Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/151 E. 2023/35 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/151
- Karar No
- 2023/35
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/639 Esas KARAR NO:2024/1920 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:03/02/2023 NUMARASI:2021/151 E. - 2023/35 K. DAVA:Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat - BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FSHHM 2020/145 ESAS SAYILI DOSYADA - DAVA:Tasarım Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ:18/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1973 yılından beri Türkiye'de ve Avrupa'da faaliyet gösteren, Karaca grup şirketlerinden biri olduğunu, TPE nezdinde tescilli yüzlerce tasarımı, markası, faydalı modeli bulunan fikri mülkiyet haklarına saygılı köklü kurumsal bir firma olduğunu, müvekkilinin piyasaya arz etmiş olduğu "..." ve "..." isimli SMK madde 55/f.4 kapsamında tanımlanan ve SMK kapsamında tescilsiz tasarım olarak koruma altında olan bıçak standı tasarımı bulunduğunu, müvekkilinin tespite konu bıçak standı tasarımını 2016 Ağustos ayından bu yana kullandığını, davalı yanın, müvekkilinin bu tasarımının benzerini ürettiği ürününü, "..." ismiyle 2017 yılından beri piyasaya sürdüğünü ve satışını gerçekleştirdiğini, bu hususun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/149 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin tasarımının davalı tarafından kullanılarak piyasaya sürülmesinin müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, mevcut tasarımların benzerinin üretilerek piyasaya sürülmesinin tasarım sahibi müvekkilinin piyasada sahip olduğu olumlu imajını sarstığını, müvekkilinin, dava konusu tescilsiz tasarımının davalı tarafından 2017 yılından bu yana kullanılmasının müvekkili için yoksun kalınan bir kazanç kalemine sebep olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davalı aleyhine dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı aleyhine daha sonra belirlenecek miktara göre müddeabih miktarını arttırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte 500,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine, tecavüzün tespiti, men'i ve ref'ine, hükmün ilanına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 17/01/2020 tarihli ıslah edilmiş dava dilekçesi ile, müvekkilinin dava konusu ürünlerine ait tasarımının tescilli olması sebebiyle iddia ve savunmalarını genişleterek tescilli tasarımlarına dayandıklarını, bu sebeple davalarını tamamen ıslah ettiklerini, müvekkilinin TPE nezdinde 2015 yılından beridir tescilli ... tescil tescil numaralı bıçak standı tasarımının bulunduğunu, davalı yanın müvekkilinin bu tasarımının benzerini ürettiğini, davalı yanın, müvekkilinin bu tasarımının benzerini ürettiği ürününü, "..." ismiyle 2017 yılından beri piyasaya sürdüğünü ve satışını gerçekleştirdiğini, bu hususun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/149 değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin tasarımının davalı tarafından kullanılarak piyasaya sürülmesinin müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, mevcut tasarımların benzerinin üretilerek piyasaya sürülmesinin tasarım sahibi müvekkilinin piyasada sahip olduğu olumlu imajını sarstığını, müvekkilinin, dava konusu tasarımının davalı tarafından 2017 yılından bu yana kullanılmasının müvekkili için yoksun kalınan bir kazanç kalemine sebep olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davalı aleyhine dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı aleyhine daha sonra belirlenecek miktara göre müddeabih miktarını arttırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte 500,00 TL (belirsiz alacak) maddi tazminata hükmedilmesine, tecavüzün tespiti, men'i ve ref'ine, hükmün ilanına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BEDEL ARTIRIMI:Davacı vekili 08/12/2022 tarihli dilekçesi ile, HMK 107.madde kapsamında belirsiz alacak olarak ikame ettikleri asıl davadaki 500,00 TL maddi tazminat taleplerini mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda, 64.642,92 TL'ye artırdıklarını beyan etmiş ve tamamlama harcını yatırdığı görülmüştür. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ... numaralı tasarımın harcı alem olduğunu, dava konusu tescilli tasarım ile müvekkiline ait ürün arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, dava konusu bıçak setlerinin, davacıdan çok daha önce başlamak suretiyle dünyada ve Türkiye'de piyasada satışı, üretimi ve tanıtımı yapılan bir ürün olduğunu, tasarıma dair benzerliğin esasa dair olması ve uzman incelemesi gerektiren teknik bir husus olduğunu, davacının tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının manevi tazminat talebini fahiş olduğunu savunarak, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır züccaciye sektöründe faaliyet gösteren, sektörün en büyük markalarından biri olduğunu, müvekkili şirketinin hem işletmelerine, hem ürünlerine, hem ARGE çalışmalarına büyük yatırımlar yaptığını, davalı tarafın kendisinin de söz konusu bıçak standı tasarımlarının Çin'de ve Dünyada yıllardır var olduğunu bildiği halde, işbu dava konusu tasarımları kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, bu durumdan yararlanmakta olduğunu, müvekkiline karşı davalar açmakta olup, harcı alem olan dava konusu tasarımların kullanılmasını engellemeye çalıştığını, davalı ile müvekkili şirket arasında Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/161 Esas sayılı dosyasında, davalının tasarım hakkına tecavüz ettiğine dair davasının derdest durumda olup, bu halde davaya dayanak gösterilen tasarımlar hakkında derdest bir hükümsüzlük davası söz konusu olduğundan, hükümsüzlük davasının sonucu beklenmeksizin işbu dava hakkında marka hakkına tecavüze ilişkin verilecek bir kararın hukuka aykırılık teşkil edeceğini belirterek, HMK'nın 166. maddesi kapsamında dosyaların birleştirilmesine, neticeten ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, işbu davayı ikame etme sebebinin aleyhine açılan bahse konu tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı tazminat davasını sürüncemede bırakmaktan ibaret olduğunu, davacının huzurdaki davayı kötüniyetli olarak ikame ettiğini, bu sebeple davalı birleşen dosya davacısının birleşen davasının reddine karar verilmesini, davacının, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğunu belirterek bir takım dava dışı firmalar ait ilgisiz tasarımları öne sürdüğünü, davacı tarafından sunulan delillere itibar edilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan delillerin her zaman yaratılabilecek nitelikte deliller olduğunu, tasarımın kamuya arz edildiği tarihe yönelik bir ispat vasıtası taşıyamayacağını, delil olarak sunulan tasarıma yönelik ilgili firmanın davacı firmanın, tecavüze konu ürünlerini ithal ettiği firma olma ihtimali olduğunu, davacının buna istinaden firmadan bu davaya dayanak bir belge oluşturmasını istemiş olabileceğini, firma tarafından da işbu husus yerine getirilerek böyle bir delil yaratıldığını, ilgili tasarımın dünyada ve Türkiye'de ilk kez müvekkili tarafından piyasaya arz edilmiş bir tasarım olduğunu, daha önce müvekkilinin ... tescil numaralı tasarımından hareketle dava konusu edilen hükümsüzlüğü talep edilen ... tasarımını geliştirdiğini, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz bir tasarım olduğunu, davacının sunduğu ... nezdinde 1997 ve 2008 tarihli olduğunu iddia ettiği hükümsüzlüğe gerekçe gösterilen tasarımların ise görsel olarak incelendiğinde genel görünüm itibariyle müvekkilinin tasarımından farklı olduğunu, müvekkilinin tasarımının, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bahse konu tasarımlara göre ayırt edici niteliği haiz farklı bir tasarım olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/02/2023 tarihli 2021/151 E. - 2023/35K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda gerek taraf vekillerinin sundukları, gerekse res'en araştırma yükümlülüğü çerçevesinde bilirkişi heyetinin tespit etmiş olduğu delillerden ... kataloğunun 31.sayfasında yer alan ürün dışındakilerin davacı-birleşen dosya davalısına ait tasarıma benzer olmadığı anlaşılmış, bu itibarla söz konusu kataloğun yayım tarihinin tespiti yönünden mahkememizce bilişim uzmanı vasıtasıyla incelemeler yaptırılmış ve söz konusu kataloğun yayım tarihinin tespitinin net olarak mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.. Davalı-birleşen dosya davacısının sunmuş olduğu proforma faturalarının ise "..." gerek Türk Ticaret Kanunu, gerekse Vergi Usul Kanunu anlamında bir fatura olmayıp satıcının, satım konusu malın niteliklerini ve özellikle satış tutarını gösterdiği bir metin oluşu, normal faturanın sahip olduğu ispat kabiliyetine sahip olmadığı gibi ticari defterlere de işlenmediği, taraflarca her zaman düzenlenebileceği, bu itibarla somut bir şekilde yayın tarihi belirlenemeyen katalog ve proforma fatura ile tasarım hükümsüzlüğüne karar vermenin ispat hukuku çerçevesinde mevzuata uygun olmayacağı gibi, tescilli sınai hak sahipleri aleyhine hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı hukuki ve vicdani kanaatiyle birleşen davada, davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleriaçısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir.Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir. Yani SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir.Bir tasarımın ayırt edicilik özelliği ise SMK'nun 56/5 maddesinde belirlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.Ayırt edicilik tasarımın koruna bilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir.Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır.Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır. (SMK 56/6 mad.) tasarımcılar sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip değildir. Tasarımlarını yaparken belirli sınırlar içinde kalmaları gerekebilir. Bir tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımını o derece farklılaştırabilir.Davaya konu olayda , davalı yana ait ürünlerin davacı yana ait ... tescil numaralı tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılandıkları, bu nedenle yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde tasarım hakkına tecavüzün yasal koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Toplanan tüm deliller ve incelenen ticari defterler çerçevesinde davacının kullanmış olduğu seçimlik hakka göre bilirkişilerce hesaplanan 64.642,92 TL maddi tazminatın usule ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır.İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak talep olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır..." gerekçesiyle; "ASIL DAVADA;1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait ... tescil numaralı tasarımına tecavüzünün tespiti ile, bu tecavüzün men ve ref'ine, -10.000,00 TL manevi, 64.642,92 TL maddi tazminatın 17/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle, ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına..." birleşen davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ:Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; alınan ilk iki bilirkişi raporunda, davacı7birleşen davada davalıya ait tasarımın yenilik vasfının bulunmadığı net bir şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen, hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,... isimli Çinli firmanın tasarımı 2011 yılından bu yana üretip satışa sunduğunu, 2013 yılı kataloğunda tasarımın yer aldığının açıkça görüldüğünü, herhangi bir delil niteliği olmayan, sübjektif değerlendirmeler içeren kataloğun yayın tarihine ilişkin bilişim görüşlerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiğini,Alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin görev alanlarına girmediği halde manevi tazminat hesaplamış olmalarının, objektife ve tarafsız olmadıklarını gösterdiğini, bu raporlara dayanılarak hüküm kurulmasının haksız olduğunu,Maddi tazminatın hesaplanması için dosyada delil bulunmadığını, kaldı ki raporlardan birinde zarar 4.872,91 TL olarak hesaplanmışken, sonraki raporda 64. 642,92 TL tazminat hesaplandığını, bu çelişkili durumun kesin delillerle netleştirilmediğini, davacı tarafın öncelikle maddi zararını somut delillerle netleştirmesi gerektiğini belirterek, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/02/2023 tarihli, 2021/151 Esas, 2023/35 Karar sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasına, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 13/08/2015 başvuru ve tescil tarihli, .. tescil numaralı "Bıçak Standı" isimli tasarımın asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... A.Ş. Adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Dosya arasında bulunan Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/149 Değişik iş sayılı dosyası incelendiğinde; talep eden ... Şirketi tarafından karşı taraf ... Şirketi aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "...Tespit isteyen tarafa ait tescilsiz tasarım ile aleyhine tespit istenene ait ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, tespit isteyen tarafından tespit dilekçesinde belirtilen ve aleyhine tespit istenene ait linklerde tescilsiz tasarımın benzerlerinin yer aldığı.." hususlarının rapor edildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Y.Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ..., Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ... ile Bilişim Yazılım Uzmanı ...'ten oluşan heyetten alınan 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "...dava konusu tasarımların bilgilenmiş nihai tüketici-kullanıcı nezdinde genel izlenimde belirgin farklılıklarının bulunmadığı ve benzer oldukları, davacı taraf ürününün 27/04/2016 tarihinde kurumsal web sitesi üzerinden kamuya sunulduğu ve rüçhan hakkına sahip olduğu, davacı tarafın ürününün 27/04/2016 tarihinde kamuya sunulmuş olduğunun tespit edildiği, bu nedenle yenilik vasfı taşımadığı, davacı tarafa ait tasarımın ayırt edicilik vasfına sahip olduğu, davalı tarafın tescilsiz tasarımının davacı tarafın tescilsiz tasarımına tecavüz şartlarının bulunmadığı..." hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Aynı bilirkişi heyetinden alınan 02/12/2020 tarihli ek raporda; "..."'de yer alan ürünün yenilik kırıcı olduğu ve davacı/birleşen dosya davalısına ait ... numaralı tasarımın hükümsüzlük şartlarının oluştuğu..." hususlarını bildirdikleri görülmüştür. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 24/02/2021 tarihli ek raporda; "...Davalı / Karşı Davacı tarafından fiziki olarak dosyaya sunulan "..."un "..." Alan Adı (...) URL adresine ait, Alt Alan Adı (...) olarak oluşturulduğu, "share.shibazi.com" isimli internet web sitesine bağlı "..." sayfa/linkinde güncel olarak açık ve faaliyette olduğu, Kataloğun fiziki olarak sunulan katalogla birebir aynı olarak internet sitesinde "PDF" formatında yayınlanmış olduğu, 31. nolu sayfasında ilgili ürününde aynı şekilde yer aldığı, tespit konusu ilgili "... "..." internet web sitesinde ne zamandan itibaren aktif olarak kullanılmaya başlanılıp başlanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili kataloğun sayfa/linkin arşivlenmediği/yedeklenmediği tespit edilmiş olup, dava konusu ilgili "..."un yayın tarihi hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı..." hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 21/06/2021 tarihli ek raporda; "...bilişim açısından taraflarınca verilen 23/02/2021 tarihli ek raporda bulunan tespit ve görüşlerde bir değişiklik olmadığı, davacı/karşı davalı tarafın 13/08/2015 başvuru tarihli ... numaralı tescilli tasarımın yenilik vasfını kaybettiği..." hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetine Mali Müşavir ... eklenmek suretiyle alınan 13/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...tespit konusu ilgili "..."un yayınlandığı "..." domaine (alan adına) bağlı olan "..." ... de (alt alan adında) bulunan internet web sitesinde olup olmadığı, var ise ne zamandan itibaren aktif olarak kullanılmaya başlanılıp başlanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili kataloğun yayınlandığı "..." ... (alt alan adı) sayfa/linkin hiç arşivlenmediği/yedeklenmediği tespit edilmiş olup, bu nedenle dava konusu ilgili "..."un yayın tarihi hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı, tespit konusu ilgili "..."un yayınlandığı "..." domain (alan adı) internet web sitesinde olup olmadığı, var ise ne zamandan itibaren aktif olarak kullanılmaya başlanılıp başlanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili kataloğun yayınlandığı "..." ... (alan adı) sayfa/linkin arşiv kayıtları tespit edilmiş, ancak dava konusu olan "..." ile ilgili arşiv kayıtlarında herhangi bir detaya rastlanılmamıştır. Bu nedenle dava konusu ilgili "..."un yayın tarihi hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı, manevi tazminat tutarının 14.180,82 TL olarak hesaplandığı, gerçek ve hakkaniyetli bir maddi tazminat hesaplanması için yeterli verinin bulunmadığı; ancak, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, 21.11.2019 tarihinde Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından sunulan deliller içinde yer alan "Ayrıntılı Satış Sipariş Dökümü Raporu"nda yer alan veriler üzerinden hesaplanan Maddi Tazminat tutarının 4.872,91 TL olduğu..." hususlarını tespit ettikleri görülmüştür.Davacının seçimlik hakkı olan SMK 151/2-a'ya göre tazminat hesabı yapılarak ek rapor tanzimi için mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 31/10/2022 tarihli ek raporda; "....Davacı-birleşen dosya davalısının talebine bağlı olarak "tasarım hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım sahibinin tasarımını kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelire" göre hesaplanan tazminat tutarının 2017 yılı için 46.449,38 TL + Yasal Faizi tutarında olduğu, Davacı-birleşen dosya davalısının talebine bağlı olarak “tasarım hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım sahibinin tasarımını kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelire" göre hesaplanan tazminat tutarının 2018 yılı için 23.118,03 TL + Yasal Faizi tutarında olduğu, Davacı-birleşen dosya davalısının talebine bağlı olarak "tasarım hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım sahibinin tasarımını kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelire" göre hesaplanan tazminat tutarının 2019 yılı için 12.326,25 TL + Yasal Faizi tutarında olduğu, Davalı-birleşen dosya davacısı 2020 yılında satış yapmadığı için tazminat hesaplanamayacağı, davalı-birleşen dosya davacısı 2021 yılında satış yapmadığı için tazminat hesaplanamayacağı..." hususlarını tespit ve rapor etmiştir. G E R E K Ç E:Asıl davada dava; davalının, davacıya ait ... tescil numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat davası; birleşen dava ise, birleşen dosya davalısına ait... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; birleşen davanın davacısı tarafından karşı tarafa ait tasarımın yenilik özelliğinin bulunmadığına dair sunulan deliller ve bilirkişilerce resen yapılan araştırma sonucunda ... isimli Çinli firmanın 2013 kataloğundaki görsel dışında dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıracak derecede benzer bir tasarımın mevcut olmadığı tespit edilmiştir.Birleşen davanın davacısı tarafından ... firmasının kataloğu dosyaya sunulmuşsa da, basıldığı tarihin tespiti mümkün olmadığından internet üzerinde bilişim uzmanınca araştırma yapılmış, kataloğun dava konusu tasarımın tescil tarihinden önce yayınlandığına dair arşiv kaydı bulunamamıştır.Birleşen davanın davacısının, davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını ispatlayamadığı, resen yapılan araştırmada da yenilik kırıcı bir tasarım tespit edilemediğinden, Mahkemece birleşen hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Asıl davaya ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; alınan bilirkişi raporları ile davalıya ait bıçak standı ürün tasarımının davacı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın koruma kapsamında kaldığının tespit edildiği, davalının bu tespite ilişkin bir istinaf talebinin bulunmadığı, tazminat hesaplamasına ve tutarlarına ilişkin istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından SMK’nun 151/2-a maddesi uyarınca tazminat hesaplanmasının talep edilmesi nedeniyle Mahkemece her iki tarafın tecavüzün söz konusu olduğu dava tarihine kadar olan dönem için tarafların ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, son bilirkişi raporunda davalının bu dönemde satışını yaptığı ürün sayısına ve davacının her bir üründen elde ettiği kara göre maddi tazminat hesabının yapıldığı, hesap hatası olmakla birlikte hesaplama yönteminin doğru olduğu, davacı vekilinin doğru hesaplamaya göre bedel artırımı talebinde bulunduğu, bilirkişi heyetince yapılan ilk hesaplamada yalnızca davalının sunduğu tek bir belgedeki ürün miktarına göre hesaplama yapıldığından raporlar arasında çelişkiden söz edilemeyeceği, bilirkişilerin ilk tazminat raporunda yalnızca talep edilen manevi tazminat için faiz hesaplaması yaptıkları, bu nedenle bilirkişilerin tarafsız olmadıklarının iddia edilemeyeceği, raporların denetime uygun ve yeterli oldukları, tecavüz süresine, davalının kusur derecesine ve tarafların mali durumlarına göre hükmedilen manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesi de yerindedir. Tüm bu nedenlerle asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 5.098,86 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.274,72TL harcın mahsubu ile bakiye 3.824,14 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı/birleşen davada davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.