Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/490 E. 2020/791 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/490
Karar No
2020/791
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/277 KARAR NO: 2024/302 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30.11.2020 NUMARASI: 2017/490 E. - 2020/791 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinde sigortalı ... ait servis kutu ve borularının davalılar tarafından hasara uğratıldığını ve bu sebeple sigortalı ... 23.09.2016 tarihinde 10.078,00-USD tazminat ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin ödemiş olduğu 10.078,00-USD tazminatın davalılardan rücuen tahsili için sigortalı emtianın hasara uğramasından sorumlu olan davalılara rücu talebi gönderilmişse de, davalıların rücu mektubuna olumsuz cevap vermiş olduğunu ve borcun ödenmediğini iddia ederek, 10.078,00-USD.'ın fazlaya dair talep haklarının saklı kalması kaydıyla, 23.09.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek (devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş) faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, tazminat talebinin zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağından, iş bu davanın süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, yapılan tetkikler sonucunda 04.06.2016 tarihinde "... Mah. .... Sokak No... Sultangazi - İSTANBUL" adresinde, "2015 Yılı İSKİ Sultangazi Sube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Atıksu ve Icmesuvu Hatlarında Yapım Bakım ve Onarım İşi" kapsamında yüklenici firma ... A.S, tarafından "Nokta Kazı" çalışmasının yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili ile yüklenici firma arasında yapılan İhale Sözleşmesinin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25/4 maddesinde; "Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılmaması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de 15 (onbeş) yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan, genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tanzim ettirilir. Ayrıca, haklarında 4735 sayılı Kanunun 27. maddesi hükümleri uygulanır." hükmünün havi olduğunu, kanalizasyon Teknik Şartnamesinin 2.3.5.1 maddesinde; "Yüklenici, tüm yer altı tesislerinin ve kazılara yakın bina, duvar direk vb. bilumum tesislerin emniyeti için bütün tedbirleri kendi sorumluluğu altında almak mecburiyetindedir." hükmünün havi olduğunu, dava konusu hasar olayında, müvekkili adına çalışmayı yürüten yüklenici firma ... A.Ş.'nin sorumluluğu açık olmakla birlikte müvekkili idare'nin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla müvekkil idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, ayrıca; kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği meblağın fahiş olduğunu ve bu meblağa itiraz ettiklerini ve davacının talep ettiği tazminata kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığından idare'nin temerrüdünün söz konusu olmadığını ve ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili savunmasında özetle; müvekkili şirketin, kamu hizmeti gören ...'den aldığı talimat doğrultusunda ...'nin asli hizmet yükümü dahilinde olan alt yapı bakım ve onarım faaliyetini ifa ettiğini, bu görevini ifa ederken de üzerine düşen bütün dikkat ve özeni eksiksizce gösterdiğini, kazı faaliyetinden önce ..., Elektrik Dağıtım ve Gaz Dağıtım şirketi gibi ilgili alanda tesisatı bulunması muhtemel firmalara haber verildiğini ve civarın uygunluğu açısından teyit alınmak suretiyle harekete geçildiğini, olay günü de; bu şekilde teyit alınmış ise de kazı esnasında dava dışı sigortalı ... ait hat olduğunun anlaşıldığını ve kazının hemen durdurulduğunu, ... birimine tekrar haber verildiğini ve gelen .... ekibine malzeme ile işçilik desteği verilerek, mahallinde ve sıcağı sıcağına her türlü kolaylığın sağlanmış olduğunu, söz konusu hasarın müvekkilin de desteği ile çok kısa sürede onarılmış olmasına rağmen, Hasar Onarım Giderleri Belgesinin sonradan ihdas edilerek müvekkili çalışanlarının yokluğunda doldurulduğunu içeriğinin, meblağlarının belirlenmesi usulünün de izaha ve ispata muhtaç, mesnetsiz bir belge olduğunu, ... Boğaziçi Bölge Müdürlüğü Hasar Onarım Giderleri Belgesi'nde açma kapama bedeli altında bir bedelin müvekkilden istenmekte ise de, bu durumun hakkaniyetle bağdaşmadığını ve müvekkilinin hiçbir şekilde kusuru olmamasına ve üzerine düşeni ifa ederek gerekli kurumlara bilgiler verilmesine rağmen gerçekleşen bir hasar olması sebebiyle, açma kapama bedeli vb. adlar altında müvekkilinden bedel talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 24.01.2015 Tarihli 29246 sayılı Resmi Gazete'de yer alan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 1. maddesine göre; "Bu yönetmeliğin amacı, abonelik sözleşmelerine ilişkin usul ve esaslarını düzenlemektir." emredici ifadesiyle yönetmeliğin ne amaçla düzenlenmiş olduğunu ifade ettiğini, işte bu şekilde Açma Kapama Bedelinin kimden ne surette istenebileceği ve yönetmelikte ifade edilen şartların oluşması halinde, Açma Kapama Bedelinin muhatabının ancak aboneler olduğunun belli olduğunu, müvekkilinin iyiniyet temelinde basiretli bir tacir olarak hasar onarım bedelini davacı vekilinin hesabına ekteki dekont ile ödemiş olduğunu, bu itibarla da hak ve nefaset kuralları ile Avukatlık Ücret Tarifesi ilgili hükümlerince yargılama neticesinde, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretleri takdir edilirken bu durumun da nazara alınmasını talep ettiklerini, haksız fiilden bahsedebilmek için zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, ayrıca zarar ile bu zarar ve kusur arasındaki net illiyet bağının da ispat edilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin rücuen alacak tazminine ilişkin iddiasını yabancı para bedeli üzerinden ve yabancı paraya uygulanmasını istediği avans faizi üzerinden talep edemeyeceğini, alacak talebinin haklı olduğunun bir an için farz edildiğinde dahi, bu talebin ticari bir ilişkiye değil, haksız fiil isnadına dayandırıldığını, en fazla yasal faiz talep edilebileceğini ve davacının faiz türüne itiraz ettiklerini, dava dilekçesinde davacı vekilince rücu mektubu gönderildiğinden bahsedilmekte ise de müvekkili şirkete böyle bir mektubun gönderilmemiş olduğunu, davacının ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir belgenin de dava dosyasında mevcut olmadığını, hasar Onarım Giderleri Belgesi adı altındaki doküman incelendiğinde, içeriğinde bahsi geçen Malzeme, işçilik, Vasıta ve Gaz Giderleri kalemlerinin 27.04.2016 tarihine göre mi, yoksa 06.04.2016 tarihine göre mi tespit edildiği hususunun açıklanması gerektiğini, ayrıca aynı belgede Sayaç Açma Kapama Bedeli adı altında 27.804,00 TL.'nın belirtildiğini, ancak söz konusu bedelin hesaplanmasına ve işletme zararına ilişkin herhangi bir belge ve bilginin dosyada bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 2.Bölüm Acil Durumda Doğalgaz Kesintisi başlıklı 63.maddesine göre; Dağıtım şirketi; sadece, doğal gaz kaçağı, güvenliğin ciddi bir risk altında olması ile doğal gazın kalitesi, basıncı ve diğer özelliklerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğal gazı kesebilir. Yine 2.Bölüm Hizmetin Durdurulması başlıklı 44/e bendinde; 63'üncü maddedeki hallerde, doğal gaz kesilerek hizmet durdurulur ve bu hususlar müşteri sözleşmesinde belirtilir. Birinci fıkranın (c) ve (e) bentleri hariç, doğal gaz hizmet kesintileri mesai saatleri içinde ve resmi tatil günleri dışında yapılır. Konut müşterileri için Cuma günleri ve resmi tatillerin başladığı günden önceki gün kesinti yapılamaz. Ayrıca yukarıda belirtilen hizmet kesintileri ile ilgili olarak gönderilecek ihbarname açık ve kolay anlaşılabilir bir şekilde düzenlenir, içeriğinde hizmet durdurma tarihi ve gerekçesi ile bu konuda daha fazla bilgi alınabilmesi için dağıtım şirketinin telefon numaraları yer alır. Ancak aynı Yönetmeliğin Müşteriye Yeniden Doğalgaz Verilmesi başlıklı 45.maddesine göre ise; Doğal gazı kesilen müşterinin, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve dağıtım şirketine başvurusu üzerine, 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri hariç müşteriye en geç 24 saat içinde yeniden doğal gaz verilir. 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentlerinde tanımlanan durumlarda ise, bu süre söz konusu durumun ortadan kalkmasından itibaren başlar. Ancak, gerekiyorsa iç tesisatın kontrol ve testlerine ilişkin işlemler bu süre içinde yeniden yapılır. Doğal gazı 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (e), (h) ve (ı) bentleri hariç diğer hükümlerine göre kesilen müşteriden, ilgili yıl için Kurul tarafından belirlenen sayaç açma kapama bedeli alınır. Buna göre; can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğalgazın kesilmesi sonucunda yeniden doğalgaz verilmesi halinde doğalgazı kesilen müşteriden sayaç açma kapama bedeli alınmayacağı sonucuna varılmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11424 - 2019/8200 E.K. Sayılı kararı )Bu açıklamalardan sonra eldeki dosya açısından durum değerlendirildiğinde, davacı vekilinin 07/09/2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin 6. Sayfasında doğalgazın ana vanadan kapatıldığını beyan etmesi karşısında ( aleyhe beyanın ispatı gerekmediğinden ) bu hususa dair inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.Dosyaya sunulan Hasar Onarım Giderleri belgesindeki toplam miktardan açma/kapama bedelinin tenzili halinde kalan 693,57 TL'lik tutarın da davadan önce davalı şirket tarafından davacıya ödendiği sabit olmakla davanın reddine dair ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, soyut ve sübjektif verilere dayanılarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin ret gerekçesinde göz önünde bulunduğu hukuki gerekçenin somut olaya uygulanamayacağını, somut olayda sayaç açma, kapama bedelinin müşterilerden talep edilmesinin söz konusu olmadığını, haksız fiili gerçekleştirerek müvekkili şirketin sigortalısını zarara uğratan davalılar aleyhine rücu davasının ikame edildiğini, dosya içerisindeki delillerin göz ardı edilerek karar verildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı İgdaş'a yapılan ödemenin USD cinsinden olup halefiyet ilkesi uyarınca davalılardan talep edilen sigorta tazminat bedelininde USD cinsinden ödenmesinin gerektiğini, hasar olayları sonucunda gaz arzının durması sonucu oluşan aksaklıklar sebebiyle yapılacak gaz açma-kapama bedellerinin iş bu sigorta teminatına dahil olduğunu, gaz açma kapama bedellerinin açıkça poliçe teminatı kapsamında olduğunun görüleceği, dolayısıyla müvekkili sigorta şirketi tarafından teminat kapsamında olan gaz açma-kapama bedelleri yönünden sigortalısına ödeme yapıldığını, somut olayda doğalgaz taşıyan boru hattında meydana gelen hasar sebebiyle yangın çıkmaması ve çevredeki insanların can ve mal güvenliğinin tehlikeye atılmaması amacıyla ana vanadan gaz kapatıldığını, bunun sonucu olarak da 1986 adet abonenin gazının kesildiğini, abonelerin gazının kesilmesi ile davalıların sebep olduğu fiil arasında illiyet bağının mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, Ticari Paket Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, dava dışı .... AŞ ile davacı sigorta şirketi arasında, sigorta başlangıç tarihi 01.02.2016, bitiş tarihi 01.02.2017 olan ticari paket sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu, sigorta poliçesinde döviz ödeme klozunun yer aldığı, 06.04.2016 tarihinde ... tarafından hasar tespit tutanağının düzenlendiği, tutanakta ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokakta kazı çalışması sonucunda Pe63'lük hatlarına zarar verildiği, gaz çıkışının mevcut 6021 ve 6026 nolu vanaların kapatıldığı, hasara neden olan firma olarak Kentsel Tasarım firmasının gösterildiği, İğdaş tarafından Boğaziçi Bölge Müdürlüğünün hasar onarım giderleri belgesinin düzenlendiği, 27.04.2016 tarihli belgede sayaç açma-kapama bedeli olarak toplam 28.497,57 TL bedelin tespit edildiği, davacı şirket tarafından sigortalısına 23.09.2016 tarihinde 10.078,00 USD hasar tazminatının ödendiği, ödeme sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından davalılardan ... Ltd Şirketine 19.12.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede servis kutu ve borularına verilen hasar neticesi olarak sigortalıya 10.078,00 USD hasar tazminatının ödendiği belirtilerek bedelin 10 gün içinde hesaba ödenmesinin aksi halde dava açılacağının belirtildiği ve iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf delilleri dosyaya celp ve ibra edildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ... tarafından 26.07.2018 tarihli cevabı yazıda, hasar onarım giderleri belgesinin nasıl hesaplandığı konusunda bilgi, belge talep edildiği, hasar onarım gider belgesinde, alt yapı hatlarına verilen hasarın onarımı için kullanılan malzeme, personel, ekipman gaz giderleri ve EPDK'nın 24.12.2009 tarihli kurul kararı gereğince gaz açma bedeli alınarak hasar maliyeti oluşturulduğunun belirtildiği, buna ilişkin olarak bilgi ve belgelerin ibraz edildiği, hasar giderleri belgesinde gaz verilmeyen abone sayısının 1986, işletmeye alma bedelinin 14 TL toplam 28.497,57 TL olarak gösterilmiş olduğu tespit edilmiştir. 07.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 04.06.2016 tarihinde “... Mah. .... Sokak No... Sultangazi/ İstanbul” adresinde muhtarlık önünde; davalı yüklenici ... A.Ş. çalışanı diğer davalı ... 'ın iş makinesi ile İSKİ isale hattında (temiz su bağlantısı) çalışması sırasında Q 63'lük polietilen hatta hasara sebebiyet verdiği, dava dışı ... yetkilileri ... ve ... ile iş makinesi operatörü davalı ... 'ın imzaları ile tanzim edilmiş olan 04.06.2016 tarihli hasar tespit tutanağından açıkça anlaşıldığı, dolayısıyla; dava konusu zarar ve kusur arasında açık bir illiyet bağının mevcut olduğu, bu nedenle de davalı yüklenici ... A.Ş.'nin dava konusu olayın ve zararın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu zarar miktarının ... tarafından, 27.04.2016 tarihli ... Boğaziçi Bölge Müdürlüğü Hasar Onarım Giderleri Belgesinde gösterildiği şekilde 28.497,57 TL olarak hesaplandığı, dava dışı ... ait yer altındaki doğalgaz taşıyan © 63'lük polietilen boru hattında; 04.06.2016 günü iş makinesinin çalışması sırasında “... Mah. .... Sokak No... Sultangazi/ İstanbul” adresinde muhtarlık önünde meydana gelen hasar sonucunda, güvenlik tedbiri ile gaz kaçağının can ve mal emniyetini tehdit etmemesi amacıyla 28. Sokaktaki ana vanadan gaz kapatılmış ve doğal olarak bu sokaktaki 1.986 adet abonenin gazının kesildiği, hattın onarımı sonrasında gazın tekrar açıldığı, ... tarafından yapılan onarımlar sırasında; hasar onarım maliyetleri ve kaçan gaz miktarı belirlenerek, ... bünyesindeki bir komisyon tarafından belirlenmiş olan standart veriler dikkate alınmak suretiyle, tüm maliyetler ... ekipleri tarafından hesaplandığı, dolayısıyla da; bu olay ve hasar nedeniyle, davacı ... A.Ş.'nin talep edebileceği gerçek zarar miktarının, dava dışı sigortalı ...'a ödenmiş olan ve EPDK (Enerji Piyasası Denetleme Kurulu) tarafından yayımlanan kurul kararlarına uygun olarak alınan ve 1.986 adet abone için 14,00 TL birim fiyat üzerinden sayaç açma-kapama bedeli olarak talep edilen 27.804,00 TL dahil toplam 28.497,57 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu zarar ve kusur arasında açık bir illiyet bağının mevcut olduğu, bu nedenle de davalı yüklenici ... A.Ş.'nin dava konusu olayın ve zararın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu bulunduğu, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, sözleşmenin tarafları olan ... ile gaz kullanıcısı abonelerini bağlayıcı nitelikte olduğu, dava konusu somut olay ve meydana gelen zararın ise, herhangi bir kusurları olmaksızın abonelerin iradesi dışında ve davalı yüklenici ... A.Ş. çalışanı diğer davalı ...'ın iş makinesi ile ... isale hattında (temiz su bağlantısı) çalışması sırasında, tamamen bu davalıların kusuru ve sorumluluğu sonucunda meydana gelmiş olduğu, dava konusu zarar talebinden dolayı, davalı ...'nin de işveren sıfatıyla, davalı yüklenici ... A.Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen kusurlu ve sorumlu bulunduğu, dava konusu olay ve hasar nedeniyle; davacı ... A.Ş.'nin talep edebileceği gerçek zarar miktarının, dava dışı sigortalı ...'a ödenmiş olan ve EPDK (Enerji Piyasası Denetleme Kurulu) tarafından yayımlanan kurul kararlarına uygun olarak alınan ve 1.986 adet abone için 14,00 TL birim fiyat üzerinden sayaç açma-kapama bedeli olarak talep edilen 27.804,00 TL dahil toplam 28.497,57 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ispat etmesi açısından; dava konusu 04.06.2016 tarihli kaza ile ilgili olarak, 23.09.2016 tarihinde ... yapılan 10.078,00 USD.'ın ödemeye ait ibraname ve banka dekontunun dava dosyasına ibraz edilmesi gerektiği, davalı ... A.Ş. vekilinin ise 26.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyet temelinde basiretli bir tacir olarak, hasar onarım bedelini davacı vekilinin hesabına ekteki dekont ile ödemiş olduğunu iddia etmekte ise de, cevap dilekçesi ekinde dekontun ibraz edilmemiş olduğu, davacı vekilinin 18.08.2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ise, yapılan ödemenin sadece 693,57 TL olduğunu belirtmiş olduğu, 27.804,00 TL olan sayaç açma-kapama bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, Yangın Sigortası Genel Şartlarının C.10 maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zaman aşımına uğradığı, davacı sigorta şirketinin, TTK.'nun 1472. maddesi gereğince sigortalısına ödeme yaptığı 23.09.2016 tarih itibariyle sigortalısının haklarına halef olduğundan, zamanaşımı süresi 23.09.2018 tarihinde son bulacağından 24.05.2017 tarihinde açılmış olan iş bu davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğu, Hazine Müsteşarlığı'nca onaylanan genel şartlar ve özel şartlar ile özel şart niteliğindeki klozlarında, tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle dava konusu zarar miktarının ... tarafından, 27.04.2016 tarihli ... Boğaziçi Bölge Müdürlüğü Hasar Onarım Giderleri Belgesi'nde hasar bedeli 28.497,57 TL olarak hesaplanmış olduğuna göre, Döviz Ödeme Klozu gereğince hasar anında TL olarak yapılan masrafların ödemesinin de TL olarak yapılması gerektiği, dolayısıyla; dava konusu zarar miktarı ... tarafından 28.497,57 TL olarak hesaplanmış olduğuna göre, Döviz Ödeme Klozu gereğince davacı sigorta şirketinin talep edebileceği gerçek zarar miktarının TL bazında 28.497,57 TL olduğu, ancak davalı tarafından ödenmiş olan 693,57 TL.'nın tenzili ile bakiye 27.804,00 TL.'nın ödenmesi gerektiği, dava konusu zarar miktarı ... tarafından TL bazında hesaplanmış olduğundan, Döviz Ödeme Klozu gereğince davacı sigorta şirketinin talep edebileceği gerçek zarar miktarının da TL bazında ödenmesi gerekeceği ve ödenmesi gereken 27.804 TL tazminat miktarına 23.09.2016 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği belirtilmiştir. 01.07.2020 ek bilirkişi heyet raporunda, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları ayrı ayrı değerlendirilerek sonuç olarak; Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin ” ilişkin 63. maddesinin; “Acil durumda doğal gaz dağıtım şirketi, sadece, doğal gaz kaçağı, güvenliğin ciddi bir risk altında olması ile doğal gazın kalitesi, basıncı ve diğer özelliklerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğal gazı kesebilir." düzenlemesinin mevcut olduğu, dava konusu somut olayda da; doğalgaz taşıyan boru hattında meydana gelen hasar sonucunda, herhangi bir patlama veya yangına sebebiyet vermemek ve gaz kaçağının can ve mal emniyetini tehdit etmesi amacıyla, güvenlik tedbiri ile 28. sokaktaki ana vanadan gazın kapatıldığı ve doğal olarak bu sokaktaki 1.986 adet abonenin gazının kesildiği, hattın onarımı sonrasında gazın tekrar açıldığı, gaz açma-kapama bedellerinin üst sınırı EPDK Doğalgaz Piyasası Kurul Kararı ile tespit edildiği, EPDK Doğalgaz Piyasası Kurul Kararı ile 2016 yılı için alınan açma -kapama bedeli üst sınırı, yalnızca sayaç kaparken uygulanmak üzere 28.-TL olarak tespit edildiği, 27.04.2016 tarihli ... Boğaziçi Bölge Müdürlüğü Hasar Onarım Giderleri Belgesinde ve kök raporda verilen tabloda da, 28 TL /2 © 14,00 TL sayaç kapama bedeli alındığı, dava konusu doğalgaz boru hattına verilen zarar ve hasar ile zararın oluştuğu sokakta; herhangi bir patlama veya yangına sebebiyet vermemek ve gaz kaçağının insanların can ve mal emniyetini tehdit etmemesi amacıyla, doğalgaz boru hattındaki gazın vanadan kapatılarak kesilmesi arasında açıkça bir illiyet bağının mevcut olduğu, bu nedenle de; gaz kapama bedelinin, dava konusu yangın sigorta poliçesinin kapsamında olduğu, kapsam dışında kaldığını iddia etmenin mümkün olmadığı ve buna ilişkin ödemenin bir lütuf ödemesi olmadığı, dolayısıyla davalı yüklenici şirketin bu bedelden de sorumlu tutulması gerektiği, bu açıdan dava dosyasına ibraz edilen emsal bilirkişi raporlarındaki görüşlere ve bu raporlara ilişkin verilen mahkeme kararına katılmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ...'nin taşeronu olarak çalışanı davalı şirket, 06.04.2016 tarihinde Sultangazi/İstanbul adresinde iş makinası ile isale hattında çalışması sırasında sigortalının Q 63'lük polieliten hattına zarar verdiği, davalının doğalgaz borusunun hasar görmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, gaz açma işlemi için fazladan personel çalıştırılmadığı, fazladan araç kullanılmadığı ve fazladan süre harcanmadığı, bu nedenle davalıdan fazla talep edilen gaz açma bedelinin kaza sonucu oluşan maliyet ile ilgili olmadığı gibi sigortalıyı kaza öncesi duruma getirme ile de ilgili olmadığı anlaşıldığından ve özellikle davalı yüklenici şirket tarafından meydana gelen hasar bedelinin ödenmiş olması da dikkate alındığında emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/17225 Esas ve 2014/5697 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/490, K. 2020/791, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-490-e-2020-791-k-f48fa80ca425