Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/371 E. 2020/633 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/371
Karar No
2020/633
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1635 KARAR NO:2024/1826 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/11/2020 NUMARASI:2018/371 E. - 2020/633 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ''Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi'' akdedildiğini davalı sözleşmenin 7.maddesinin ''İşletmeci, Şirket'in ve Bayi'nin yazılı onayını almadan, bu sözleşme ve oluşmuşsa eklerindeki hak ve/veya yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşme süresince Satış Noktası'nda sözleşmenin devam ettrilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb.) yapmamayı kabul ve tahhüt eder.'' şeklinde olduğunu, ancak, davacının talebiyle yapılan tespit sonucu Beyoğlu ....Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 14/02/2018 tarihli tespit tutanağı ile tespit edildiği üzere davalının sözleşmeye aykırı olarak herhangi bir şekilde bir bildirimde bulunmadan işletmesini kapatarak faaliyetine son verdiğini, durumun noter vasıtası ile tespiti üzerine Kadıköy ....Noterliğinin 16/02/2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı tarafından sözleşmenin feshedilerek 9.400,00-TL pazarlama faakliyetlerine katılım bedelinin kıstelyevm usulü hesaplanan bakiyesinin ödenmesinin talep edildiğini, herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle ... sayılı dosyasından sözleşmeye aykırılıktan dolayı 9.400,00 TL pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli ve 142,31-TL ihtarname masrafi olmak üzere toplam 9.542,31-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin adresinin Beşiktaş/İstanbul adresi olduğunu, icra daireleri ve mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen yeri kapatmadığını, dava konusu restoranın Sirkeci'de İstanbul Ticaret Odasının yanında olduğunu, bu kurumun yıkım ve yineleme çalışmalarına başladığını, sürekli hafriyat kamyonlarıyla çalışmalar yaptığını, bu çalışmalar sebebiyle dava konusu restorana zarar verildiğini, hatta duvarının bir kısmının yıkıldığını, bu sebeple İstanbul Ticaret Odasının verdiği zarar sebebiyle müvekkilinin çalışamadığını, iş yerinin bu sebeple çalışamadığını, ancak müvekkili şirketin halen dükkana kira ödemeye devam ettiğini, bu konuda uğranılan zarar ziyan sebebiyle İstanbul Ticaret Odasına tazminat davası açacaklarını, İstanbul Ticaret Odasının inşaat çalışmaları sebebiyle müvekkiline verdiği zararın yanında davacı tarafın fırsattan istifade mantığıyla böyle bir dava ile durumdan kazanç sağlamaya çalıştığını, müvekkilinin restoranı kapatmamakla ve inşaat sebebiyle çok büyük zararı olmakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmeye göre de davacı tarafından tazminat talep etme hakkı olmadığını, sözleşmede böyle bir hüküm öngörülmediğini, ayrıca var olduğu iddia edilen alacağın yargılamayı gerektiren bir alacak olmakla davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine aykırı şekilde davalının davacıya bildirimde bulunmadan işletmesini kapatarak faaliyetine son vermesi nedeniyle sözleşmenin feshi sonucu pazarlama faaliyetine, katılım bedelinin Kıstelyevm usulü hesaplanması sonucu bakiye bedelin ve ihtarname masrafının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davalı tarafın işyerini kapatmadıkları, işyerinin İstanbul Ticaret Odasının yanında olup, yıkım ve yenileme çalışmaları nedeniyle işyerine zarar verildiği ve duvarının yıkılması nedeniyle işyerinin çalışamadığı şeklinde itirazda bulunduğu, Beşiktaş Vergi Dairesinden gelen 04/04/2019 tarihli yazı cevabında; davalı şirketin 16/09/2013 tarihi itibariyle... Beşiktaş adresinde lokanta ve restoran faaliyetleri dolayısıyla mükellefiyet tesis ettirdiği ve cevap tarihi itibariyle faaliyetine devam ettiği, mükellefin ayrıca ...Fatih/İstanbul adresinde 23/09/2013 tarihinden itibaren şubesinin bulunduğunun belirtildiği, Hocapaşa Vergi Dairesi 24/04/2019 tarihli yazı cevabında; davalının mükellefiyetsiz şube adresi için tutulan 15/04/2019 tarihli yoklama fişinde mükellefin faal olmadığı, şube