Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1058 E. 2023/459 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/1058
Karar No
2023/459
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1408 Esas KARAR NO: 2025/577 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/06/2023 NUMARASI: 2018/1058 E. - 2023/459 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle düzenlen 30.09.2014 tarih ... numaralı 20.000,00 TL bedelli faturaya dayalı alacak için Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 05.12.2017 günü icra takibi yapıldığını, borçlu davalının yetkiye, borca, faiz ve ferilerine itirazı ile takibin durduğu belirtilerek, itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatına ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu faturanın taraflar arasında imzalanmış olan 20.12.2013 tarihli sözleşemeden kaynaklı alacak iddiası olduğunu, davacıdan alınan yazılımın Bolu Belediye tarafından istenilen nitelikte olmadığı gerekçesi ile kabul edilmediğini, yazılım satışı gerçekleşmediğinden iade faturası düzenlenerek, söz konusu faturanın müvekkili şirket kayıtlarından 04.01.2016 tarihinde çıkarıldığını, sözleşme hükümlerinin gerçekleşmediğini, lisans satışının gerçekleşmediğini, sırf fatura düzenlemekle alacak hakkının doğmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. ' MAHKEME KARARI: İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2023 tarihli 2018/1058E. - 2023/459K. sayılı kararıyla; "... taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 26/10/2017 tarihinde davalı borçlu aleyhine Kocaeli ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 27.011,37 -TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, Davacının defter kayıtların göre; 2014-2019 dönemlerine ait defter kayıtların incelendiğinde, 2014 yılında 20.000,00 TL bedelli 30.09.2014 tarih ... numaralı ve ... numaralıi iki fatura düzenlendiği, davacının hesabına toplam 40.000,00 TL borç kaydı yapıldığı, 04.01.2016 tarihindebankadanEFT ile gelen 20.000,00 TL nin, davalının cari hesabına alacak kaydı yapıldığı, kalan 20.000,00 TL borç tutarının sonraki yıllarda devir kaydı yapıldığı, 2019 yılı sonu itibariyle 20.000,00 TL borç kaydının devam ettiği, Tarafların kayıtları karşılaştırıldığında davacı tarafından düzenlenen 30.09.2014 tarih ... numaralı ve ... numaralı iki faturanın da davalı kayıtlarında olduğu, ancak davalı kayıtlarında 30.09.2014 tarih ... numaralı faturanın yer aldığı,... numaralı faturanın kayıtlı olmadığı, Ankara Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevap yazısında, form Ba listesinde davalı ... şirketinin davacı ... şirketinden almış olduğu 20.000 TL bedelli bir adet fatura kaydının olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplanan faiz tutarını 6.891,25 TL olduğu, 26.01.2018 icra takip tarihi itibariyle cari hesap alacak bakiyesinin 20.000,00 TL, 6.891,25 TL faiz olmak üzere toplam 26.891,25TL olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair; -Davalının Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 20.000,00-TL asıl alacak, 6.891,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.891,25-TL İPTALİNE, takibin 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tabindeki talep gibi DEVAMINA, -Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 5.378,25-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından yapılan faiz hesabının aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, Mahkemece 14/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna yaptıkları 02/03/2020 tarihli itirazlarının dikkate alınmadığını,Tarafların defterlerinin birbirini teyit eden kayıtların müvekkilinin lehine delil olduğunu, davacının kayıtlarının çelişen ve/veya davalı aleyhine olan kısımlarının davacı lehine delil olmadığını, Müvekkili davalının defterlerinde ... numaralı faturanın ve 20.000,00 TL fatura ödemesine ilişkin banka havalesinin kayıtlı olduğunu, ... numaralı faturanın ise müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacının defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu yönüyle defterlerin çeliştiğini, Davacının icra takibinde ... numaralı faturaya dayalı alacak talebinde bulunduğunu, cari hesap alacağını talep etmediğini, bu faturanın müvekkili tarafından ödendiğinin bilirkişi raporları ve toplanan kayıtlarla tespit edildiğini, müvekkilinin ... numaralı faturaya istinaden ödeme yaptığına dair davacı iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, buna rağmen mahkemece davacının mesnetsiz iddiasına dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, Davacının kabul etmedikleri ticari defter ve belgelerinde 20.000,00 TL alacağı görünmesine rağmen, müvekkilinin defterlerinde cari hesap alacağının bulunmadığını, müvekkili tarafından ... numaralı faturanın ödendiğine dair belgenin mevcut olması karşısında davacının iddialarının reddi gerektiğini, Gerekçeli kararda davacının defter kayıtlarına göre 20.000,00 TL alacağı bulunduğu yönündeki belirlemenin mevcut maddi durum nedeniyle doğru olmadığını, davacının alacağı varmış izlenimi veren alacak bulunduğu kanaati ile faiz hesabıyla birlikte kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 04/01/2016 tarihinde 7 nolu yevmiye kaydıyla davalı müvekkilinin 102-Denizbank hesabından davacı şirkete ödeme kaydı ile hesabın kapatıldığını tespit ettiğini, Davacının icra dosyasına konu ettiği alacağın açıkça ... numaralı faturaya dayalı alacak talebinde bulunduğuna dikkat edilmesi gerektiğini, Davacının müvekkilinden ... numaralı faturadan dolayı müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını beyan ederek, arz ve izah ettiğimiz ve resen gözetilecek diğer nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının lehlerine olarak kaldırılmasına, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kocaeli ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Tic. A.Ş., borçlunun ... Şirketi olduğu, 20.000,00 TL asıl alacak, 7.011,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.011,37 TL alacak için 26/10/2017 tarihinde takibe girişildiği, takip dayanağının 30/09/2014 tarihli, ... Seri A sıra numaralı 20.000,00 TL fatura olduğu, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın 02/11/2017 tarihinde yapıldığı, borçlunun süresi içerisinde 09/11/2017 tarihinde borca, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince davalının ticari defter ve belgeleri Ankara'da olduğundan Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 25/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 04.01.2016 tarihinde 7 nolu yevmiye kaydı ile davalının ... hesabından ödeme kaydı ile hesabın kapatıldığı görülmekte iken, ödeme dekontuna rastlanılmamış ancak banka ekstresinde ödemenin yapıldığı, bu ödemenin söz konusu faturaya ilişkin olup olmadığının tespiti yapılamamış olup, irdelenmesi gerektiği, davalı, ... Danışmanlık A.Ş.'nin yasal defterlerinde, davacı/alacaklı ... Tic. A.Ş. 'nin cari hesap bakiyesinin bulunmadığına dair tespit ve görüşlerini bildirdiği anlaşılmıştır.Aynı bilirkişiden alınan 15/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; BA-BS formlarının bu haliyle kök raporda detaylı izah edilen muhasebe kayıtları ile birbirini doğrular nitelikte olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Davacının ticari defter ve belgelerinin Kocaeli'de olması sebebiyle ilk derece Mahkemesince Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinden talimatla alınan 14/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında 20.12.2013 tarihli sozleşemeye dayalı 2014. .. Esas sayılı icra dosyasında, 20.000,00 TL asıl alacak 7.011,37 TL işlemiş ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 27.011,37TL talep edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplanan faiz tutarının 4.901,16 TL olduğu, 26.01.2018 icra takip tarihi itibariyle cari hesap alacak bakiyesinin 20.000,00 TL, 4,901,16 TL faiz olmak üzere toplam 24.901,16 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Aynı bilirkişiden alınan 14.01.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalının rapora karşı beyanları incelendiğinde, kök raporda belirlenen hususlardan başka eklenecek bir husus bulunmadığı, davacının itirazları incelendiğinde; davacının 14.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanları incelendiğinde, faiz hesabına ilişkin olarak, ödenmiş fatura için de ödeme tarihine kadar faiz hesaplanması gerektiği belirtilerek rapora itirazlarının bulunduğu, davacı takip talebinde 30.09.2014 tarihli 26337 nolu 20.000.00 TL tutarlı faturaya dayalı alacak talebinde bulunduğunu belirttiği, 30.09.2014 tarihinde düzenlenmiş ve 04.01.2016 tarihinde tahsil edilmiş fatura için, 26.10.2017 tarihinde temerrüt talebinde bulunup bulunamayacağı hususundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, faiz ve anapara toplamının 27.493,62 olduğu, Ankara Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevap yazısında, form Ba listesinde davalı ... şirketinin davacı ... şirketinden almış olduğu 20.000,00 TL bedelli bir adet fatura kaydının olduğu hususu, Aynı bilirkişiden alınan 25/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; 6.891,25 TL faiz hesaplandığı, kök rapordaki tespitlere eklenecek başka bir husus bulunmadığına dair görüş bildirilmiştir. G E R E K Ç E: Dava, itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalının ticari kayıtları üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde icra takibine konu edilen 30/09/2014 tarihli, ... numaralı, 20.000,00 TL bedelli faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BA formlarının incelenmesinde de 2014 yılı Eylül ayı içinde 20.000,00 TL bedelli bir adet faturanın bildirildiği, davalının ticari kayıtlarına göre davacıya ... aracılığıyla 04/01/2016 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığı, cari hesap alacağının kalmadığı, ancak bu ödemenin hangi fatura için yapıldığına dair tespit yapılamadığı, ayrıca davalının 01/09/2015 tarihli, ... Seri sıra numaralı iade faturasının fotokopisinin mevcut olduğunu, ancak yasal defter kayıtlarına intikal ettirilmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede ise; 30/09/2014 tarihli, ... numaralı ve ... numaralı, 20.000,00’er TL bedelli iki adet faturanın kayıtlı olduğu, 40.000,00 TL olan cari hesap alacağına davalı tarafından 04/01/2016 tarihinde bankadan EFT ile 20.000,00 TL ödeme yapılması nedeniyle en son cari hesap alacağının 20.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçelerinde faturanın iade edildiği ve borçlu olmadıklarına dair savunmasından sonra yargılama sırasında bu kez icra takibinde konu faturaya dayalı alacağın ödendiğine ve borcun sona erdiğine ilişkin beyanda bulunmuştur. Her ne kadar davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalı tarafından ilk derece mahkemesinde süresinde ileri sürülmeyen ve savunmanın genişletilmesi niteliğindeki beyanlarına muvafakat etmediklerini ve istinaf aşamasında incelenemeyeceklerini beyan etmişse de, borcu sona erdiren sebepler, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve değerlendirilebilir. Bu nedenle davalının fatura bedelinin ödendiğine ilişkin istinaf talebi de Dairemizce incelenmiştir. İtirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip talebinde asıl alacağın "30/09/2014 tarihli, ... Seri A sıra numaralı 20.000,00 TL fatura bedeli" olarak talep edildiği, ayrıca borcun sebebinin ödenmeyen fatura bedeli olarak gösterildiği, takipte borcun sebebi olarak gösterilen faturanın taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalının davacıdan mal satın alması nedeniyle düzenlendiği tespit edilmiştir. Her ne kadar davacının ticari defterlerinde davalıdan alacaklı olduklarına dair iki adet fatura kayıtlıysa da, davalının defterinde yalnızca takibe konu edilen faturanın kayıtlı olduğu, davalıya 20.000,00 TL fatura bedelinin banka aracılığıyla ödendiğinin de kaydedildiği, borç hesabının bu nedenle kapatıldığı, bu ödemenin davacının ticari defterlerinde de yer aldığı, davalının defterlerinde davacının davalıdan başkaca bir alacağı olduğunu gösteren kayıt ve fatura bulunmadığı, davacının ticari kayıtlarında davacının davalıdan 20.000,00 TL cari hesap alacağının mevcut olduğu kayıtlıysa da, icra takibinin doğrudan 30/09/2014 tarihli, ... numaralı fatura alacağıyla ilgili olduğu, davacının defterinde kayıtlı olan ... numaralı faturayla ilgili davalıdan alacaklı olduğunun ve davalı tarafından banka havalesi ile yapılan ödemenin bu fatura için yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacının alacaklı olduğunu ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar saklı tutularak hüküm kurulmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/06/2023 tarihli 2018/1058 E. - 2023/459 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 326,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 289,17 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan 139,30 TL posta yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca takdir edilen 27.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 137,00 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/1058, K. 2023/459, T. 26.10.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-1058-e-2023-459-k-e8546060b420