İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/433 E. 2021/151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/433
- Karar No
- 2021/151
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2017/433 KARAR NO : 2021/151 DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/07/2017 KARAR TARİHİ : 24/02/2021
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... nolu ZMMS poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalı, dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı araçta yolculuk ederken meydana gelen kazada müvekkili ...'ın yaralandığını, ... C. Başsavcılığı'nın ... Sor. Sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin birden fazla hastanede tedavi gördüğünü, vücudunun çeşitli bölgelerinde kırık tespit edildiğini, davalı ... şirketine yapılan başvuruda sağlık raporu ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı nedeniyle reddedildiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, ....-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, sürekli sakatlık oranının belirlenmesinde mevzuata uygun şekilde hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, kusur oranının belirlenebilmesi için dosyasın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespitinin ATK Trafik İhtisas Dairesi'nc yapılması gerektiğini, davacının çalışma gücünü yitirmesi sonucunda kalıcı iş göremezlik tazminatının içerisinde değerlendirilemeyeceğini, geçici iş göremezlik teminatının tedavi gideri teminatı içerisinde yer aldığı nedeniyle bu taleplerinin reddettiklerini, tedavi ve bakıcılık giderinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, ZMMS şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesabının müteveffanın bireysel özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, tazminatı hesaplamasında teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını, söz konusu kaza iş kazası olup olmadığının sorulasını, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, davacının kazaya karışan araçta hatır taşımasına binaen mi bulunduğunun tespit edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... tarihli cevabi yazılarında davacıya olay nedeniyle bir ödeme yapılmadığını bildirmiştir. Kazanın meydana geldiği ... tarihinde davacının ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğundan kusur incelemesi yapılmasına gerek duyulmadığı gibi aracın servis minübüsü olması nedeniyle hatır taşımacılığı yapıldığına ilişkin iddiadan başkaca delil de sunulmadığından, davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...İhtisas Kurulunun ... tarihli raporuna göre davacının engellilik oranın % 3, fizyolojik iyileşme (iş göremezlik) süresinin trafik kazası tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. İtirazlar üzerine ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...Üst Kuruludan yeniden görüş istenmiş, kurulun ... tarihli raporu ile davacının engellilik oranın % 3, fizyolojik iyileşme (iş göremezlik) süresinin trafik kazası tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği bildirilerek önceki raporu onaylamıştır. Davacının ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, olay tarihinde 18 yaşında olan davacının lise öğrencisi olduğu, gelirinin olmadığı, ailesi ile birlikte bekar olarak yaşadığı, annesinin ev hanımı, babasının işsiz olduğu, oturdukları evin kendilerine ait olduğu tespit edilmiştir. Yargılama devam ederken ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin ... K. sayılı ve kararıyla; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesindeki ZMSS kapsamındaki tazminatların usul ve esaslarının genel şartlara tabi olacağı yönündeki düzenlemenin Anayasa'nın 5, 13, 17, 35 ve 48. maddelerine aykırı olduğu tespit edilerek iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonraki yasal düzenleme "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." bu şekle gelmiştir. Dosya tazminat bilirkişisine verilmiş, bilirkişi tarafından davacının olay nedeniyle kusursuz olduğu kabul edilerek Anayasa mahkemesinin iptal kararı kararı dikkate seçenekli olarak yapılan hesaplama sonunda; Anayasa Mahkemesinin İptal Kararından ÖNCE; Davacının geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ....-TL olduğu, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ise ....-TL olmak üzere toplam maddi zarar ....-TL olarak hesaplanmıştır. Anayasa Mahkemesinin İptal Kararından SONRA; Davacının geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ....-TL olduğu, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ise ....-TL olmak üzere toplam maddi zarar ....-TL olarak hesaplanmıştır. Görüldüğü üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile sigorta şirketlerinin ödeyeceği tazminat yükü artmış durumdadır. Sigorta şirketleri poliçeleri imzalarken ve prim hesabı yaparken yürürlükteki mevzuata göre davranmaktadırlar. Diğer bir anlatımla ödemeleri gerekebilecek toplam tazminat ve müşteri portföyü üzerinden hesaplama yapılarak bir prim belirlemektedirler. Dava konusu poliçe hazırlanırken Anayasa Mahkemesinin kararı ortada yoktur. Tazminat yüklerinin artık daha fazla olacağını bilen sigorta şirketleri primlerini de ona göre belirleyeceklerdir. Ancak eski poliçelerdeki tahsil edilen pirimleri arttırarak bu aşamada ek pirim istemeleri mümkün değildir. Öyleyse hesaplanan tazminat miktarını da arttırmamak hakkaniyet gereğidir. Her uyuşmazlık, dava tarihindeki koşul ve kurallara göre çözüme kavuşturulur. Dava tarihinde ve olayın dayandığı poliçenin imzalandığı tarihte Anayasa Mahkemesi Kararı yürürlükte değildir. Davalının elinde olmayan sebeplerle üzerindeki tazminat yükünü arttırmak hukuk güvenliği ile bağdaşmaz. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki duruma göre tazminata hükmetmek gerekmiştir. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile "28.10.2019 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalara bir diyeceğimiz yoktur ve rapordaki hesaplamalar doğrultusunda davamızı ... TL geçici ve ... TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam ... TL olarak ıslah ediyoruz." diyerek davasını ıslah ettiğini bildirmiş, talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak arttırmış ve harcını (....-TL) aynı gün yatırmıştır. Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran, ıslah konulu dilekçe vermiş ise de; tazminat miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle dava belirsiz tazminat davası olarak açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda tazminat miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir. Davacı vekili tazminat talebini belirlenebilir hâlı getirdikten sonra bu kez,... tarihli dilekçesi ile tekrar ıslah dilekçesi vermiş, "...Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle .... Dolayısıyla maddi tazminata yönelik talebimizi ... TL geçici iş göremezlik, ... TL de sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam ... olarak ıslah ediyoruz." diyerek teknik anlamda bir ıslah dilekçesi vermiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere davanın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki duruma göre tazminata hükmetmek ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın KISMEN KABULÜNE, Dava tarihi olan ... tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte geçici iş gücü kaybı, ....-TL, sürekli iş gücü kaybı ....-TL olmak üzere toplam ....-TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL ve ıslah harcı olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ....-TL, tebligat gideri ....-TL, müzekkere gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ....-TL, adli tıp gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ....-TL'nin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.24/02/2021
KATİP ... (E-imzalıdır)
HAKİM ... (E-imzalıdır)