Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/99 E. 2019/439 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/99
Karar No
2019/439
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/27 KARAR NO: 2022/1546 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/10/2019 NUMARASI: 2018/99 E. - 2019/439 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya ululararası taşıma hizmeti vererek, 13.10.2017 tarihli 4.930,00 USD bedelli, 06.11.2017 tarihli 8.732,00 TL bedelli faturaları gönderildiğini, faturalara itiraz edilmediğini ve 8.732,00 TL bedelli faturanın ödendiğini, 4.930,00 USD bedelli faturanın ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, ara taşımaya ilişkin 8.732,00 TL bedelli faturanın ödemesine rağmen kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibinin devamına ve %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu faturaya ilişkin taşıma hizmetinin taşıtanının İsviçre merkezli ...şirketi, taşıyanının ise ... şirketi olduğunu, tarafların navlun ve liman giderleri için konteyner başına 1.800,00 USD olmak üzere iki konteyner için 3.600 USD bedelle anlaştıklarını, emtianın maliki ve taşıtanının ... şirketi olması nedeniyle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu faturaların müvekkili şirket yerine dava dışı ... A.Ş.'ye teslim edildiğini, faturaların müvekkiline 20.11.2017 tarihinde ulaşması üzerine aynı tarihte, müvekkilinin faturaların muhatabı olmadığının bildirildiğini, bir an için faturanın muhatabının müvekkili şirket olduğu düşünülse dahi faturalarının müvekkili şirkete göndermesi gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunmaması nedeniyle faturaların müvekkili adına düzenlenmesinin hatalı olduğunu savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı ticari defterlerinde davaya konu alacağın varlığının tespit edildiği, davalı ticari defterlerinde ise kayıt bulunmadığı, davalı tarafından fatura tutarının 3.600 USD olması gerektiği iddia edilmiş ise de bu miktar itibariyle taraflar arasında anlaşma sağlandığına dair dosyaya delil sunulmadığı görülmekle takibe konu asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyada delil bulunmamakla işlemiş faiz talepleri bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle, alacağın %20 oranı üzerinden icra inkar tazminatına da hükmederek aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne.." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 4.930,00 USD asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 3.721,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Fatura alacağına ilişkin taşıma işinde dava dışı ... ve davacı ... şirketlerinin navlun ve liman masrafları dahil konteyner başına 1800,00 USD olarak taşıma hususunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin ise sadece bu anlaşmaya aracılık ettiğini, davacının davaya konu faturaları Inter SA'ya yöneltmesi gerekirken müvekkili şirket adına düzenleyerek, müvekkil şirketin bazı gümrük işlerini yapan ... A.Ş.'ye teslim ettiğini, 20.11.2017 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilen faturalara itiraz edilerek, faturaların muhatabının davalı şirket olmadığının bildirilmesine rağmen, kötü niyetli şekilde takip başlatılarak dava açıldığını, ilk derece mahkemesince hatalı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini; Gerekçeli kararda, her ne kadar dosyada mevcut konişmentoda ve mail yazışmalannda davalı şirketin deniz yoluyla yapılan taşımada taşıtan sıfatı tespit edilmediği belirtilmesine rağmen müvekkilinin sorumluluğuna karar verdiğini, ancak taşımanın müvekkili şirketle alakasının bulunmadığını, taşımada, taşıtanın ... şirketi, taşıyanın ise davacı ... şirketi olduğunu ve tarafların navlun ve liman masrafları dahil konteyner başına 1800,00 USD konusunda anlaştıklarını, ancak davacının İsviçre menşeili ...'ya dava yöneltmek yerine müvekkiline yönelttiğini, emtianın maliki ve taşıyanının ... şirketi, olması nedeniyle husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini; Taşıma sözleşmesinin kararlaştırıldığı üzere CIF taşıması teslim şeklinde yapılacağının kararlaştırılması nedeniyle yükleme limanı ile boşaltma limanı arasındaki navlunun satıcı tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin anlaşması gereği de navlun ücretinin ... tarafından ödeneceğini, müvekkili şirketin deniz taşımasına ilişkin herhangi bir navlun bedeli ödemesinin söz konusu olmadığını, CIF teslim şeklinde satıcının sigorta primi, navlun ve yükleme masrafları ve riskleri üstlenerek malları yükleyeceği limana getireceğini, satıcının gemi acentası ile anlaşacağını, satış sözleşmesindeki malların belirtilen tarihte ve yerde yüklendiğinin alıcıya bildirileceğini, emtianın yüklenerek yüklenen emtianın cinsine göre en dar kapsamlı deniz nakliyat sigortasını yaptıracağını, emtianın gemiye yüklenmesinden sonra navlun ve sigorta masrafları ve riskin alıcıya geçeceğini; Dava konusu faturaların müvekkili yerine gümrük müşavirine teslim edildiğini, bu şirketin faturayı 20.11.2017 tarihinde müvekkil şirkete teslim ettiğini, bu tarihte faturanın muhatabının müvekkili şirket olmadığının bildirildiğini, gümrük şirketinin müvekkilinin bir kısım gümrük işlemlerini takip ettiğini, ancak müvekkili adına işlem yapma yetkisi bulunmadığını, faturaların başka kişiye tesliminin dahi, müvekkilinin taşıma borcundan sorumlu olmadığını gösterdiğini, kısaca taraflara arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, taşıma işinin müvekkil şirket için yapılmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla taşınarak teslim edilen emtiaya ilişkin navlun bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkili şirketçe davalı taşıtana ait emtianın taşınarak teslim edildiğini, davalının ara taşımaya ilişkin taşıma bedelini ödemesine rağmen, deniz taşımasına ilişkin navlun bedelini ödemediğini ileri sürerek, 4.390,00 USD taşıma alacağı ile 61,46 TL işlemiş faizini tahsili amacıyla 16.01.2018 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmıştır. Davalı vekili ise, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacı taşıyanın dava dışı ... şirketine ait emtiayı taşıdığını, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmeden kaynaklanan faturanın müvekkili adına düzenlenmesinin hatalı olduğunu, esasın navlun faturasının müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalı şirketin bir kısım gümrük işlemlerini yapan dava dışı gümrük müşavirliği şirketine tebliği edildiğini, gümrük şirketince faturanın 20.11.2017 tarihinde müvekkiline gönderildiğini ve aynı tarihte fatura konusu borçtan müvekkilinin sorumlu olmadığının davacıyla bildirildiğini ileri sürerek, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacının taşıyan sıfatının bulunduğu sabittir. Esasen, davacının taşıyıcı sıfatına yönelik bir itiraz da bulunmaktadır. Uyumazlık, davalının taşıma sözlemesinin tarafı olup olmadığı ve ara taşımaya ilişkin faturanın ödendiği de dikkate alındığında deniz taşımasına ilişkin navlun faturasından davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise fatura miktarının yerinde olup olmadığı noktasındadır. İlk derece mahkemesince getirtilip incelenen konşimentoda, davalı, gönderilen olarak yer almaktadır. Dosya kapsamında bulunan ve bilirkişi kurulunca incelenen elektronik posta yazışmalarında da davalının taşıtan olarak hareket ettiği belirlenmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir navlun sözleşmesi düzenlenmemiştir. Ancak konşimentodaki kayıt ve bu kayda göre emtianın taşınarak teslim edilmesi ve taşıma sürecindeki yazışmalardan, davalının taşıma işini organize ettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuyla belirlendiği üzere, dava konusu taşımanın bir kısmının kara yoluyla bir kısmının ise deniz yoluyla yapıldığı ve davalının kara yoluyla yapılan kısma ilişkin navlun bedelini ödediği, konşimentoda navlunun varma limanında ödeneceğine ilişkin kayıt bulunduğu, bu durumda navlun bedelinin peşin ödenmediği ve yükün tesliminin navlun ödenmesi şartına bağlandığı, gönderilen sıfatına sahip olan davalının yükü teslim almasıyla, navlun ücretinden de sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Düzenlenen konşimento veya taraflar arasındaki yazışmalarda taşıma ücretine ilişkin bir açıklık bulunmaması, taşımanın iki konteyner için 3.600,00 USD bedelle yapılacağına ilişkin kanıt sunulmaması nedeniyle, yükün miktarına göre belirlenen taşıma ücretinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 908,24 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.17.11.2022 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/99, K. 2019/439, T. 17.11.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-99-e-2019-439-k-a929d85feca8