Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2022/725 E. 2024/556 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/725
- Karar No
- 2024/556
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/725 KARAR NO : 2024/556
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/01/2022 NUMARASI : 2020/167 Esas 2022/6 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18/04/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/05/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... AŞ vekili ile ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 02.08.2018 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araçla davacıya ait, sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının kusursuz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 500 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 25.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici işgörmezlik talebini 5.319,40 TL artttırak 5.819,40 TL’ye, sürekli işgöremezlik talebini 4.155,08 TL arttırarak 4.655,08 TL ‘ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili, 02.08.2018 tarihinde davalı ... AŞ'nin maliki olduğu ... plakalı aracın ...’ın sevk ve idaresinde iken davacı ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını, kazaya ilişkin Polatlı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/441 E. Sayılı dosyası ile kamu davası açıldığından sonucunun beklenmesini, kusur oranları yönünden rapor alınmasını, davacının da kusurlu olması ve maluliyetinin bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... AŞ vekili, davalı şirketin adresi ... olduğundan yetkili ve görevli mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı sürücünün kusursuz olduğunu, ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılarak kusur ve maluliyet yönünden rapor alınmasını, kabul anlamına gelmemek üzere sigortalı aracın trafik poliçesi kapsamında diğer davalı ... tarafından poliçe limitleri dahilinde, varsa tespit edilecek maddi zararlarının karşılanması gerektiğini, davacının manevi tazminat talep etme koşullarının mevcut olmadığı gibi talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, avans faizi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aracın ... Sigorta AŞ’ne kasko poliçesi ile sigortalı olduğundan davanın ... sigorta AŞ’ne ihbar edilerek reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı tarafından davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın süresinde açılmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın 27.12.2017-27.12.2018 tarihleri arasında 330.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ve mali sorumluluk sigortası klozu bakımından manevi tazminat teminat limitinin kombine tek limiti olarak 62.500 TL olduğunu, sorumlulukları gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığı, iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak istenebileceğini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın 02.08.2018 tarihli trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, kusur yönünden Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/441 Esas sayılı dosyasında da davacının kusursuz kabul edildiği, 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de yapılan değerlendirme ile ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 46/a-c, 47/c-d, 52/a-b ve aynı kanunun 84/g maddesi “araç sürücüleri trafik kazalarında “Şeride tecavüz etme halinde asli kusurlu sayılırlar” madde hükümlerini ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'un ise kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı, davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %1 (yüzdebir) olduğu, 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği, TRH 2010 ve iskonto hususu esas alınarak hazırlanan tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporunda davacı ... için 5.819,40 TL geçici, 4.655,08 TL sürekli işgücü kaybı yönünden maddi tazminat tespiti yapıldığı, gerekçesi ile; davanın kabulüne, 5.819,40 TL geçici iş göremezlik, 4.655,08 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 10.474,48 TL tazminatın davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 05.02.2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabul kısmen reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... AŞ'den kaza tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili ile ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; meydana gelen kazada davalının hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı anayol üzerinde normal seyrinde devam ederken havanın yağmurlu olması sebebiyle aracın kaydığını, davacı şerit ihlali yaptığından kazanın meydana geldiğini, kazanın gerçekleşme şekline göre davacı sürücünün şerit ihlali yapması sebebiyle asli kusurlu olduğunu, davalının bütün dikkat ve özeni göstermesine rağmen havanın yağışlı olması sebebiyle elinde olmayan sebeplerle aracın kayması nedeniyle kusursuz olduğunu, davacının yaşadığı kaza sonrası hayati tehlike oluşturacak bir rahatsızlığı olmadığını, dolayısıyla davacının çalışmasına engel bir durumu olmayıp geçici veyahut sürekli iş göremezlik tazminatı nedeniyle bir alacağı da söz konusu olmadığını, davacının kazadan hemen sonra normal yaşantısına döndüğünü çalışmasına engel bir durum oluşmadığını, mahkemece verilen kararın maddi tazminat yönüyle kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan kusur raporunun içeriğinde vaktin gündüz, havanın yağmurlu, yol yüzeyinin ıslak ve nemli olduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu hususlar sonuç kısmında tamamen göz ardı edilerek tüm kusurun davalıya verildiğini, oysaki yaşanan bir olayda kusur değerlendirilmesi yapılırken yalnızca şahsi hareketlerin değil; olayın tüm kapsamıyla yer, zaman ve mekan kavramlarının bütünüyle değerlendirilmesi gerektiğini, hükmedilen maddi-manevi tazminat miktarlarının fahiş olup tazminatın sübuta ve hakkaniyete uygun olması ve zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, (emsal 17.HD., 2014/18869 E. 2017/1807 K. 23.02.2017 Tarihli ilamı ve 3.HD., 2012/11299 E. 2013/14561 K. 07.06.2012 Tarihli ilamı 17. HD., 2014/5146 E., 2014/7855 K. İlamı ), mahkeme tarafından verilen kararda manevi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen ret verilmiş olmasına rağmen ve her iki davalı da vekille temsil ediliyor olmasına rağmen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak davalı ... şirketinin, kazaya sebep olan ... plakalı aracın işleteni sıfatıyla sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de aleyhe yapılan kusur, maluliyet ve hesaplamaya, yargılama aşamalarında itiraz ettiklerini itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı ... AŞ’nin hiçbir kusuru bulunmadığını, kusursuz olan davalının sorumlu olmayacağını, "davalı ... AŞ'nin, 2918 Sayılı Kanunun 85.maddesindeki hukuki sorumluluğuna istinaden sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu"na yönelik kabulün, davalı ... AŞ aleyhinde değerlendirmenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, maddi zarar hesabına dair 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda, Yargıtay'ın aradığı esaslar çerçevesinde hesaplama yapılmadığını, davacı yararına hükmedilen 15.000 TL manevi tazminat miktarının da kabul anlamına gelmemek üzere olay tarihi itibarıyla fahiş olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalılar ... vekili ile ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 02.08.2018 tarihinde davalıların sürücüsü işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatın davalılardan, manevi tazminatın işleten ve sürücüden tahsilini talep etmiş; mahkemece davacının kusursuz, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu, davacının %1 maluliyet oranı, 4 ay iyileşme süresi karşılığı maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı sürücü ... vekili kusur ve maluliyet oranı, manevi tazminatın şartlarına ve miktarına, vekalet ücretine; davalı ... AŞ vekili kusur oranı maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. 1-Davalılar vekili davacının maluliyet oranına itiraz etmiştir. Davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin rapor Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Dahil Tıp Bilimleri Bölümü, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınmış, 09.09.2021 tarihli raporda şahsın maluliyetinin hesaplanmasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, sol omuz hareket kısıtlılığı için üst ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları bölümü şekil 2.10 şekil 2.1 göre üst ekstremite engel oranının %2 olduğu ve bu oran tablo 2.3 7e götürüldüğünde kişinin özür oranı %1 (yüzdebir) olarak hesaplandığı, 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı belirlenmiş olup, bu raporlar doğrultusunda davalı sürücü ile malik -işleten sıfatı bulunan davalı şirketin maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulmasında, maddi tazminat miktarının hesaplama yönteminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. 2-Davalı sürücü ve işleten vekili kusur oranına itiraz etmiş ise de; dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme ile ceza dosyasında ve eldeki davada mahkemece alınan kusur raporunun aynı yönde olduğu ve kazanın, 02.08.2018 günü saat 18.30 sıralarında, ... plakalı ticari çekici sürücüsü davalı ...’ın Haymana ilçesi istikametinden Polatlı ilçesi istikametine doğru sağa doğru tehlikeli virajlı ve eğimli yol üzerinde, yağışlı hava koşulları altında seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini yitirdiği ve çekicinin yolda kaymaya/düz gidememeye başladığı, sürücünün yol şerit çizgileri ile belirlenmiş yol bölümünün dışına çıkarak karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yol bölümüne geçiş yaptığı esnada, ... plakalı araç ile kafa kafaya çarpışması neticesi davaya konu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ...’ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 46/a-c, 47/c-d, 52/a-b ve aynı kanunun 84/g maddesine göre şeride tecavüz etme si nedeniyle %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...’un ise kendi şeridinde seyir halinde iken taraf olduğu kaza nedeniyle kural ihlali ve ihmali bulunmadığı, kusursuz olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. 3-Davalı işleten ve sürücü vekili manevi tazminat şartlarının oluşmadığını ve yüksek olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki (2018) paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda davacı için manevi tazminat isteme şartlarının oluştuğu ve belirlenen manevi tazminatın uygun takdir edildiği görülmüştür. 4-Davalı sürücü vekili manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin davalı sayınca hüküm altına alınması gerektiğini belirtmiş ise de, AAÜT’nin 3/2 maddesi gereğince “müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebine için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilir” hükmü gereği manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı aynı sebebe dayandığından davalılar lehine reddedilen kısmı üzerinden tek vekalet ücreti verilmesi doğru görüldüğünden davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde uygulanan yasal mevzuat uyarınca ve yetkili kurumca belirlenmiş olmasına, bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranlarının olayın oluşuna ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması nedeniyle benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde, maddi tazminat hesabında, vekalet ücretlerinin takdirinde, davalı şirketin işleten sıfatıyla maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar ... vekili ile ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ... vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ... AŞ’den maddi tazminat yönünden alınması gereken 715,51 TL, manevi tazminat yönünden 1.024,65 TL olmak üzere toplam 1.740,15 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 2.381.15 TL’den mahsubu ile bakiye 641,00 TL harcın davalı ... AŞ’ne iadesine, 3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davalılara iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.