İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/104 E. 2025/752 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/104
- Karar No
- 2025/752
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/104 Esas KARAR NO : 2025/752 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ..... DAVALI : ... - ... ..... VEKİLLERİ : Av. ... - ..... Av. ... -..... DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10.11.2025 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendilerinin müştekisi olduğu ..... Esas sayılı dosyasında verilen 13.02.2022 tarihli kararında davalının tefecilik suçundan ceza aldığını ve istinafta olduğunu, davalının elinde bulunan ve ödenen senetlerinin iade edilmediğini, ..... Esas sayılı dosyada başlatılan icra takip dosyası nedeniyle davacı ...'nın maaşının 1/4 oranında kesildiğini, icra takibine konu senedi daha önce ödediklerini, bu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürüp davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile ...'dan kesilen paraların ve ödendiği halde iade edilmeyen senetlerin istirdatını ve icra takip iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalının cevap vermediği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, bedelsizlik nedenine dayalı Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), istirdat ve çekin iptali talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi uyarınca Hakim, Türk hukukunu re'sen uygular. 06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Açıklanan madde hükmü gereğince, davacı vekili her ne kadar maddi vakıayı anlatıp, davayı zayi nedeniyle çek iptali olarak nitelemiş ise de; davanın mahkememizce "hasımlı olarak açılan, bedelsizlik iddiasına dayalı, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, istirdat ve bedelsiz kalan çekin iptali" isteği olarak nitelendirmek gerekmiştir. 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' Yukarıda belirtilen mevzuat ve dava dilekçesi incelendiğinde, menfi tespit talepli açılan eldeki dava için de aranan zorunlu dava şartı olan arabuluculuk usulüne davacının başvurmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Arabuluculuk yoluna gidilmediğinden dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/1 maddeleri gereğince davanın usulden reddine 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı asillerin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı