İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/66 E. 2024/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/66
- Karar No
- 2024/931
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/66 Esas KARAR NO : 2024/931 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 23/07/2018 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu şirketin kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, daha önce şahıs şirketi olarak faaliyette iken tanıştığı dava dışı ... isimli şahısla 8 yıllık süre gelen alışveriş ve arkadaşlık ilişkisi nedeniyle adı geçen kişiye karşı güven kazandığını, bir sohbet esnasında davacınin sahip olduğu ancak tapusunu alamadığı ...'daki devre mülkleri nedeniyle ... bu işi çözebilecek çevresi olduğunu beyan ederek davalının telefon numarasını kısa mesaj ile gönderdiğini, davalı ile görüşüldüğünü, işlemlerin resmi şekilde yapılması ve bu hususta vekaletname verilmesi gerektiğinin dile getirildiğini, davalı adına vekaletname çıkartıldığını, daha sonra devre mülklerin mülkleri sattığını, paraların hesabına yatırılması amacıyla protokol ve form düzenlenmesi gerektiğini beyan ederek 5 adet A4 kağıda 914.000, 266.000 TL, 90.000 TL ve 5.710 TL olmak üzere ad soyad adres TC kimlik numarası gibi bilgileri el yazısı ile doldurtarak imzalattığını, davacının söz konusu 12 adet ... ve 17 adet ...'da bulunan devre mülklerinin satıldığını düşünerek bunları imzaladığını, daha sonra söz konusu yazılı kağıtların başına ''Bono'' devamında el yazısına hiza gelen kısımlara '' tanzim tarihi'', ''tanzim yeri'', ''ödeme tarihi'','' bedeli'', ''yazı ile bedeli'' ve imza ile bunların arasında boş kalan kısma ise bono metninin bilgisayar marifeti ve kendi el yazısı ile kendi adına doldurarak icraya işleme koyduğunu, davacınin ... sayılı icra emirlerinin kendisine tebliği ile dolandırıldığını anladığını ve aynı zamanda ...'na şikayette bulunduğunu, söz konusu sahte bonolarda paranın nakden alındığı beyan edilmiş ise de ne davacının ne de davalının böyle bir parasının olmadığını, kaldı ki davalının aynı nitelikteki suçlamalarla otuzun üzerinde dosyasının bulunduğunu belirterek davacının ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmiş, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olup, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini savunmuştur. Dava, icra takibine konu bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizin 18/03/2021 tarihli ...sayılı ilamı ile; davanın reddine karar verilmiş, ... sayılı ilamı ile "Davacı ... ... soruşturma dosyasına vermiş olduğu 19.05.2018 tarihli şikayet dilekçesinde kuyumculuk yaptığını, yaklaşık 2 ay önce arkadaş olan ...'ın yanında ... ve ... ile birlikte iş yerine uğradıklarını ara ara kendisinden altın alıp sattığına bu şekilde Güven tesis ettiğini davalının daha sonra güvene istinaden ...'da bulunan 17 devremülkü ile ...'da bulunan devremülklerini satması için ...'e verdiği 26.04.2018 tarihli vekaletname olduğunu, yaklaşık 2 hafta sonra iş yerine gelen ...'ın satış işlemlerini gerçekleştirdiğini bunun için protokol yapılması gerektiğini söyleyerek 5 adet A 4 kağıdına, boş kağıda imza atmasını söylediğini kendisinin de bunları imzalayarak verdiğini tam tarih hatırlamamakla birlikte eş zamanlı olarak yöneticisi olduğu binanın tadilat işlerini yapması için ... ile yönetici sıfatıyla yazılı sözleşme yaptığını işi yapmamasına rağmen noterden ihtar çekerek 128.000,00 TL talepte bulunduğunu yine bu dönemde ...'dan ... araç getirebileceğini uygun fiyata getirebileceğini ve elinde de 80.000 kilometrede uygun araç olduğunu söyleyince kendisine 75 bin TL ödediğini bu paranın bir kısmını banka havalesi ile bir kısmını elden verdiğini, elden ödeme sırasında ... ve ... isimli arkadaşlarının olduğunu, işleri yapmadığı gibi imza attığı boş A4 kağıtlarını doldurmak suretiyle ... hakkında icra takibi başlattığını evine haciz gelmesiyle öğrendiğini bildirerek şikayetçi olduğunu belirtmiştir. ... tarafından belirtilen soruşturmada alınan 27.05.2019 tarihli adli belge inceleme uzmanı raporunda 14.02.2018 tanzim 27.03.2018 vadeli 914.000,00TL tutarlı, 14.02.2018 tanzim 29.03.2018 ödeme tarihli 266.000,00 TL, 01.03.2018 tarih 14.03.2018 vadeli 5710,00 TL, 02.02.2018 tanzim tarih 13.03.2018 vade tarihli 80 bin TL ve 02.02.2018 keşide tarihle 08.03.2018 vadeli 90 bin TL bonolar üzerinde ... adına atıldığı imzaların onun elinden çıktığı belirtilmiştir. Mahkeme dolandırıcılıktan açılan davanın beklenmesine gerek olmadığına karar verilerek davanın reddine karar verilmişse de; ... E sayılı dosyasında davacı iddialarının ileri sürüldüğü ve davalı hakkında dolandırıcılık iddiası ile davanın devam ettiği anlaşıldığından mahkemece bu dava beklenilerek sonucuna göre eldeki davaya konu iddialar hakkında bir karar verilmesi gereklidir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dava bu kez mahkememizin ...Esas sayısına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu ... E sayılı icra takip dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderilen belge örneklerinin incelenmesinde; davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 436.000,00 TL asıl alacak, 6.553,63 TL işlemiş faiz, 1.308,00 TL komisyon olmak üzere toplam 443.861,60 TL alacağının tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takibinin dayanağı bonoların keşidecisinin ... lehdarının ..., 02/02/2018 tanzim, 08/03/2018, 13/03/2018 ve 29/03/2018 vade tarihli 90.000,00, 80.000,00 ve 266.000,00 TL'lik bonoları olduğu görülmüştür. ... sayılı ilamı doğrultusunda ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; 29/12/2021 tarihinde eldeki davanın tarafı olmayan sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de CMK 223/2-a,e md gereğince her iki sanığın ayrı ayrı beraatine karar verildiği, kararın istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde 05/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; 02/12/2019 tarihininde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara müşteki ... tarafından 19/12/2019 havale tarihli dilekçesi ile itiraz edilmesi üzerine ... D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, her ne kadar davacı vekili tekrar itiraz ettiklerini bildirmiş ise de bu yönde yazılan müzekkere cevabında soruşturma dosyasında başkaca bir itiraz dilekçesinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Davacı ... soruşturma dosyasına vermiş olduğu 19.05.2018 tarihli şikayet dilekçesinde kuyumculuk yaptığını, yaklaşık 2 ay önce arkadaş olan ...'ın yanında ... ve ... ile birlikte iş yerine uğradıklarını ara ara kendisinden altın alıp sattığına bu şekilde Güven tesis ettiğini davalının daha sonra güvene istinaden ...'da bulunan 17 devremülkü ile ...'da bulunan devremülklerini satması için ...'e verdiği 26.04.2018 tarihli vekaletname olduğunu, yaklaşık 2 hafta sonra iş yerine gelen ...'