Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1075 E. 2020/502 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/1075
Karar No
2020/502
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2125 KARAR NO: 2023/1467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2020 NUMARASI: 2017/1075 Esas - 2020/502 Karar DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı vekili, 31/03/2015 günü yurt genelinde meydana gelen elektrik kesintisinde sigortalısı ... San ve Tic Ltd. Şti'nin iki devreli/iki kompresörlü kompresör makinesinin chiller ünitesinde arıza meydana geldiğini, yine aynı tarihte elektrik kesintisi sırasında kullanılmakta olan jeneratörün pistonlarından birinin kırılması nedeniyle jeneratörün çalışamaz hale geldiğini, hasarlara ilişkin eksper raporunda ise kompresör makinesinin elektriklerde meydana gelen git-gellerden kaynaklı sorun olduğunu, jeneratörün ise uzun süre tam kapasitede çalışması nedeniyle motorunda aşırı zorlama yaşandığına ilişkin görüşe istimalden dava dışı sigortalısına 27/10/2015 tarihinde jeneratör için 34.959,38 TL, 01/12/2015 tarihinde kompresör için 24.876,00 TL ödendiğini, yapılan bu ödemelere istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak istemli olarak 100,00 TL'nin avans faizi ile tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, arızanın kendilerinden kaynaklanmadığını, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına ilişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre aktif olarak işletilen bir dağıtım şebekesinde gerekli önlemler alınsa da elektrik kesintilerinin yaşanabilecek olması sebebiyle, elektrik kesintisinden kaynaklı üretim kaybı, durma kaybı, ticari kayıp, jeneratör giderleri gibi hususlarda herhangi bir tazminat öngörülmediğini, jeneratörün, enerji sarfiyatını karşılayacak kapasitede bulunmadığı için aşın zorlanma meydana geldiğini ve bu zorlanma sırasında dava dışı sigortalının kullanım kusuru nedeniyle kompresörün kontrol panelinde hasarın oluşmasının jeneratöre aşırı yüklenme ile ilgisi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili, özelleştirme ihalesi sonucunda Avrupa Yakası Elektrik Dağıtımı faaliyetini 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca diğer davalı ... A.Ş. devredildiğini, bu tarihten sonra dava konusu üzerinde yetki ve sorumluluk, diğer davalı ... A.Ş.'ye ait olduğunu, olay tarihi 31.03.2015 olduğundan, elektrik dağıtım hizmetinin münhasıran ... tarafından gerçekleştirildiğinden davalı kuruluşun herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davalılar ... ile ... 31/03/2015 tarihli yurt çapında vuku bulan kesintiden ötürü kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, hasarın davacının sigortalısının hatalı jeneratör ve makine tercihinden kaynaklandığı, dolayısıyla uygun illiyet bağının da mevcut olmadığı kanaati ile bu davalılar yönünden esastan reddi gerekmiştir. Her iki raporda da vurgulandığı üzere ayrıca davalı ... vekilinin delil listesi ekinde sunmuş olduğu 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca sigortalının bulunduğu İstanbul ili Avrupa yakasındaki elektrik dağıtım hizmetlerinin diğer davalı ... devredildiği anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türkiye çapında elektrik kesintisi meydana gelmiş, sigortalı şirkete ait jenaretör uzunca saatler tam kapasite ile çalıştırıldığını, ne var ki açılan davada elektrik iletiminden sorumlu davalıların kusurunun olmadığı belirtildiğini, sigortalının jeneratörünün tam kapasiteli olarak saatlerce çalışmasının asıl nedeni yaşanan elektrik kesintisi olduğunu, nitekim bu durum, bilirkişi raporuna ve gerekçeli karara "jenaratörde metal yorgunluğu oluşturur" şeklinde belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalının jeneratöründen kaynaklanan bir arıza meydana gelmiş olsa dahi davalıların kusursuz olduğunun kabulü yerine müterafik kusura hükmedilmesi daha hakkaniyetli olacağını, davalı ... lehine usulden, davalılar ... ve ... lehine ise esastan verilen ret kararı baştan aşağı hukuka aykırı olduğunu, tüm davalıların meydana gelen zararda sorumluluğu bulunduğunu, arz ve izah olunan nedenler ve mahkemece re'sen nazara alınacak hususlar çerçevesinde; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1075 E. 2020/502 K. sayılı 23.09.2020 tarihli kararının tamamen kaldırılarak, yapılacak yeniden değerlendirme neticesinde davamızın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yanlar üzerinde bırakılmasını vekaleten talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı sigorta şirketi vekilince süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı sigorta şirketi ile sigortalı dava dışı ... A.Ş arasında 31/12/2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere makine kırılması sigorta poliçesi tanzim edildiği, dava dışı sigortalıya ait bir adet jeneratör ve bir adet kompresör makinelerinin arızalandığı, davacı tarafça 31/03/2015 tarihinde yurt genelinde meydana gelen uzun süreli elektrik kesintisi nedeniyle meydana geldiği iddia edilerek sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen talep edilmemktedir. Uyuşmazlık dava konusu hasarların hangi nedenden kaynaklandığı noktasındadır.6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmayan hasar ödemeleri nedeniyle sigortalının mesul olanlar hakkındaki dava hakkını veya alacağının sigorta şirketine devir ve temlik etmesi halinde sigorta şirketinin temlik alan sıfatıyla zarar sorumlularına başvuruda bulunmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. (Y11.H.D 11.09.2017 tarih ve 2016/7257 E-2017/4196 K.). Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre zarar gören zararını, zarar görenin kusurunu ve zarar verenin kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağını ispatlamakla yükümlüdür. Davacı sigorta şirketince alınan ekspertiz raporunda; sigortalı işyerinde 06.04 2015 tarihinde ekspertiz çalışması yapıldığı, hasarın 31.03.2015 tarihinde yurt genelinde yaşanan elektrik kesintileri sırasında sigortalıya ait su soğutmalı chiller grubunun kompresörünün hasar görmesi şeklinde meydana geldiği, hasarın kontrol panelinde meydana gelen elektriksel hasarın ani dur/kalk nedeni ile kompresörde fizikset hasara sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleştiği, hasarın elektriksel git-geller sonucu gerçekleşmesinin muhtemel olduğu, hasarın ani ve beklenmedik şekilde gerçekleştiği ve sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Mahkemece önce 11/02/2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış, ekspertiz raporu ile çelişki doğduğu ve davacı vekilinin itirazları üzerine yeni bir heyetten rapor alınarak davanın reddine, karar verilmiştir. 10/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda hasara uğrayan jeneratör ve kompresör üniteleri hususunda jeneratörün şebeke elektriği ile beslenmediği, Jeneratörün dizel motora sahip olduğu ve enerji kesintilerinde devreye girerek sigortalı iş yerinde gereksinim duyulacak enerjinin sağlanabildiği, Jeneratöre şebekeden sadece izleme amaçlı 3 fazdaki enerjinin varlığını gözetlemek fazlardan birinin veya tamamının kesilmesi halinde şebeke elektriğinin transfer panosundaki kontaktör vasıtası ile keserek jeneratörün devreye girmesini sağlamak amaçlı ince kesitli hat çekili olduğu, belirtilmiş, eksper raporu doğrultusunda arızanın jeneratör ve kompresör ünitelerinde meydana geldiği anlaşılmakla jeneratör bünyesindeki arızanın davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere tam yükte uzun süre çalıştırılması veya metal yorgunluğu ile oluşabileceği, hasarın voltaj dalgalanmalarından oluştuğuna ilişkin de hiç bir teknik kanıtın dosyada bulunmadığı bilrtilmiş,kompresör yönünden ise şebekedeki kesinti nedeniyle sigortalı şirket bünyesindeki kompresör enerjiyi jeneratör üzerinden sağlamakta olup oluşan gerilim dalgalanmalarına bağlı (jeneratör kaynaklı) kompresör ünitesinde hasar oluştuğu tespit edilmiştir. Yine 08/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu makine arızalarının oluşumunun elektrik kesintileri ile hiçbir ilgisi olmadığı, Yüksek Gerilim (154kV/380kV) ve Orta Gerilim (36kV) seviyelerinde voltaj dalgalanmasının oluştuğuna ilişkin de hiçbir teknik kanıtın mevcut olmadığı, kaldı ki, dava dışı sigortalı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., elektrik enerjisini C-1 tipi satış trafo merkezinden sağladığından, (36/0,44)kV trafo, teçhizat, koruma sistemleri, alçak gerilim elektrik tesisatı ve elektrik panolarının, uç cihazların ark boynuzu, atlama aralığı, varistor, suppresor, diod gibi olası voltaj dalgalanmalarına karşı koruma cihazlarıyla donatılması, trafo merkezinin ve alçak gerilim tesisatının işletilmesinin kendisine ait olduğunu belirtmiştir. Her iki bilirkişi heyeti de oluşan hasarda davalı şirketlerin herhangi bir kusurunun bulunmadığına yönelik görüş bildirmiş olmakla Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi heyet raporları ile tespit edildiğine göre mahkemece davalı ... ve ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır. Diğer davalı ... yönünden ise, ... ile davalı ... arasında düzenlenen 24/07/2006 tarih işletme devir hakkı sözleşmesinin 7.5 maddesinde, dağıtım faaliyetinin şirket tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...' a ait olduğu düzenlendiğinden, mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup bu konudaki istinaf talebinin reddi gerekmektedir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/1075, K. 2020/502, T. 31.03.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-1075-e-2020-502-k-15b52036aa58