kapanışı için mükellefin başvuruda bulunmadığı, ilgili yoklama sonucuna istinaden mükellefiyet kaydının 21/11/2018 tarihi itibariyle resen terk işlemi yapıldığının belirtildiği, Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğünün 20/05/2019 tarihli yazı cevabında; kolluk görevlileri tarafından mahkememizce belirtilen adrese gidildiği, adreste ... Ltd. Şti isimli işyerinin bulunduğu, restoran çalışanınca ve adres çevresinde yapılan araştırmada davalı işyerinde ismen tanıyan, bilen kimse olmadığının belirtildiği, Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü 24/02/2020 tarihli yazı cevabında; ... Eminönü-Fatih adresinde yapılan araştırmada, ... isimli şahsa ait ... Ltd. Şti'nin bulunduğu, bu şahsın davalı şirketi tanımadığını beyan ettiği, bahse konu adreste herhangi bir inşaat çalışması olmadığını, İTO duvarının bahse konu adresle bitişik olmadığının belirtildiği, Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü 20/02/2020 tarihli yazı cevabında; ... Beşiktaş adresinde Temmuz 2017 tarihinden itibaren ... &... Hukuk ve Danışmanlık Bürosunun faaliyette olduğu davalı şirketin faal olmadığı, davalı şirketin ne zaman kapandığı ve başka bir adreste faal olup olmadığına ilişkin hususların tespit edilemediğinin bildirildiği,taraflar arasında akdedilen 27.09.2013 Tarihli "Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Direkt Satış Noktası Sözleşmesine dayalı davacı şirket ana bayisi üzerinden sürdürülen bir ticari ilişkinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 27.09.2013 Tarihli "Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Direkt Satış Noktası Sözleşmesinin 3.Maddesinde süre sınırlı olmaksızın davalı şirketin "2.000 kasa/koli ürün" satın almayı taahhüt ettiği, Sözleşmenin Ekinde ver alan Özel Hükümler başlıklı sahifenin l.Bendinin; "Şirket (Davacı), İşletmecinin (Davalı) Sözleşme hükümlerine süresi boyunca uyacağı inancıyla ve bir defaya mahsus olma üzere fatura karşılığında ona fatura mukabilinde KDV dahil 20.000 TL ödeyecektir. Ancak işletmeci (Davalı) sözleşmenin işbu sözleşmede öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde süresinden önce sebebiyet vermesi üzerine, bu meblağın Kıstelyevm usulü belirlenecek olan kısmını KDV'si ile birlikte şirkete derhal iade edecektir." şeklinde olduğu, davacının sözleşme kapsamında 20.000,00 TL'yi davalıya ödediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine göre; davalı işletmecinin, davacı şirketin ve bayinin yazılı onayını almadan... sözleşme süresince satış noktasından sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek v.b) yapmamayı kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, sözleşmede davalı şirketin kaşesi üzerinde ... Beşiktaş adresinin olduğu, sözleşmenin davalının bu adresi için yapıldığı, davalı sözleşmenin devamı sırasında bu adresteki işyerini davacıya haber vermeden ve onayını almadan kapatarak adres değişikliği yaptığından davacı şirketin sözleşmeyi fesh etmekte haklı olduğu ve Kıstelyevm usulü hesaplanan 9.400,00 TL'yi talep etmekte haklı olduğu, her ne kadar davalı taraf Fatih'teki restoran yönünden savunmada bulunmuşsa da söz konusu restoranın davalı şirketin şubesi olup, mahkememiz dava konusu ile ilgili olmadığı, bu nedenle davalının savunmasına itibar edilmediği, sözleşme gereği davacı şirkete iadesi gereken pazarlama faaliyeti, katkı payının 9.400,00 TL olduğu, davacı tarafından takipten önce davalıya gönderilen ihtarname masrafını da talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulünün gerektiği, her ne kadar davacı vekili inkar tazminat talebinde bulunmuşsa da söz konusu talep tarafların ticari defterleri incelendikten sonra davalının alım taahhüdünün ne kadarını yerine getirdiği tespitinden sonra belirleneceğinden dolayısıyla likit olmadığından inkar tazminat talebinin reddine, davacı taraf takip başlatmakta haksız olmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 9.400,00 TL asıl alacak, 142,31 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 9.542,31 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı tarafın inkar tazminat talebinin reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, müvekkili şirketin "..taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine aykırı şekilde, davacıya bildirimde bulunmadan işletmesini kapatarak faaliyetine son vermesi nedeniyle.." sözleşmedeki miktarın davacıya ödenmesine karar verdiğini, oysa ki cevap dilekçesinde belirttikleri ve sunulan delillerle de ispatlandığı üzere davalının işletmeyi kapatmadığını, dava konusu olan iş yeri yani restoranın İstanbul/Sirkeci'de İstanbul Ticaret Odasının yanında olduğunu, İstanbul Ticaret Odasının kendisine ait olan bitişiğindeki binayı restorasyon ve yenileme faaliyetlerine başladığını, sürekli kamyonlarla inşaat ve hafriyat çalışması yaptığını, hatta İTO'nun bu çalışmaları esnasında 2 binanın ortak duvarın (yan duvar) yıkıldığını ve restoranın bu çalışmalar sırasında faaliyet gösteremediğini, ancak işi bırakmadığını, sadece durdurduğunu, zira her tarafın inşaat ve toz duman olduğu için restorana hiçbir müşteri gelmediğini, işi bırakmadığı (daha doğrusu kira sözleşmesi ve sair sözleşmeler sebebiyle bırakamadığı) için kiralarını ödemeye devam ettiğini, bu konudaki ödeme evraklarını dosyaya sunduklarını, mahkemece de müvekkilinin iş yerini kapatıp kapatmadığının araştırıldığını, bu kapsamda İTO'ya ve Emniyet Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığını, İTO'nun cevabi yazısında "..2017 yılı sonu ve 2018 yılı başında devam eden inşaat çalışmasının olduğunu.." beyan edildiğini, inşaat çalışmalarının doğrulandığını, sadece davalıya ait lokantaya zarar vermediklerini beyan ettiklerini, İTO'nun zarar verdiğini kabul etmesi kendi aleyhine olacağından ve zararı karşılamak sonucunu doğuracağından, "..zarar verdik.." şeklinde cevap vermeyeceğinin açık olduğunu, inşaat çalışması sebebiyle duvarın yıkılması ve binaya verilen zararlara ilişkin fotoğrafların sunduklarını, müvekkili tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmediğini, iş yerinin de kapatılmadığını, zaten 5 yıllık sözleşmede 4 yıl 5 ay sözleşmeyi uygulayan müvekkilinin, kiraları da ödemesine rağmen, son 7 ay sözleşmeyi feshetmeyeceğinin açık olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.sayfasının 1.paragrafında belirtildiği üzere, sözleşmenin 5 yıllık süre ile sınırlı olduğunu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 28.09.2013 tarihi olup, sürenin sonunun 28.09.2018 tarihi olduğunu, sözleşmenin sürenin dolmasına 7 ay kala davacı tarafından feshedildiğini, müvekkili tarafından işyeri kapatılmamasına ve sözleşmenin de feshedilmemesine rağmen, müvekkili tarafından sözleşme feshedilmiş gibi cezai şarttan müvekkilinin sorumlu tutulmasının usul ve yasalara uygun olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, bayilik bölgesi direkt satış noktası sözleşmesinin feshi sonrasında bu sözleşme uyarınca doğduğu iddia olunan alacağın davalı borçludan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili; davalının, taraflar arasındaki ''Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 3.maddesine aykırı şekilde, davacıya bildirimde bulunmadan işletmesini kapatarak faaliyetine son verdiğini, davacının, davalının sözleşmenin 7.maddesine aykırı bu eylemi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ve sözleşme uyarınca davacı tarafça davalıya ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım payının kıstelyevm usulü ile hesaplanan bakiyesinin davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır.Davalı vekili ise; müvekkilinin dava konusu edilen yeri kapatmadığını, dava konusu restoranın Sirkeci'de İstanbul Ticaret Odasının yanında olduğunu, bu kurumun yıkım ve yineleme çalışmalarına başladığını, sürekli hafriyat kamyonlarıyla çalışmalar yaptığını, bu çalışmalarla restorana zarar verildiğini, iş yerinin bu sebeple çalışamadığını, ancak davalının halen dükkana kira ödemeye devam ettiğini, sözleşmeye aykırılığın bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 9.400,00 TL asıl alacak, 142,31 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 9.542,31 TL alacak yönünden 01.03.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli alacağı ve ihtarname masrafının gösterildiği, ödeme emrinin 05.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamının incelenmesinde; davacı ile davalı arasında ''Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi'' başlıklı ve 27.09.2013 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme ile davalının belirlenen ürünleri satmayı üstlendiği, sözleşmenin 5 yıllık süre ile sınırlandığı, sözleşmede belirlenen satış miktarına ulaşılması ile ise kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7.maddesinde ''İşletmeci, Şirket'in ve Bayi'nin yazılı onayını almadan, bu sözleşme ve oluşmuşsa eklerindeki hak ve/veya yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşme süresince Satış Noktası'nda sözleşmenin devam ettrilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb.) yapmamayı kabul ve tahhüt eder'' hükmü bulunduğu, sözleşmede, davalıya ait restoranın adresine dair bir bilgi bulunmadığı, sözleşmenin özel hükümler bölümünde yer alan hükme göre davacının her türlü pazarlama faaliyetine katkı sağlamak amacıyla 20.000 TL'yi davalıya ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu bedelin davalıya 11.11.2013 tarihli fatura karşılığında ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, özel hükümler kısmında ayrıca, davacı yanca ödenen bu bedellin, işletmeci yani davalının sözleşmede öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde sözleşmenin süresinden önce sona ermesine sebep olması halinde kıstalyevm usulü belirlenecek olan kısmının KDV'si ile davacıya ödeneceğinin hüküm altına alındığı,davacı tarafından noter aracılığı ile yaptırılan tespit ile davalının işletmeyi sözleşmeye aykırı şekilde kapattığı belirtilerek 16.02.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık konusu davalının sözleşmeye aykırı olarak işletmeyi (restoranı) kapatıp kapatmadığı, bunun sonucuna göre de takip konusu edilen ve davacı tarafından daha önce davalıya ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım payı bedelinin bakiyesinin davalı yanca davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede davalıya ait iş yerinin adresi konusunda açık bir bilgiye yer verilmemiş olup davalı şirketin imza ve kaşe kısmında şirket adresi olan ''... Beşkitaş/ İstanbul'' adresinin belirtildiği görülmektedir. Davalı vekili ise savunmasında davalının iş yerinin (restoranının) Sirkeci'de İstanbul Ticaret Odasının yanında olduğunu belirtmiş, delilleri arasında iş yerine ait olduğunu belirttiği bir adet kira sözleşmesi sunmuştur. Kira sözleşmesinde ''... Emimönü/Fatih'' adresinin belirtildiği, mahkemece bu adreste kolluk araştırması yaptırıldığı, emniyetten gelen yazı cevaplarında, davalının adreste tanınmadığı, adreste farklı bir işletmenin bulunduğu, adreste inşaat bulunmadığı, İTO duvarının bu adrese bitişik olmadığının bildirildiği, yine vergi dairesinden gelen yazı cevabında da davalının bu adreste faal olmadığının bildirildiği görülmektedir. Bu durumda davalı vekilince bildirilen iş yeri adresinde davalının işletmesinin faal olmadığı, davalının faaliyetini sonlandırdığı sonucuna ulaşılmış ve aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Kaldı ki davalı şirketin sözleşmedeki kaşesinde yer alan '... Beşkitaş/ İstanbul'' adresinde de tanınmadığı görülmektedir.Hal böyle olunca dosya kapsamı itibariyle davacının sözleşme uyarınca her türlü pazarlama faaliyetine katkı sağlamak amacıyla 20.000 TL'yi davalıya ödediğinin sabit olduğu, davalının sözleşmenin 7.maddesine aykırı olarak iş yerinin faaliyetini sonlandırdığı, bu şekilde sözleşmenin davacı yanca süresinden önce feshedilmesine sebep olduğu, sözleşmenin özel hükümleri uyarınca davalının sözleşmede öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle kıstalyevm usulü belirlenecek olan katılım bedelinin bakiyesini davacıya geri ödemekle yükümlü olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda ise bu bedelin tespit edildiği anlaşılmış olup mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 488,84 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.12.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/371, K. 2020/633, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-371-e-2020-633-k-a7505f581197