İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/590 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/590
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/590 Esas KARAR NO : 2026/50 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari alım- satım sürecinin 28/11/2023-17/04/2024 tarihleri arasında gerçekleştiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, toplamda 1.358.922.50 TL'lik mal satışı yapıldığını, düzenlenen faturalar ve sevk irsaliyeleri ile bu durumun sabit olduğunu, davalı şirket tarafından 1.245.310.50 TL ödeme yapıldığını, ancak bakiye 113.612,00 TL'nin ödenmediğini, bakiye fatura alacağına istinaden davalı aleyhine 113.612,00 TL'nin tahsili amacıyla ...1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/28549 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerinde takibin durduğunu, davalının tüm faturaları teslim aldığını ve süresi içerisinde faturalara yönelik bir itirazı olmadığını belirterek; davalı şirket tarafından yapılan ...1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/28549 Esas sayılı takip dosyasına karşı itirazlarının iptali ile 113.612,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi yönünden takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazlarından dolayı %20 'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ...1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/28549 E.sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, 2023-2024 dönemine ilişkin 24 adet faturadan kaynaklı toplam 175.612,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe konu borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. 11/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket ticari defterlerinin TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davalı ticari defterlerinin iletişime geçilmesine rağmen ibrazı yönünden rapor düzenleme tarihine kadar bir bildirim olmaması nedeniyle tarafınca sadece davacı tarafın ticari defterleri yönünden inceleme yapılarak, uyuşmazlık konusunda tespit ve değerlendirmelerin yapıldığı, taraflar arasında, hizmet satımı-alımı yönünden, aralarında yapılmış yazılı ve sözlü anlaşma ile taraflar sözlü sözleşmeler kapsamında aralarında ticari alışveriş kapsamında davacının davalıya mal satımı gerçekleştirildiği ve davalının da davacı adına fatura düzenlediği ve düzenlenen/alınan faturaların davacı ticari defterlerde kayıt altına alındığı, düzenlenen faturalar içeriği malların davalı tarafından fiilen alınmadığı ve davacı tarafın davalının düzenlediği 1 adet fatura yönünden, davacı/davalı taraf itiraz ve aksi görüş bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalının davacıdan, 20.03.2024 tarihi itibariyle; 1.604.035-1.254.666,04 =349.368,96 TL alacaklı olduğu, ayrıca, davalının 2023 yılında 1 adet davacı adına düzenlediği 1.745.280,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı, davacının ödemesi bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olmadığının davacı ticari defterleri kayıtlarından belirlenmiş olup, aksine davalının davacıdan 2.094.648,96 TL alacaklı durumda olduğu görüldüğü, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı hususlarının belirlendiği görülmüştür. 15/07/2025 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle; davacının davalı adına mal satışı olarak düzenlediği, 24 adet faturadan, davalı tarafından ödenmeyip kalan 175.612,00 TL tutar alacağın tahsiline karşı takibe girilmesi ve itiraz üzerine takibin durması üzerine iş bu mahkemede açılan itirazın iptali davası olduğu, davalının mal satışına ait düzenlenmiş ve icra takibine konu yapılan 24 adet fatura karşılığı davacı adına yapmış olduğu ödemelerin 120 hesapta muhasebeleştirilmesi sonucunda; yapılan ödeme tutarının kök raporda da yer aldığı şekliye 20.03.2024 tarihi borç tutarı 1.254.666,04 TL karşılığı yapılan ödeme 1.604.035,00 TL sonrası; 1.254.666,04-1604.035 = 349.368,96 TL davacının davalıya davacı ticari defterlerine göre borçlu olduğu, davacının, itiraz ettiği ve 29.12.2023 tarihli faturadan kaynaklı itiraz konuları yönünden, dava dosyası ve tarafların ticari defterleri yönünden tarafınca somut olarak başkaca bir tespit imkanı olmadığının bildirildiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile, davacı taraf ticari defterlerine göre, davacı tarafça 2023 yılı için 10 adet faturanın kesildiği, 10 adet fatura toplamının 354.718,04 TL olduğu, davalının 2023 yılında ödemesinin ise 172.587,00 TL olduğu, buna göre davacının ( 354.718,04-172.587,00=) 182.131,04 TL alacağının 2024 yılına devrettiği, 2024 yılında davacının davalı adına 1.072.535,00 TL tutarında 15 adet fatura düzenlediği, bu suretle davacının toplam (182.131,044+1072.535,00 =) 1.254.666,04 TL alacağına karşılık, davalının 2024 yılında 1.604.035,00 TL ödeme yaptığı, bu suretle, davalının (1.604.035-1.254.666,04=) 349.368,96 TL alacaklı durumda olduğu, ayrıca, davalının 2023 yılında 1 adet davacı adına düzenlediği 1.745.280,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı, davacının ödemesi bulunmadığı, bu duruma göre de; davalının davacıdan (349.368,96+1.745.280,00=) 2.094.648,96 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, 1.745.280,00 TL'lik faturanın mal karşılığı düzenlenmediğini, davalının nakit sıkıntısı içerisinde olması ve çeke ihtiyaç duymasından dolayı müvekkili şirket tarafından verilen çeklere istinaden iş bu faturanın kesildiğini, davalının, verilen çekleri faktoring şirketine kırdırarak,karşılığında müvekkiline 6 adet çek verdiğini ileri sürmüş ve dilekçe ekinde davacı şirket kaşe ve imzasını ihtiva eden alacağın temliki başlıklı belgeler ile davalının keşide ettiği çek suretlerini sunduğu görülmüştür. Usulüne uygun olarak düzenlenmiş davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davalının takibe konu faturalar karşılığında bakiye borcunun bulunmadığı, aksine davalının alacaklı konumda olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf, rapora itiraz dilekçesi ile, 1.745.280,00 TL'lik faturanın mal karşılığı olmadığını ileri sürmüş ise de, ekte sunulan ve sadece davacının kaşe ve imzasını ihtiva eden belgeler ve davalının keşide ettiği illetten mücerret olan çek suretleri ile bahse konu iddianın ispatı için yeterli olmadığı dikkate alınarak, son olarak davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmıştır. Davacı taraf, 13/11/2025 tarihli dilekçesi ile yemin metni sunarak, "...1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/28549 Esas sayılı takip dosyasına konu faturalardan kaynaklı 113.612,00 TL tutarında borcu olup olmadığı, dosyada mevcut, borçlusu davalı şirket, alacaklısı davacı şirket olan alacağın temliki sözleşmelerine konu borcun devam edip etmediği, temlik sözleşmelerinden kaynaklı borcun olup olmadığı" konusunda, yemin teklifinde bulunmuş olup, davalı şirket yetkilisi adına, HMK'unun 228. maddesinde belirtilen ihtarı içerir şekilde yemin davetiyesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ancak davalı şirket yetkilisi belirlenen gün ve saatte duruşmaya katılmamıştır. HMK'unun 229.maddesi; "Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. Diğer taraftan, yemin; HMK'unun 225.maddesinde kesin deliller arasında sayılmıştır. Bununla birlikte, yemin delili, davanın taraflarınca delil olarak dayanılsa bile hemen ileri sürülmemekte, diğer delillerle ispat edilememesi ve hakim tarafından da bunun ifade edilmesi ve hatırlatılması halinde delil olarak dayanılmaktadır. Yemin kesin delillerden olmakla birlikte, yüksek riski nedeniyle, diğer delillerle ispat edilememesi halinde, ikame delil ve yedek ispat vasıtası niteliğinde bir delil türüdür. Daha başlangıçta, tarafın yemin ile maddi vakıaları ispat edeceğini söylemesi halinde, mahkeme hakiminin, tanık, keşif, bilirkişi vs. takdiri delil yerine, kesin delil türü olan yemin deliline başvurması riski doğacağı gibi, taraflar yönünden de savunma hakkının kısıtlanması mahiyetine bürünecektir. Diğer delillerle esasa girilmesinden sonra; hangi maddi vakıa için yemin deliline sıra geldiğini, diğer delilleri değerlendiren hakim saptayacak, taraflara bu saptadığı konularda yemin teklif edip etmeyeceklerini soracaktır. Somut dosyada, kesin delil niteliğindeki davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtları ile, davalının takibe konu faturalardan kaynaklı bakiye borcunun bulunmadığı ispatlanmıştır. Kesin delil ile ispat edilmiş olması nedeniyle, 2023-2024 dönemi takibe konu fatura alacağı yönünden, yemin deliline gidilemeyeceği ancak, davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu çek suretleri ve alacağın temliki başlıklı belgeler yönünden, davacının yemin deliline başvurabileceği ve yemin konusu edebileceği kanaatine varılmıştır. Davacının yemin teklifine karşılık davalı tarafın geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya katılmaması nedeniyle, davacının "1.745.280,00 TL'lik faturanın mal karşılığı düzenlenmediğini, davalının nakit sıkıntısı içerisinde olması ve çeke ihtiyaç duymasından dolayı müvekkili şirket tarafından verilen çeklere istinaden iş bu faturanın kesildiğini, davalının, verilen çekleri faktoring şirketine kırdırarak,karşılığında müvekkiline 6 adet çek verdiği" yönündeki yemin konusu edilen vakıaları ikrar etmiş sayıldığı kabul edilmiş olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere, 1.745.280,00 TL'lik fatura hesaba katılmasa dahi, davacı ticari defterlerine göre, takibe konu edilen 2023-2024 yıllarına ait diğer faturalar yönünden de davalının borcunun bulunmadığı, aksine 349.368,96 TL tutarında davalının alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş olup, davacı yanın kötüniyetli olarak takip başlattığı ve bu nedenle davalının maddi zarara uğradığına ilişkin delil sunulmadığından, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 1.062.15 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 330,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600.00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır