İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/673 E. 2024/96 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/673
- Karar No
- 2024/96
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/673 Esas - 2024/96 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/673 Esas KARAR NO : 2024/96 BAŞKAN :.... ÜYE : ... ÜYE :... KATİP :... DAVACI : ... DAVACI VEKİLİ : AV. ... DAVALI : ...,.... DAVA : Şirketin ihyası DAVA TARİHİ : 18/10/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu ... Şirketi ile ... ve ... İnş. Ltd. Şti arasında .... Mahkemesinde yapım işlerinden kaynaklı olan alacak davası devam ederken ... Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, ... E sayılı dosyasından 06/07/2023 tarihli ara karar ile taraflarına ihya davası açmak üzere yetki verildiğini beyanla ... Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde ; Müdürlüğün ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin Müdürlüklerine bildirilen son adresine çıkarılan tebligatın taşınma nedeniyle iade olunduğunu, ihtarın ayrıca 07/10/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilanın Tebligat Kanunu uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından hukuka uygun uygun olduğunu, terkin tarihinde şirketin derdest davalılarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, dava tarihi itibariyle Geçici 7. maddenin 15. fıkrası ile öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak davanın süre yönünden reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada ..... yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Dava; 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca .... re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. .... Esas sayılı dava dosyasının uyap portalından gönderilen belge örneklerinin incelenmesinde; davacı-karşı davalı ...Şirketi tarafından davalı-karşı davacılar .... İth. İhr. İnş. Taah. Ve Müh. Ltd. Şti aleyhine alacak istemli dava açıldığı, yargılama aşamasında mahkemece sicilden terkin edilen ...'nin ihyası için 06/07/2023 tarihli celse ara kararı ile süre verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup, anonim ve limited şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilideki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir. Mahkememizce, davalı ... müzekkere yazılarak ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca hangi sebeple münfesih olduğu veya sayılması gerektiğine ilişkin şirkete ya da temsilcilerine yapılan ihtar ve tebliğe ilişkin belgelerin çıkartılarak gönderilmesinin istendiği, ... gönderilen cevabi yazı ve ekindeki belgelerde, tebligatın 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a fıkrası gereğince şirket adresine çıkartıldığı, çıkartılan tebligatın 'Taşınmış'' gerekçesiyle iade edildiği, şirket temsilcisine herhangi bir ihtar gönderilmediği, infisah sebebi olarak ''5174 Sayılı Kanuna göre Odaca Kaydı Silinenler'' olarak belirtildiği, 23/01/2014 tarihinde şirketin re'sen sicilden terkin edildiği bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinin 15. bendine göre, "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü yer almakta ise de; gerçekleşen somut olayda, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinin 1-4.a ve 11.bentleri uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, buna göre dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, 5174 Sayılı .... 10/3.maddesinde; Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir. 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı ... 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; "01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu madde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus) bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve .... karar sayılı kararında; "...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Davalı .... ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır. 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23/01/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 23/09/2022 tarihinde açılmıştır. Her ne kadar davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı ...'nün TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ile ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olup terkin işleminin hukuka uygun olmaması nedeni ile şirketin .... Esas sayılı dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar vermek gerekmiş, tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmamış, davacı vekilinin 08/02/2024 tarihli celsedeki davalı taraftan yargılama gideri talebinde bulunmadığına ilişkin beyanı gözetilerek davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, .... sicil nosunda kayıtlı iken terkin olunan "... Şirketi"nin .... Esas sayılı dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Karar kesinleştiğinde kararın bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/02/2024 Başkan .... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye .... e-imzalı Katip ... e-imzalı