Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/258 E. 2021/175 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/258
Karar No
2021/175
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2022/676 Esas KARAR NO: 2024/320 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/10/2021 NUMARASI: 2021/258 E. - 2021/175 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 22/02/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002 yılından beri faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkil derneğin adının kısaltmasından oluşan "..." isim ve logosunu Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bir marka olduğunu, yine müvekkili derneğin bu marka hakkının bir sonucu olarak www...org.tr web adresini resmi internet sitesi olarak kullandığını, web sitesini ziyaret eden üyelerinin, arama motorunda www...net adresi ile karşılaşmaları üzerine yapılan araştırmada, söz konusu web sitesinin davalı "..." tarafından oluşturulduğunu tespit ettiklerini, davalı derneğin 2019 yılında tüzel kişilik kazandığının görüldüğünü, davalı derneğin, kendi adını kısaltma olarak "..." olarak kullanması ve bu adla bir web sitesi oluşturmasının marka hakkına tecavüz eylemi oluşturduğunu, davalı derneğin web sitesi adresine bakıldığında, müvekkiline ait "..." markasını kullandığı bu bakımdan SMK’nın 29. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer alan tecavüzün söz konusu olduğunu, davalıya söz konusu ihlali ortadan kaldırması için 02.12.2019 tarihinde mail yolu ile ihtarda bulunmasına rağmen ihlale devam ettikleri görüldüğünü, davalının kendi web sitesinde kullandığı "..." sözcüğünün müvekkili dernek adına kayıtlı tescilli markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, müvekkil markasına vaki tecavüzün önlenmesine, bu kapsamda "..." markasının davalıya ait basılı kağıt, görsel veya kullanılmasının engellenmesine; davalının web sitesi olan www...net adresine erişimin engellenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesini müteakip, hükmün ilan edilmesine; kararın bir örneğinin İstanbul Valiliği Dernekler Masası’na ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na tebliğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmektedir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Derneğin belediye sektöründe faaliyet yürüten yazılım firmaları tarafından, belediye sektöründe yaşanan sorunları analiz edip çözüm önerileri sunmak, bu amaçlarla lobi faaliyetlerinde bulunmak, sektörü geliştirmek adına çalışmalar yapmak ve sektör standartlarını yükseltmeye katkı sunmak amacıyla 17.07.2019 tarihinde kurulduğunu, bu doğrultuda, belediye bilişimi alanında projeler üretmek ve üretilmesine yardımcı olmak, sektörün verimliliğini ve rekabeti yükseltmek için gerekli standartların oluşturulmasını sağlamaya çalışmak, firmalar için etik değerlerin belirlenmesi yönünde faaliyette bulunmak, veri değişimi ve veri güvenliği konularında standartların geliştirilmesi için çalışmalar yapmayı hedeflediğini, derneğin kurulumunun ardından marka adı ve ambleminin marka olarak tescilinin sağlanması amacıyla 18.12.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunmuş olduğunu ve tescil sürecinin hala devam ettiğini, ayrıca tarafların markalarının bütün isimleri değerlendirildiğinde "... Belediye Yazdım Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği" ve "... Beylikdüzü Sanayici ve İşadamları Derneği" arasında karışıklığa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını, yalnızca dernek isimlerinin kısaltılmış hallerinde benzerliğin söz konusu olduğunu, ancak dernek açılımlarının tamamen farklı olduğunu, müvekkili derneğin dahil olduğu Nice sınıfı 42 iken, davacı derneğin markasının 35 ve 41. sınıf kapsamında olduğunu, basiretli bir iş adamının bir derneğe yalnızca kısaltmasını dikkate alarak üye olmayacağının da açık olduğunu, bu sebeple dernekler arası karışıklık yaşandığı iddiasının dinlenemez nitelikte olduğunu, üstelik her iki derneğin de amaç ve faaliyetlerinin tamamen farklı konulardan oluştuğunu, farklı sektördeki insanlara hitap ettiğini, ilçe bazında, sınırlı sayıdaki iş adamı yararına hareket etmeyi hedefleyen iki dernek arasında marka adına ilişkin hukuki uyuşmazlığın çıkmış olmasının nedeninin, davacı dernek tarafından art niyetli olarak, sırf maddi kazanç elde etme amacıyla huzurdaki davanın ikame edilmesi olabileceğini, manevi yönden tazmin edilmesini gerektirecek herhangi bir husus bulunmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmektedir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 15/10/2021 tarihli 2021/258 E. - 2021/175 K. sayılı kararıyla; "...Anılan kanun hükmü uyarınca davalının kullanımlarının markasal kullanım arzetmesi, benzerlik ve karıştırma ihtimalinin marka hakkına tecavüz sonucunu doğurması nedenleri ile tecavüzün tespiti, ref ve men'i; bu kapsamda söz konusu alan adını içeren internet sitesine erişimin engellenmesi taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı ve davalı derneklerin ekonomik hacim ve ödeme güçleri, ihlal edilen hakkın mahiyeti ve davalının kusurunun yoğunluğu hep birlikte nazara alındığında 10 bin TL manevi tazminatın hakkaniyetli ve dengeleyici olduğu vicdani ve hukuki kanaatiyle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, ref'ine, men'ine; www...net isimli internet adresine erişimin engellenmesine, davalının söz konusu "..." ibaresini tanıtım malzemelerinde, reklam içeriklerinde kullanmasının men'ine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, -Hüküm özetinin İstanbul Valiliği Dernekler Masasına ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle tebliğine, " karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu markaların dernek isimleri olduğunu, bakkaldan alınan ürün gibi kıyaslama yapılamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki görüşün hatalı olduğunu, dikkate alınması gerekenin halk değil, iş hayatının içindeki bilinçli iş adamları olması gerektiğini, bilinçli iş adamlarının üye olacakları derneği "..." ibaresi nedeniyle karıştırma ihtimallerinin bulunmadığını, "..." ibaresinin hiç bir zaman tek başına kullanılmadığını, derneklerin konusunun ve iştigal alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, bilirkişilerin her iki derneğin ortak faaliyet alanı olarak belirttiği hususların hemen hemen her derneğin tüzüğünde bu etkinlikleri düzenleme amacının mevcut olduğunu, bunun bir gereklilik olduğunu,Markaların bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, her iki tarafın logolarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, mahkemenin bütünlük ilkesini göz ardı ettiğini, Her iki tarafın da isim ve logosunun Dernekler Masası tarafından tescil edildiğini, benzerlik olsaydı bu tescilin mümkün olmayacağını, TPMK İnternet sitesi incelendiğinde, davacı derneğin 35. ve 41. sınıfta, müvekkili derneğin ise 42. Sınıfta değerlendirildiğini, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her iki derneğin amacının ve tüzüklerinin farklı olduklarını,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/1732 Esas, 2015/897 Karar sayılı kararının Dernekler için Valilikçe derneklerin kuruluşuna izin verilmesi nedeniyle derneklerin faaliyetine devam etmesine karar verildiğini, Web sitelerinde bir harfin farklı olmasının bile ayırt edicilik için yeterli olduğunu, davacının tek başına "..." ibaresi üzerinde bir hakkı bulunmadığını, bu nedenle www.....net alan adlı intrenet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının TPE nezdinde herhangi bir itirazının olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 35 ve 41. sınıflarda tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 13/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...davalıya ait www...net alan adı ilk olarak 18.07.2019 tarihinde ... Tic Ltd Sti. üzerinden kayıt ettirilmiş olduğu, whois sorgu sonucunda, www...net alan adının, alan adı sahibi tarafından "alan adı gizliliği" tercih edilerek kayıt ettirilmiş olduğu, bu nedenle, internet sitesine ilişkin aitlik bilgileri gösterir kayıtlara ulaşılamamış olup Sayın Mahkemece gerekli görülmesi halinde alan adı sahiplik bilgisine ...Tic Ltd Sti şirketine sorularak öğrenilebileceği, davalı yana ait olarak belirtilen www...net alan adlı internet sitesi alan adı, logo ve içeriğinde yer alan metinler ve görseller üzerinde davaya konu "..." ibaresinin kullanıldığı, ... tescil no.lu "... BEYLİKDÜZÜ SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ+şekil" markasının 35 ve 41. sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalının www...net alan adlı internet sitesinde "..." ibaresini kullanmasının SMK m. 7/3 uyarınca markasal kullanım kapsamında değerlendirilebileceği, davalı derneğin web sitesinde tüzük amaçlarından birinin "çalıştay, kongre, seminer, sempozyum, danışmanlık, eğitim vb. yapmak ve/veya yaptırmak" ile "her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, dokümantasyon merkezi oluşturmak, amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap ve bülten gibi yayınlar çıkarmak" faaliyetleri olduğu, bu faaliyetlerin davacı markasının tescilli olduğu hizmet sınıfları ile aynı/benzer hizmetler olduğu, davacı adına tescilli olan markanın esas unsuru ile davalının kullandığı markadaki esas unsurun "..." ibaresi olduğu, taraf markalarının bir bütün olarak görsel, kavramsal ve fonetik yönden benzer olduğu, davalının internet sitesi sitesinde “...” ibaresini markasal olarak kullanıyor olmasının davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği (SMK m.7/3, 29), huzurdaki davada manevi tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleşmiş olduğunun kabul edilebileceği, manevi tazminat bedeli takdirinin mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. G E R E K Ç E: Dava; davalının, davacıya ait markayı izinsiz kullandığı iddiasıyla açılan marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetinin tespiti, ref'i ve men'i ile manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili müvekkilinin kullandığı “...” ibaresinin müvekkiline ait derneğin adıyla birlikte kullanıldığı, davacının da tek başına “...” ibaresi üzerinde bir hakkının bulunmadığı, derneklerin amaçlarının ve faaliyet alanlarının farklı olduğunu, markaların bütün olarak karşılaştırılması gerektiğini, karıştırılma ihtimalinde bilinçli iş adamlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacıya ait marka incelendiğinde; “...” ibaresi ile birlikte davacı derneğin adı ve logodan oluştuğu, markanın akılda kalan ve ayırt edici unsurunun “...” olduğu, alınan bilirkişi raporu ile her iki derneğin tüzüğünün de davacının markasının tescilli olduğu 41. sınıf kapsamında kalan "çalıştay, kongre, seminer, sempozyum, danışmanlık, eğitim vb. yapmak ve/veya yaptırmak" ile "her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, dokümantasyon merkezi oluşturmak, amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap ve bülten gibi yayınlar çıkarmak" faaliyetlerini içerdiği, bu nedenle dernek faaliyetlerinden yararlanacak olanların ortalama tüketici olmaları nedeniyle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının “...” markasını izinsiz olarak kullanmasının SMK’nun 29/1-a maddesi yollaması ile 7/2-b maddesi uyarınca markaya tecavüz teşkil ettiği, yine davalının www...net alan adında ve internet sitesinde davacıya ait markayı kullanmasının da SMK’nun 29/1-a maddesi yollamasıyla 7/3-d maddeleri uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, bu nedenle davacının SMK’nun 149/1-ç maddesi uyarınca manevi tazminat talep edebileceği, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davalının iş adamları derneği olması ve ihtarnameye rağmen kullanıma devam etmeleri, davalının kusur derecesi ve tecavüzün süresine göre hakkaniyete uygun olduğu, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 683,10 TL nispi harçtan, peşin alınan 171,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 511,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 72,60 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/258, K. 2021/175, T. 18.07.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-258-e-2021-175-k-955d6a86b04b