ın satış işlemlerini gerçekleştirdiğini bunun için protokol yapılması gerektiğini söyleyerek 5 adet A 4 kağıdına, boş kağıda imza atmasını söylediğini kendisinin de bunları imzalayarak verdiğini tam tarih hatırlamamakla birlikte eş zamanlı olarak yöneticisi olduğu binanın tadilat işlerini yapması için ... ile yönetici sıfatıyla yazılı sözleşme yaptığını işi yapmamasına rağmen noterden ihtar çekerek 128.000,00 TL talepte bulunduğunu yine bu dönemde ... araç getirebileceğini uygun fiyata getirebileceğini ve elinde de 80.000 kilometrede uygun araç olduğunu söyleyince kendisine 75 bin TL ödediğini bu paranın bir kısmını banka havalesi ile bir kısmını elden verdiğini, elden ödeme sırasında ... ve ... isimli arkadaşlarının olduğunu, işleri yapmadığı gibi imza attığı boş A4 kağıtlarını doldurmak suretiyle ... hakkında icra takibi başlattığını evine haciz gelmesiyle öğrendiğini bildirerek şikayetçi olduğu, ...'nın 02.12.2019 tarihinde ... sayılı Soruşturma dosyasında resmi belgede sahtecilik iddiasıyla 5 adet A4 kağıdı imzalatıldığı, açığa imzanın kötüye kullanıldığına ilişkin davacı ... tarafından davalı hakkında yapılan suç duyurusuna ilişkin kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen 02/12/2019 tarihli karara karşı Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itirazın ... D.İş sayılı ve 13/02/2020 tarihli kararla reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği, soruşturma konusu dolandırıcılıkla ilgili ... E sayılı dosyasında eldeki davanın tarafı olmayan sanıklar ... ve ... hakkında dava açıldığı, bu ceza davasında CMK 223/2-a,e md gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde kesinleştiği, ... tarafından soruşturma aşamasında alınan 27.05.2019 tarihli adli belge inceleme uzmanı raporunda 14.02.2018 tanzim 27.03.2018 vadeli 914.000,00TL tutarlı, 14.02.2018 tanzim 29.03.2018 ödeme tarihli 266.000,00 TL, 01.03.2018 tarih 14.03.2018 vadeli 5710,00 TL, 02.02.2018 tanzim tarih 13.03.2018 vade tarihli 80 bin TL ve 02.02.2018 keşide tarihle 08.03.2018 vadeli 90 bin TL bonolar üzerinde ... adına atıldığı imzaların onun elinden çıktığının belirtildiği anlaşılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde '' ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir'' hükmüne yer verilmiş, 201. maddesinde de Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacı 5 adet A4 kağıdına attığı imzanın aleyhine doldurulup icra takibine konu edilmek suretiyle borçlandırıldığını iddia etmektedir. Açığa imza atılmak suretiyle tanzim olunan senetlerin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu iddiası usulen ve yasal delillerle kanıtlanmadığı takdirde senetler hukuken geçerlidir. İmzalı boş kağıdı karşı tarafa verenin, kağıt üzerine kendisini zararlandırıcı nitelikte eklemeler yapabileceğini öngörmesi gerekmektedir. Bu nedenle doğacak zararları başlangıçta kabul edilmiş sayılır. Davacının dayandığı senetlerin içeriğinin davalının, aleyhine doldurulduğu iddiası, az yukarıda açıklandığı şekilde yazılı bir belge ile kanıtlanamadığı gibi ... yapılan bu yöndeki şikayet hakkında da takipsizlik kararı verilmiş ve yapılan itiraz üzerine de karar kesinleşmiştir. Her ne kadar davacı vekili yeniden itirazda bulunulduğunu ileri sürmüş ise de bu yönde yazılan müzekkere cevabında soruşturma dosyasında başkaca bir itiraz dilekçesinin bulunmadığı bildirilmiştir. Öte yandan ... sayılı ilamı uyarınca bahse konu senetler yoluyla dolandırıcılık suçu yönünden eldeki davanın tarafı olmayan sanıklar ... ve ... hakkında açılan ceza davasında da sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ve ilam istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu açıklamalar karşısında, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 7.580,05 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 7.152,45 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, usuli kazanılmış hak gözetilerek, 39.243,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza