Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/31 E. 2021/412 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/31
Karar No
2021/412
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1588 KARAR NO : 2024/1808 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : 2021/31 E. - 2021/412 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Tasarım Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2021/31 E. - 2021/412 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin diğer davalı ... kayıtlarına 2019/06841 tescil no ile giren tasarımına itiraz ettiğini, davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020/T-832 sayılı kararıyla müvekkili itirazının nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu su kaydırağı tasarımının tescil başvurusundan çok önce dünyada yaygın olarak kullanılması nedeniyle yeni ve ayırt edici olmadığını, buna ilişkin görselleri işlem dosyasına sunduklarını, benzer kaydırakların yıllardır piyasada bulunduğunu, dava konusu tasarımın kendinden sonrakilere seçenek hakkı tanımadığını, başvurunun kötü niyetli olup haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020/T-832 sayılı kararının iptaline ve dava konusu tasarımın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, Kanada'da yapılmış olan 12.09.2019 tarih ve 189801 sayılı tasarımdan rüçhan talep edilerek dava konusu tasarımın başvurusunun yapıldığını, kurum kararının yerindeliği incelemesinin TÜRKPATENT nezdinde sunulan deliller çerçevesinde yapılması gerektiğini, yargılama aşamasında yeni delil sunulma imkanı bulunmadığını, müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olduğunu, dava konusu tasarımın kendinden sonrakilere seçenek hakkı tanımadığı ve başvurunun kötü niyetli olduğu iddialarının da kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 2019 06841/1, 2 ve 3 sıra numaralı tasarımların davacıya ait 2010 02847 sıra numaralı tasarım ve diğer delillerde yer alan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, dava konusu 2020/T-832 sayılı YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflarınca ibraz edilen uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporun bilgilenmiş kullanıcı olarak değerlendirilebilecek heyet tarafından düzenlenmediğini, dosyanın sektör bilirkişisinin de yer aldığı bir heyete tevdi edilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin reddedildiğini, su kaydırakları bileşik ürün niteliğini haiz olduğundan SMK'nın 56/2. maddesine uygun bir inceleme yapılması ve hem parçaların ayrı ayrı incelenmesi hem de parçaların birleşmesinden çıkan bütünün tekrar yeni ve ayırt edici olup olmadığının irdelenmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmadığını, küçük ayrıntılardaki farklılıkların aynı kabul edileceğini, dava konusu tasarımın kendin sonrakilere seçenek hakkı tanımadığını, başvurunun kötü niyetli olup haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK tasarım kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda, davaya konu tasarım, "su kaydırağı" tasarımıdır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımın, davacının sunduğu görseller karşısında yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme ise yapılmamıştır. Davacı vekili, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını aşamalarda ileri sürmüş ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, mutlak yenilik incelemesi yapıldıktan sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİ 16/12/2021 gün ve 2021/31 E. - 2021/412 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/11/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/31, K. 2021/412, T. 24.04.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-31-e-2021-412-k-3ed461af0e36