveffanın anne, baba ve kardeşi olduğunu, müteveffanın ölümü sebebiyle desteklerini yitirdiklerini, hükme esas alınan raporda müteveffa.....'in ters yönde hareket ettiği ve yeşil ışıkta harekete başlayan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın önünü kapattığının ifade edildiğini, ancak bu tespitin hatalı olduğunu, müteveffa her ne kadar kaza öncesi ters şeritten gelmiş olsa da kazanın meydana geldiği yer müteveffanın ters şeritte hareket ettiği yer olmadığını, ters şeritten gelmesinin kazanın oluşumunda etken olmadığını, bilirkişi raporunda davalı ...'ın yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığını belirtmişse de bu tespitin de hatalı olduğunu, kavşakta hareket eden diğer araçların hareketinden davalının seyir istikametindeki trafik lambasının ne zaman kırmızı ne zaman yeşil ışık yandığının anlaşıldığını, bu kavşakta yeşil ışığın yanma süresinin sabit olduğunu, davalının seyir istikametinde hareket eden araçların ilk hareket etmeye başladıkları anda yeşil ışığın yandığı düşünülürse kazaya sebebiyet veren taksinin yeşil ışık süresinin dolmasından sonra kavşağa giriş yaptığını, davalının çarpmadan önce herhangi bir fren izinin bulunmaması, aracın çarpmadan 10 m sonra durabilmesi ve müteveffanın çarpma etkisiyle 27 metre savrulması göz önünde bulundurulduğunda davalının hız sınırının üzerinde seyir halinde olduğunu, kaza tarihinde davacı baba .....'in 50, anne ....'in ise 52 yaşında olduğunu, müteveffanın kazanın meydana geldiği tarihte 25 yaşında olup asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğunu, müteveffanın kaza gerçekleşmeseydi yaşamı boyunca davacılara destekte bulunacağını, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1., 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının cismani zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Somut olayda, davalı sürücü hakkında taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle yürütülen savcılık soruşturması dosyasında alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusursuz, müteveffanın ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiği; ilk derece mahkemesince alınan 28.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda murisin %75 oranında asli kusurlu, davalı sürücünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği; savcılık dosyasında alınan rapor ile eldeki dosyada alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişi heyetinden alınan 06.09.2022 tarihli raporda müteveffanın ters yönden gelerek olay yeri kavşakta sağından yeşil ışıkta karşıya geçmekte olan davalı sürücü idaresindeki aracın darbesine maruz kaldığı kazada %100 kusurlu olduğunun, davalı sürücünün kusursuz olduğunun tespit edilmiş olduğu, UYAP sisteminde yapılan incelemede davalı sürücü hakkında Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/181 E. 2023/132 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 2023/914 E. 2023/974 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği; böylece hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 19.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.